Perşembe, 22 Ekim 2026

10 Ekim Katliam’ında Ölümsüzleşen İnşaat-İş Kurucularından Tekin Aslan’ın Mezarı Başındaydık



10 Ekim Katliamı’nın 9’uncu yılında İnşaat-İş’in çağrısıyla kurucularından Tekin Aslan’ın mezarı başında yapılan anmada onlarda cisimleşen değerlerin mücadele içinde üretileceği vurgulandı. Tuzla’daki anmanın ardından Tayfun Benol’un Başıbüyük’teki mezarına geçildi


Kürt kentlerinin yerle bir edildiği bir dönemde gerçekleştirilen ‘Barış Mitingi’ne yönelik olarak yol verilen IŞİD çeteleri tarafından gerçekleştirilen saldırıyla katledilen İnşaat-İş kurucularından Tekin Aslan ve Erol Ekici, Tekin Aslan’ın Tuzla/Aydınlı’daki mezarı başında anıldı. Tuzla’daki anmanın ardından Tayfun Benol’un Maltepe Başıbüyük’teki mezarına geçildi.

Mezarın başında ölümsüzleşen altı İnşaat-iş kurucusunun çizimlerinin olduğu “Bitmedi daha sürüyor o kavga…” yazılı pankartın asıldığı anmaya İnşaat-İş dışında Alınteri ve KÖZ de katılarak birer konuşma yaptı.

Anma, Tekin Aslan ve Erol Ekici şahsında 10 Ekim’de, devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.

İnşaat-İş adına konuşan Yunus Özgür, Tekin Aslan’ın uzun mücadele deneyimini İnşaat-İş’e taşıdığını, devrimciliği yaşam tarzı haline getirdiğini belirttiği konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Arkadaşlarımız tek başına sendikayla, İnşaat-İş Sendikası’nın kurucusu olmalarıyla var olmadılar. Onlar, sendikanın da ötesinde devrimci-komünist bireylerdi. Arkadaşlarımız bu sendikadan önce de vardı, mücadele ediyorlardı. Tekin abimiz, Erol arkadaşımız geçmişte kendi hareketleriyle çok ciddi sorunlar yaşadılar, ama bir kenara çekilip ‘bizden bu kadar’ demediler. Devrimciliği bir gömlek gibi çıkarıp atmadılar, ‘buraya kadar’ demediler. O nedenle onlar sendikal kimliklerinin ötesinde devrimci ve komünist insanlardı.

Sendika olarak bizim için çok büyük bir kayıptı, sendikanın varlık yokluk sorunuydu. Arkadaşlarımızı kaybettiğimizde ‘bu sendikayı devam ettirebilir miyiz, edemez miyiz’ diye düşündük.  Bugüne kadar getirdik. 6 arkadaşlarımız da bize bir kültür bıraktılar. Bu kültür sendikalist bir kültür değildi. Direnişlerdeki militanlık, patrona-devlete karşı duruş… Arkadaşlarımızın yarattığı bir gelenekti. Biz onu devam ettirdik, ettirmeye çalışıyoruz”.

KÖZ adına yapılan kısa koşuşmada, “Saldırılara topyekûn bir karşı koyuşu gösteremediğimiz bir örnek. Ama bugün o mücadele devam ediyor. Tekin Aslan’ların fiziken aramızdan ayrılışlarının ardından da devam ediyor. Devrimciler ölür devrimler sürer, bu mücadeleyi her zaman yaşatacağız” denildi.

Ardından Alınteri adına bir konuşma yapılarak anma devam etti.

Yapılan konuşmada Tekin Aslan’ın devrimciliği içselleştirmiş, yaşam tarzına dönüştürmüş insanlardan biri olduğu kaydedildi. İstediği gibi yaşayıp istediği gibi bu hayattan fiziki olarak ayrılan devrimcilerden olduğu vurgulanan konuşmanın devamında şunlar söylendi:

Önceki devrimci yaşamlarındaki deneyim ve birikimlerini İnşaat-İş’e aktararak işçi sınıfı nezdinde yol açısı bir mevzi yarattılar. Bu mevzi onların attığı temelin sağlamlığı oranında yoluna devam ediyor, edeceği güveni de yayıyor.

Onlar Türkiye işçi ve emekçilerinin belki de tarihlerinde ilk defa Kürt halkının acılarına, yaşatılan zulme karşı kitlesel bir tepki koymak için Ankara’ya gittiler. Mitingin adı ‘Barış’tı. Barışın sınıf mücadelesiyle geleceğini bilerek, ama halkların kardeşleşmesinin de onca acı yaşanırken sessiz kalınmamasından geçtiğini bilerek gittiler. Türkiye tarihinde özel, anlamlı bir yeri olan Kürt ve Türk halklarının birleşik mücadelesinin cisimleştiği bir alanda ve asıl buna dönük bir saldırıyla katledildiler. Onlar yaşıyor. Evet devrimciler ölür devrimler sürer. Mücadelede yeni Erollar Tekin Abiler, Mavişler, İsmail Abiler filizleniyor, filizlenecek. Mücadele devam ediyor”.

Anmanın ardından Tayfun Benol’un Başıbüyük’teki mezarının başına geçildi.