Buca Belediyesi’ne bağlı İmar A.Ş. işçilerinin örgütlü olduğu Genel-İş İzmir 5 Nolu Şube ile CHP’li belediyeleri temsil eden SODEM-SEN arasındaki toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamayınca 12 Kasım’da grev başlamıştı. Grevin 3’üncü gününe girerken sendika şubesiyle belediye yönetimi işçilerin iradesini hiçe sayarak sefalet sözleşmesinin altına imzayı basmıştı. Bu satış sözleşmesi işçilerin tepkilerini çekerken, altı işyeri temsilcisi de sözleşmenin imzalandığından kendilerinin bile haberini olmadığını belirtmiş ve bu tutumu topluca istifa ederek protesto etmişti.
Genel-İş Genel Merkezi’nin işyeri temsilcilerinin istifa tutumundan İşyeri Baş Temsilcisi Ayça Pektaş’ı görevden aldığı öğrenildi.
Kartal Belediyesi işçilerinin fiili grevini desteklediği için…
Ayça Pektaş’ın DİSK Genel İş Genel Merkezi tarafından görevden alınma sebebi ise DİSK Genel İş’in kendilerinden habersiz toplu sözleşme imzalamasına tepki göstererek, greve devam eden Kartal Belediyesi işçilerine destek vermek.
Pektaş, Kartal Belediyesi işçilerine destek için attığı “Buca Belediyesi İşyeri Baş Temsilcisi olarak Kartal direnişini selamlıyorum ve İzmir’deki tüm şubeleri, sefalet ücretlerine karşı verilen bu haklı mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz. Şube temsilcileri ve işçileri yok saymak, emek mücadelesine ihanettir. İşçilerin hakları için dayanışma ve kararlı bir duruş sergilemek hepimizin sorumluluğudur” mesaj sendika genel merkezinin onu görevden almasının gerekçesi oldu.
“Kayda alındığı” söylenmiş
Artı Gerçek’e konuşan Ayça Pektaş şunları söyledi:
“Sendika genel merkezinin Kartal Belediyesi işçilerinin iradesini yok sayarak toplu iş sözleşmesinin imzalandığını biz de şantiyede öğrendik. Bu duruma çok ciddi bir tepki gösterdik. Bu durum bizi de endişeye sokmuştu çünkü o sırada grev öncesi aşamadaydık. Neler yapabileceğimizi düşünürken Karabağlar ve Konak’taki temsilcilerle ortaklaşıp TİS Daire Başkanı Faruk Saral’a mesaj attık. Biz de toplu sözleşmenin imzalandığı gün aynı gerçeklikle yüzleştik. Mesajda ne DİSK’in tarihine ne de Faruk başkanın kendisine bir hakaret yoktu. Bunun Genel Merkez tarafından kayda alındığı ve gerekenin yapılacağı 10 gün önce söylenmişti. Ben de mesajın içeriğinde hakaret olmamasına dayanarak ‘istediğinizi yapabilirsiniz’ dedim. Hakaretvari bir kelime yoktu sadece durumun kendisini tartışıyoruz ve tepkimizi veriyoruz. Belediyeden birkaç arkadaş yazının geldiğini söylediler ancak yazı henüz tebliğ edilmedi.“
‘İşçin iradesiyle seçilmiş temsilcinin görevden alınması kabul edilemez’
Kayyım atamalarını hatırlatan Pektaş, “Tabii ki işçi iradesiyle seçilmiş bir temsilcinin görevden alınmasını asla doğru bulmuyorum, asla kabul etmiyorum. Çünkü biz DİSK olarak alanlarda İstanbul’da kayyım atanan bir belediye başkanına destek açıklaması yaptık. Halkın iradesine ipotek koyan bir hükümete karşı açıklama yaparken burada kendi içimizde işçinin iradesiyle seçilmiş bir temsilcinin görevden alınması kesinlikle kabul edilemez. Bizim için doğru bir uygulama değil” diye konuştu.
‘Biz uykudayken TİS imzalandığını öğrendik’
Kartal Belediyesi’nde grev sürecinde yaşananlarının Buca Belediyesi’nde de yaşandığına dikkat çeken Pektaş, yaşananları şöyle özetledi:
“Grev sürecinde taslakta çok ciddi düşüşler yaşandı. Bu duruma biz temsilciler olarak tepki gösterdik fakat sözleşme masasının böyle olduğu, böyle ilerlediği bizim daha önce toplu sözleşme tecrübemiz olmadığı için bu durumları bilmediğimiz söylendi. Biz de taslakta hazırladığımız rakamların pazardaki, marketteki gerçeği yansıttığını kaydettik ve defaten uyardık. Greve coşkulu bir şekilde gidiyordu, işçi için bayram havası vardı. Biz bu motivasyonla hareket ediyorduk. Maalesef bir gece gelen telefonla uykudan uyandık ve sözleşmenin imzalandığını öğrendik.”
‘Konak, Karabağlar ve Gaziemir’deki arkadaşlarımızla ortak karar alacağız’
Kendilerinden habersiz toplu sözleşme imzalanmasını kabul etmediklerini dile getiren Pektaş, şu değerlendirmede bulundu:
“Bundan sonra yolumuza daha direngen bir mücadeleyle devam edeceğimizi söyleyen bir deklarasyon yayımladık. Karabağlar’da TİS şu an ikinci 60 günlük sürecinde. Konak ve Gaziemir de ocak ayında toplu sözleşme masasına oturacak. Biz bu dört belediye olarak DİSK Genel İş 5 Nolu Şube’ye bağlıyız. Dolayısıyla bu şubeye bağlı olan bütün belediyeler şu an tedirgin, aynı durumları biz de yaşayacak mıyız diye. Aslında bizim programımızda istifa etmek yoktu. Ancak benim görevden alınmam söz konusu olduğu için diğer arkadaşlarımız da devam etmeyeceklerini dile getirdiler. Ben, ‘mücadeleye devam etmek zorundasınız’ diye telkinlerde bulundum ama arkadaşlarımız kabul etmedi. Biz de hep birlikte işçi arkadaşlarımıza bu durumu bildirdik. Şu an farklı fikirler var. Birkaç gün sonra kendi arkadaşlarımızla hep beraber oturup konuşup bir fikir alışverişinde bulunacağız. Konak, Karabağlar, Gaziemir’deki arkadaşlarımızla sürekli iletişim halindeyiz. Ortak karar alıp o yolda ilerlemeyi düşünüyoruz.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!