Kuyucak Halkı ÇED Toplantısını Yaptırmadı: Yetkililer Köyü Terketti



Aydın’ın Kuyucak ilçesinde Kocaer Enerji’nin tarım ve orman arazilerinde açmak istediği jeotermal sondaj kuyularına karşı yöre halkı ve çevre örgütleri direndi


Dağı-taşı enerji-maden-turizm-inşaat patronlarına peşkeş çeken yağma ve talan politikalarına tam gaz devam ediliyor. Birçok ilde yağma projeleri ve halkın direnişi var. Bunlardan biri de Aydın’ın Kuyucak ilçesi. Kocaer Enerji denilen şirket buradaki tarım ve orman arazileri üzerindeki iki ayrı noktada jeotermal sondaj kuyusu açmak istiyor. Daha önce verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir raporlarını mahkemeye taşıyan halk kararları iptal ettirmesine rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2 kuyu için bir kez daha ÇED süreci başlattı.

Bakanlığın mahkeme kararlarını hiçe sayarak başlattığı ÇED sürecine ilişkin bugün halk toplantısı yapılacaktı. Toplantı bölge halkı ile çevre örgütlerinin yoğun tepkisi sonucu gerçekleşemedi. Toplantı, Aydın Çevre Koruma ve Kültür Derneği (AYÇED) ile Büyük Menderes İnisiyatifi’nin de destek verdiği protestolar nedeniyle iptal edilirken, bakanlık ve şirket yetkilileri jandarma eşliğinde köyü terk etti.

Yargı kararlarına rağmen yeni süreç başlatıldı

Aydın Ses Gazetesi’nin haberine göre Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, 2011 yılında 811 bin 614 hektarlık bir alan için Kocaer Enerji’ye 2041 yılına kadar geçerli ruhsat verdi. Bu ruhsat kapsamında 2016’da 1, 2023’te ise 12 kuyu için verilen “ÇED gerekli değildir” kararları, bölge halkı ve ekoloji örgütlerinin açtığı davalarla yargıdan döndü. Ancak buna rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iki yeni kuyu için tekrar ÇED süreci başlattı.

Hassas bölgede jeotermal kuyusu planı

Jeotermal kuyuların açılacağı alan, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda; “Önemli Doğa Alanı”, “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Bölgesi”, “Orman Alanları”, “Tarım Arazisi”, “Makilik-Fundalık-Çalılık Alan”, “Kentsel Yerleşik Alan”, “Kentsel Gelişme Alanı”, “Organize Sanayi Bölgesi” ve “Sulama Alanı” gibi çok çeşitli ve hassas alanlar arasında yer alıyor. ÇED raporunda ise tesisin tarım arazisi üzerine inşa edileceği belirtiliyor.

Bölge halkı, tarım alanlarının ve doğal yaşamın geri dönüşü olmayan zararlar görmemesi adına mücadelelerini sürdüreceklerini dile getiriyor.

“Bu mücadelenini sahibi halk”

AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili mahalle halkına yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin enerjiye ihtiyacı yok, biz bunları biliyoruz. Ancak incire, zeytine ihtiyaç var. Üretime ihtiyaç var. Ekmek lazım, aş lazım. Bu kaynakları yok ede ede cebiniz para dolsun diye buraları yok etmenin anlamı var mı? JES’lerinizi başınıza çalın. Aydın halkının başına tebelleş olmaktan vazgeçin. Vazgeçmezseniz bu halk bunun hesabını sorar. Yasalar da sorar. Halkın vicdanı da sorar. Bu mücadelenin esas sahibi halk.” dedi.

“JES temiz enerji değildir”

Mahalle halkının direnişine bilimsel verilerle destek veren Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar da, “Jeotermal sularla tarımsal sulama yapılamaz. Bilimsel bir gerçek. Bugün çok büyük bir iş başardınız. En üst mahkemeye kadar kaybettikleri davayı yeni bir süreçle yeniden başlatmaya çalıştılar. Bu işe çok büyük bir para yatırdılar. Bunu çıkarmak istiyorlar. Jeotermal enerji hiçbir zaman yenilenebilir temiz enerji değildir. Kirletilmedik yer altı ve yer üstü kaynağı kalmadı. İncirden, üzümden vazgeçirmek istiyorlar. Maden ve enerji sektörü nerede bir yeşillik görse ahırdan boşalmış sığır gibi saldırıyorlar. Yeşil alanlarımızı bunlardan korumak zorundayız. Sulara arsenik karıştı. Çok hızlı bir şekilde akciğer kanserine yakalanacaksınız. Bunun da bilimsel verileri var.” diye konuştu.

Başlayamayan toplantı, mahalle halkının eylemleri arasında sloganlarla sona erdi.