İSİG Meclisi: Taşeron sistemi öldürür!



İstanbul İSİG Meclisi bileşenleri, Söğütlüçeşme Tren İstasyonu’nda sefere hazırlanan yüksek hızlı trenin ön camını metal saplı uzun fırçayla temizlerken yüksek gerilime kapılarak ağır yaralanan taşeron işçi için Söğütlüçeşme Marmaray durağı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi


İstanbul Söğütlüçeşme Tren İstasyonu’nda sefere hazırlanan yüksek hızlı trenin ön camını metal saplı fırçayla temizlerken yüksek gerilime kapılan taşeron temizlik işçisi ağır yaralanarak hastanede tedavi altına alınmıştı.

“Bunun nedeni güvencesiz çalışmadır” diye belirten İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi bugün saat 19:00’da “kazanın” yaşandığı Söğütlüçeşme Marmaray durağı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. İSİG bileşenleri, sendikalar, kitle örgütleri ve demokratik kurum ve kuruluşların katıldığı kitlesel basın açıklamasında “Direniş ve Dayanışma yaşatır! Çalışırken ölmek istemiyoruz!” pankartı açıldı.

Basın açıklamasında Enerji Sen’den Ozan Erbaş, İSİG Meclisi temsilcisi Serpil Ünal, Birleşik Taşımacılık Sendikası Genel Başkanı Murat Oral yaptıkları kısa konuşmalarda güvencesiz-taşeron çalışma sisteminin iş cinayetlerinin esas nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. Kuralsız güvencesiz çalışmaya, maliyet hesaplarıyla basit önlemlerin bile alınmadığı denetimsizliğe karşıörgütlü mücadele çağrısı yapıldı.

Eylemde İSİG Meclisi adına basın açıklamasını İnşaat-İş Örgütlenme Sorumlusu Deniz Gider okudu.

Gider, 24 Ocak kararlarının ancak 12 Eylül darbesiyle uygulanabildiğini ve işçi sınıfının güvencesiz çalıştırılmaya mahkum edildiğinin altını çizerek, AKP’nin 21 yılında 32 bin işçinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

“Taşeron ölüm demektir”

TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin kendi personelleri tarafından verilen ve içerisinde kurumun asli hizmetlerinin de yer aldığı işlerin uzunca bir süredir hizmet alımı yöntemiyle yapıldığını ifade eden Gider, elektrik akımına kapılarak ağır yaralanan işçinin, taşeron olarak çalıştırıldığını, bu durumun taşeron çalıştırmanın bir sonucu olduğunu söyledi.

Gider konuşmasının devamında şunları ifade etti:

Trenlerin temizliğinin elektrik olmayan tamir-bakım hatlarında ve otomatik yıkama ünitelerinde yapılması gerekir…

İşte bu noktada soruyoruz:

Katener hattı altındaki bu hatta temizlik yapılmasına, mevzuata ve iş güvenliği kurallarına uygun olmadığı halde kimler tarafından ve ne şekilde karar verilmiştir?

Trene yolcu iniş-binişinin yapıldığı peronda, peronun yüksekliği dikkate alınmadan, enerjisi kesilmemiş bir hatta uzun saplı fırça ile su kullanılarak kabin ön camının temizlenmesinin böyle bir olaya sebebiyet vereceği açıktır. Buna neden izin verilmiştir?

İş cinayetlerine karşı mücadelemiz sürecek

Yine iki gün önce İstanbul Küçükyalı E-5’te yol bakım ve onarım işi yapan belediye işçilerine, çalıştıkları şeridin tamamının iş makineleriyle kapatılmaması sonucu otomobil çarpmış ve 4 arkadaşımızı kaybetmiştik. Yalova’da 140 tersane işçisi yedikleri yemek sonucu rahatsızlanarak hastanelik olmuştu. Aksaray’da bir bims işçisi kum karma makinesi içine düşerek ezildi. Gebze’de bir moto kurye arkadaşımızı tırla çarpışması sonucu kaybettik. Yani işçiler ülkemizin dört bir yanında sağlık ve güvenlik önlemleri alınmadan, güvencesiz bir şekilde çalıştırılıyor. Bunu sonucu olarak da ölüyor, yaralanıyor ve hastalanıyoruz.

Çözüm örgütlü mücadele

İşçi sağlığı ve iş güvenliğini sağlamanın en temel yolu işçilerin örgütlülüğü, denetimidir. Ancak yasal olarak işçilerin örgütlenmesinin önünde engeller olmadığı belirtilse de fiiliyatta hakkını arayan, sendikaya üye olan, iş güvenliğinin olmamasına tepki gösteren işçiler işten atılıyor. Grevler yasaklanıyor ya da patronlar grev kırıcılığa başvuruyor. Sendikalı işçiler çeşitli bahanelerle işten atılmaya çalışılıyor. İşçilerin örgütlenme özgürlüğünü engellerseniz ölüm, yaralanma ve hastalıklara karşı da savunmasız bırakırsınız. Çünkü işçiler örgütlenmeleri vasıtasıyla işyerlerindeki üretim sürecine müdahale edebilir, bu durum işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması sonucunu doğurur.

Bizler, Tuzla tersanelerinde, kot taşlama atölyelerinde, iş cinayetleri adalet davalarında, Soma madenlerinde, 3. Havalimanı’nda, Finans Merkezi’nde, BEDAŞ’ta, İSPER’de, Migros Depo’da, hastanelerde, okullarda, Sütaş’ta, Metal Fırtına’da, Yemek Sepeti’nde, Sinbo’da, Aliağa’da, belediyelerde, tekstil fabrikalarında ve adını sayamadığımız yüzlerce alanda işçi sağlığı ve güvenliğini sağlamak için birçok direniş örgütledik, örgütlüyoruz ve örgütlemeye devam edeceğiz…