Talim ve Terbiye Kurulu, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ni Onayladı!



Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihad Demirli, “kindar ve dindar bir nesil yetiştirmeye” odaklanmış, sermayenin ara eleman ihtiyacına uygun bir teknik donanım dışında bilimsel olan hemen her şeyi ayıklayan, cihat kavramını rahatça kullanıp eğitimi alabildiğine dinselleştiren ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin onaylandığını duyurdu


Eğitim paydaşlarının onay ve katkısını almaksızın hazırlanan ve adını AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” kavramlaştırmasından alan tartışmalı “Maarif Modeli” Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve Terbiye Kurulu’nun (TTK) onayından geçti. Model Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in onayından sonra online olarak kamuoyuna açılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihad Demirli, “Yeni müfredat taslağı hakkında iletilen tüm görüş-öneriler, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımızca özenle değerlendirildi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin askı sürecinde eğitim paydaşlarından gelen 67 bin 284 görüş ve öneri tek tek tasnif edildi” diyerek duyurdu onaylandığını.

Demirli AA’ya yaptığı açıklamada askı sürecinin tamamlanmasıyla bildirilen görüş ve önerilerin nasıl değerlendirildiği konusunda şunları söyledi:

Yeni müfredat taslağı hakkında iletilen tüm görüş-öneriler, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımızca özenle değerlendirildi. Görüş ve öneriler, askı sürecinde her gün Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı komisyonları ile ilgili genel müdürlüklerle paylaşıldı. Eğitim paydaşlarından gelen 67 bin 284 görüş ve öneri tek tek tasnif edildi. Bu çerçevede öğretim programlarında bazı genel tashihler yapıldı. Görüş ve öneriler, şeffaflık, bilimsellik ve katılımcılık ilkelerinin gereği olarak değerlendirilerek öğretim programlarına yansıtıldı. Yeni müfredata ilişkin 26 dersin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programları, 16-22 Mayıs’ta Kurul gündemine alınarak görüşüldü. Tekrar görüşülen yeni müfredat, Talim ve Terbiye Kurulu onayından geçti.”

İktidarın eleştiriler karşısındaki tahammülsüzlüğü Bakan Tekin’in Halk TV muhabirine davranışıyla da dile geldi!

Oysa pek çok kesim tarafından esasta karşı çıkışlar vardı. Bu karşı çıkışlarda eğitimin daha fazla niteliksizleştirmesi, evrim teorisi de dahil bilimsel olan pek çok konunun ayıklanması, “cihat” gibi bir kavramın meşrulaştırılması kadar, dinselleştirilmesinin hedeflendiği; sermaye için ara eleman ihtiyacına uygun bir donanımla sınırlı kalıp esas olarak “dindar ve kindar nesil yetiştirmeye” odaklandığı belirtilmişti.

Şeffaf ve katılımcı” bir şekilde hazırlandığı iddia esilen müfredat konusundaki iktidar tahammülsüzlüğüyse İstanbul Yedikule’de bir etkinliğe katılan MEB Bakanı Yusuf Tekin’e müfredatın TTK’nda onaylanmasıyla ilgili soru sormak isteyen Halk TV muhabirinin mikrofonunu eliyle uzaklaştırmayla dile geldi.

Onaylanan taslağın ruhu!

Gelecek eğitim öğretim döneminden itibaren okul öncesi, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5’inci ve lise 9’uncu sınıftan başlamak üzere kademeli şekilde uygulanacak yeni müfredat konusunda Eğitim Sen ve uzman eğitimciler şu kaygı ve eleştirileri dile getirmişti:

*Müfredatta “Yüzde 35 oranında seyreltme ve sadeleştirme” yapılacağı açıklanmıştı. Ancak müfredat taslağı tüm sadeleştirmelerin fen, matematik, Türkçe, felsefe, sanat tarihi derslerinde yapılması nedeniyle eleştirildi.

*Müfredat taslağına göre; din dersleri artırılıyor.

*Sadece din derslerinin sayısı artırılmıyor, ‘Değerler eğitimi’ adı altında dini söylemler diğer bütün derslere yayılıyor.

*Türkçe dersinde anlatım bozukluğu başlığı çıkarıldı

*Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’nda 6. Sınıf 3. Ünite olan Canlılarda Sistemler ünitesine “Aile Bütünlüğü ve Mahremiyet değerleri” eklendi.

*9. Sınıf Fizik dersinde, Arşimet İlkesi anlatılırken ‘Türkiye’nin geliştirdiği gemi, denizaltı gibi deniz araçları üzerinden kaldırma kuvvetinin uygulamaları hakkında bilgilendirici bir metin’ verileceğinden bahsediliyor.

*11. Sınıf Felsefe dersinin Teknoloji ve Hayat başlıklı 2. Ünitesinde öğrencilere teknoloji kaynaklı güvenlik sorunları hakkında tartışma yaptırılacağından bahsediliyor. Ve tartışmada güvenlik sorunlarının millî birlik ve beraberlikteki önemine, ülkenin bağımsızlığını korumadaki değerine vurgu yapılacağı ekleniyor.

*12. sınıf matematiğinden integral çıkarılıyor

*Evrim Teorisi de öğrencilere okutulmuyor. 

MEB’in gerekçelendirmelerinin kendisi çok şey anlatıyor!

Esastan getirilen eleştiriler bir yana MEB’in programı savunurken getirdiği argümanların kendisi iktidarın bu değişiklikte neleri hedeflediğini yeterince anlatıyor:

*Bireyin bilişsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ahlaki olarak bütüncül gelişim alanlarını ön plana çıkarmak,

*Mevcut öğretim programlarının bilgi odağının okul ve gerçek yaşam arasında kopukluğa neden olması,

*Sosyal, duygusal öğrenme becerilerinin mevcut öğretim programlarında somut bir şekilde yer almaması,

*Mevcut öğretim programlarında “değerlerimizin sadece ismen var” olmaması, uygulamada geri planda kalarak somut bir şekilde öğrenci tutum ve davranışlarına yansımasına yönelik uygulamalara yer verilmemesi,

*Bilgi yüklü öğretim programlarında insan eğilimlerinin göz ardı edilmesi,

*Mevcut öğretim programlarında disiplinlerarası yerine disiplin odaklı bir öğrenme süreci olması,

*Öğrencinin öğrenme sürecinin merkezinde ve aktif bir şekilde yer almasını uygulamaya dönüştürecek öğretim yöntem ve stratejilerinin yanlış ve yetersiz olması,

*Ek öğrenme ihtiyacı olan öğrencilerin bu ihtiyacının göz ardı edilmesi,

*Sürdürülebilirlik, bilim, teknoloji ve çevre konularına uygulamaya dönük olarak yeterince yer verilmemesi,

*Okulların bağlamsal ve çevresel özelliklerini göz önünde bulundurmaya imkân veren bir uygulama yer almaması,

*Öğretmenlerin hem kendilerinin hem de programların işleyen ya da iyileştirilmesi gereken yönlerini sürekli değerlendirmelerine fırsat verilmemesi.