Pazar, 28 Haziran 2026

Baro Seçimleri Üzerine



Faşizme ve kapitalist sömürüye karşı birikmekte olan toplumsal öfkenin baroların genel kurullarına sınırlı ölçüde de olsa yansıdığını, devrimci militan karşı duruşun belli bir kesimde sempati uyandırmaya başladığını kulislerde ve sohbetlerde gözlemlemek mümkündü


Av. Kazım Bayraktar

2024 Ekimi avukatların baro seçimleri ayıydı. 37 ilde baro seçimleri yapıldı. Bunların içinde Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Gaziantep, Diyarbakır gibi önde gelen illerin baro seçim sonuçları genel değerlendirme yapmak için yeterli veri oluşturuyor.

Türkiye çapında baro seçimlerine katılan grupların siyasi söylemlerine (CHP eğilimini de dahil ederek) bakarsak, MHP’li ya da AKP’li avukatlar listesinin kazandığı Adana ve bazı taşra baroları dışındaki illerde büyük çoğunlukla solun kazandığını söyleyebiliriz. Bu sol CHP ve sol liberallerden ÇHD’li ve ÖHD’li avukatlara kadar çok geniş bir yelpazeyi oluşturuyor. CHP, ayrı liste olarak girdiği İstanbul ve İzmir seçimlerinde kaybederken Ankara’da kazandı.

Bugüne kadar seçimlerde “Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu” adını kullanarak seçim kazanan, 22 yıldır İstanbul Barosu’nu yöneten CHP eğiliminin kaybetmesinin nedenlerinden başta geleni, baskı ve zulmü gittikçe derinleşen faşizm koşullarına rağmen Baro’yu son elli yıllık tarihinde görülmemiş derecede etkisiz ve pasif bir yapıya dönüştürmesidir.

Özellikle ’70’li ve ’90’lı yılların faşist iktidarlarına karşı güçlü bir demokratik muhalefet odağı olarak hafızalarımızda yer eden İstanbul Barosu’nun başta avukatlar olmak üzere milletvekillerine, gazetecilere, Kürt halkının siyasi temsilcilerine, seçim kazanmış belediye yöneticileriHne yönelik tutuklama dalgaları; belli toplumsal davalar, iş cinayetleri, kadın cinayetleri, doğa yıkımı, iktidar-sermaye çetelerinin devletin ve ülkenin kaynaklarını yağmalaması, kentsel dönüşüm gibi saldırılar karşısında birkaç basın açıklaması dışında dişe dokunur hiçbir eylem ve faaliyetine tanık olmadık. Sadece siyasi değil, işçi avukatların hakları, adliyelerde yaşanan sorunlar, karakol ve cezaevlerinde avukatlara yönelik uygulamalar gibi mesleki sorunlarda da İstanbul Barosu’nun sesinin duymadık Sürekli CHP eğiliminin yönettiği Ankara Barosu’nun bile gerisine düştüğü söylenebilir. ÇHD’li ve ÖHD’li avukatların da içinde yer aldığı “Değişim İçin Avukatlar” grubunun seçimi kazanması CHP eğiliminin bu pasifizmine karşı bir tepki olarak da değerlendirilebilir. Ancak bu tepkinin oya dönüşmeside ÇHD ve ÖHD’li avukatların hayatın her alanında faşizme karşı devrimci-demokratik direniş ve mücadelelerinin önemli bir payı olduğunu da not etmek gerekir.

İstanbul Barosu seçimini kazanan “Değişim İçin Avukatlar” grubunun programında yer alan “Mesleki sorunların öncelikle doğru tespitinin yapılması”, “Ortak akılla inşa edilecek kollektif ve katılımcı baro”, “adliyede, karakolda, sokakta, hayatın her alanında inisiyatif alan ve yaşayan bir yapı” vb. sorunların yanında “Hiçbir meslektaşın eyleme dökülmeyen söylemlere tahammülünün kalmadığı”tespiti, içinde bulunduğumuz siyasal-toplumsal sürecin başta gelen sorununu ifade ediyordu.

