Tuğçe Ceylan
“Jin, Jiyan, Azadi”, Kürt kadın hareketinin ve dünya genelinde kadın özgürlük mücadelesinin temel yaşam parolasıdır. Bu slogan, özgürlüğün, isyanın ve çığlığın simgesidir; milyonlarca kadının yaşam felsefesini yansıtır. “Jin” kadın, “jiyan” yaşam, “azadi” özgürlük anlamına gelir. Bu üç kelime bir araya geldiğinde, kadının, çocuğun, hayvanın ve LGBTİ+’lerin özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu vurgular.
Son yıllarda dünyanın dört bir yanında yankılanan “jin, jiyan, azadi” sloganı, Kürtçede “kadın, yaşam, özgürlük” anlamına gelmektedir. Bu slogan, tüm dünya dillerinde kullanılmakta, İngilizce’de “women, life, freedom”, Farsça’da ise “zan, zendegi, azadi” olarak ifade edilmektedir. Pek çok dünya dilinde kadınların ortak sesi ve enternasyonal çığlığı haline gelmiştir, bu slogan enternasyonal dayanışmayı simgelemektedir, “jin, Jiyan, Azadi” sloganı kadınların ortak öfkesini, isyanını birleştiriyor.
“Jin jiyan azadi”, son yıllarda direniş ve dayanışma sembolü haline gelmiştir. Bu sembol, özellikle 2022 yılında İran’da Mahsa Amini’nin ahlak polisi tarafından katledilmesiyle patlak veren eylemlerle daha da belirginleşmiştir. Mahsa’nın katledilmesinin ardından, İran sokaklarından tüm dünyaya yayılan bu slogan, sadece bir çağrı değil, yaşamlarından ve özgürlüklerinden vazgeçmeyen kadınların ortak buluşma alanıdır. Tüm kadınlar için bir direniş bayrağıdır; yalnızca bir eylemde değil her yerde ve her zaman yankılanan bir özgürlük çığlığıdır. Mahsa’nın anısına atılan bu slogan Şili’den, Polonya’ya, Sudan’a, İran’a, Türkiye’ye ve Kürdistan’a dünyada direnen tüm kadınların sadece yaşamak değil özgürce var olmak istediklerinin ifadesidir.
“Jin Jiyan Azadi” aynı zamanda hayvan cinayetleri için “ajel jiyan azadi”, çocuk cinayetleri için ise “zarok jiyan azadi” şeklinde kullanılmaktadır. Bu slogan, yaşamını özgürlükle savunan kadınları, çocukları, hayvanları ve LGBTİ+ları kapsamakta ve tüm ezilenlerin yaşam hakkını savunan bir duruşu, mücadeleyi ifade eden bir direniş sözüdür, her bir kesimin yaşam hakkı bu sloganın bileşenidir.
İstanbul Sözleşmesi’nden de “Jin Jiyan Azadi den de vazgeçmeyeceğiz! Bu slogan, sadece bir direniş ifadesi değil kadınların, çocukların, hayvanların ve tüm ezilenlerin özgürlüğünü savunan bir yaşam parolasıdır. Bu yalnızca bir haykırış değil, özgürlük, eşitlik, barış ve adalet arayan tüm ezilenlerin ortak mücadele sözüdür.
“Jin, Jiyan, Azadi” sloganı 5 Ekim günü bir erkek tarafından katledilen Ayşenur ve İkbal’in ardından sokaklara dökülen kadınlarca yankılandı, bu sloganı atan kadınlar terörize edilerek ırkçı, gerici faşistler tarafından hedef gösterildi, Ankara Barosu seçimlerinde de “Jin, Jiyan, Azadi” diyen kadın avukatlar Şule Çet’in katillerinin avukatı tarafından hedef gösterildi, bu aynı zamanda faşist çeteler tarafından kadınların sesini susturma girişimidir.
Kadın özgürlük mücadelemizden, “Jin, Jiyan, Azadi” sloganından vazgeçmeyeceğiz! Katledilen tüm kadınlar, çocuklar, LGBTİ+lar isyanımızdır.
Bu mücadele yalnızca bir slogan değil özgürlüğün, eşitliğin, barışın, adaletin bir yaşam manifestosudur!
Ezilen her işçi emekçi, kadın, çocuk, LGBTİ+, hayvan ve yeryüzü bu mücadelenin bir parçasıdır!
Özgürlük, barış, eşitlik, insanca ve onurlu bir yaşam talebimizden vazgeçemeyeceğiz!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!