İşbirlikçi Öz İplik-İş’ten istifa edip Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası’na (BİRTEK-SEN) geçtikleri için baskıya-mobbinge maruz kalan, son olarak bir arkadaşlarının işten çıkarılması üzerine üretimi durduran Özak Tekstil işçileri 17 gündür sayısız saldırıya karşı birliklerini de koruyarak direniyor. İşçiler direnişin 17. Günü olan bugün de jandarma saldırısına uğradı. Dahası jandarma barikatı bugün OSB’nin girişine kuruldu. İşçiler gözaltına tutulan sendika ve işçi temsilcilerinin serbest bırakılmasını istediler. “Dağılın” anonsu yapan jandarma kısa süre sonra işçilere TOMA’lar ve coplarla saldırdı. Saldırı sırasında EMEP milletvekilleri Sevda Karaca ve İskender Bayhan yerlerde sürüklenip ablukaya, BİRTEK-SEN Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp ile 19 işçi de gözaltına alındı.
Özak Tekstil işçileri önceki gün de jandarma saldırısına uğradı. Direnişin 15. gününde TOMA’lar ve coplarla gerçekleşen saldırıda 106 işçi işkenceyle gözaltına alınmıştı. Saldırıyı protesto etmek için Rabia Meydanı’nda yapılan açıklamaya da polis saldırarak BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ve üç sendika yöneticisiyle dört işçi temsilcisi gözaltına almıştı. Gözaltına alınan işçiler ve sendika temsilcileri için dün uzatma kararı alınmıştı.
İşçiler sendika ve işçi temsilcilerinin gözaltına tutulduğu saatlerde toplanarak direnişe devam kararı almış, onların boşluğunu hissettirmeyeceklerini, yerlerini dolduracaklarını belirtmişlerdi.
Özak Tekstil direnişi bir sömürü üssü haline getirilen ve böyle devam etmesi için ellerinden gelenin yapıldığı Kürdistan illeri, özelde de Urfa’da işbirlikçi sendikalar üzerinden kurulan düzenin devamı için her şeyin yapılacağının özetidir. Patronlar-devlet-işbirlikçi sendikalar ve hatta müftülüklerin bile işin içinde olduğu kolektif bir sınıf düşmanlığı var karşımızda. Direnişin sahiplenilmesi, sesinin her yere taşınması bu nedenlerle bile önemli bir yerde duruyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!