Ankara Barosu seçimlerini yine CHP siyasetinin takipçisi olan “Demokratik Sol” grup kazandı. ’70’li yıllardan bu yana -istisnalar dışında- değişmeyen bu durumun arka planında CHP’nin Ankara Barosu ve TBB üzerinde şu veya bu biçimde sürekli olarak kurduğu bir vesayetin etkisi vardır. TBB başkanlarının geçmişten bugüne genellikle Ankara Barosu Başkanlığı’ndan geçmiş olmaları, birçoğunun daha sonra milletvekili olmaları bir tesadüf değil. Ankara Barosu’na başkan olan bir ya da iki dönem sonra TBB Başkanı olur. Metin Feyzioğlu da CHP kulislerinden aday olarak çıkmış, önce Ankara Barosu Başkanı daha sonra da TBB Başkanı olmuş, başta kendisini seçenlere ihanet ederek AKP-MHP iktidarının güdümüne girmişti.

Ankara’da temelini Halit Çelenk, İbrahim Açan, Niyazi Ağırnaslı gibi isimlerin attığı Çağdaş Avukatlar Grubu 1974 yılında ÇHD adı altında örgütlendi ve bugüne kadar Ankara Barosu’nda faklı bir damar olarak varlığını sürdürdü. Kürt yurtsever avukatların kurduğu ÖHD ile ittifak yaparak ÖÇAV Grubu adı altında seçimlere girdi. Her seçimde aldığı oyların genel olarak düşük olması hiçbir zaman onları yıldırmadı. ÖÇAV’lı avukatlar hayatın her alanında verdikleri mücadelenin bayrağını seçim genel kurullarında dalgalandırmaktan vazgeçmediler. Son seçimde Genel Kurulun açılışına “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Jin Jiyan Azadi!” sloganlarıyla girdiler. 15-20 kişilik faşist grubun özellikle Kürtçe sloganlara tepki olarak saldırısına anladıkları dilden yanıt vererek onları bozguna uğrattılar. Saldırıya rağmen kürsüye çıkıp Öcalan’a uygulanan tecridi gündeme getirmekten “Jin Jiyan Azadi” demekten geri durmadılar. ÖÇAV’lı avukatların özellikle son yıllarda öne çıkan faşizme karşı mücadele pratiği ve Genel Kurul salonunda sergiledikleri duruşun- Ankara’da seçim sandığına yansımasa da- belli bir sempati uyandırdığını gözlemlemek mümkündü.

Başta Diyarbakır olmak üzere Kürt halkının yoğun olduğu illerde yapılan seçimlerin çoğunu ÖHD’li avukatlar kazandılar.

Faşistler Ankara’dakine benzer bir saldırıyı İzmir seçiminde de denemek istediler. Genel Kurulda söz alan İzmir ÇHD Şube Başkanı faşizmi teşhir eden konuşmasını “Herkesi ‘Jin Jiyan Azadi’ demeye çağırıyoruz” diyerek tamamladığında saldırıya geçen faşistler kararlı bir duruşla karşılaşınca geri çekildiler. Seçimi yine Çağdaş Avukatlar Grubu kazandı.

Başta İstanbul Barosu olmak üzere 2024 baro seçimleri TBB’nin de kazanılması için önemli bir yol açtı.

Faşizme ve kapitalist sömürüye karşı birikmekte olan toplumsal öfkenin baroların genel kurullarına sınırlı ölçüde de olsa yansıdığını, devrimci militan karşı duruşun belli bir kesimde sempati uyandırmaya başladığını kulislerde ve sohbetlerde gözlemlemek mümkündü.

Bu sempatinin örgütlenmesi ÇHD ve ÖHD’nin öncelikli sorunu ve zayıf yanı olmaya devam ediyor. Örgütlenmenin ekonomik ve siyasal zeminini, avukatlık mesleği belli bir kesimin elinde şirketleşerek sermaye birikim aracına dönüşürken sayıları giderek artan, genel avukat kitlesi içinde oranı yüzde 70’e ulaşan işçi avukatlar oluşturuyor.