Bu sabah Alınteri okurları olarak Tapeten Mensucat Fabrikası’nda grevlerinin 30. günündeki işçilere dayanışma ziyaretinde bulunduk.
Grevin başlayacağının fabrika içinde duyulmasıyla birlikte çoğunluğu kadın olan işçiler üzerinde yoğun bir basķı oluşturan Tapeten patronları, önce öncü işçileri işten çıkararak diğer işçilere özellikle de kadın işçilere işsizlik ve bir daha iş bulamama sopasını gösterdi.
Genellikle kadınların çalışması ‘eve katkı’ olarak görüldüğü için patron baskısı yanında muhafazakar kafanın beslediği mahalle baskısı da eklenince hem sendikadan istifalar konusunda hem de grev kırıcılığı konusunda patron bir zafer elde ettiğini sanmıştı. 150 olan işçi sayısı 35’e düşürülüp fabrika içinde baskı daha da arttırıldı.
İşçiler üzerindeki korku sopası iş görmüş, aile baskıları kazanmış gibi görünüyordu. Fakat 30 gündür fabrika önünde grev fiilen devam ediyor. İşyeri temsilcileri ve sendika temsilcileri toplu sözleşme hakkının tanınması ve İSİG önlemlerinin alınmasını bıkıp usanmadan vurguluyor bunu patrona kabul ettirilmeye çalışıyorlar.
Bugün grev açısından bir kazanım, bir eşik olabilecek bir gelişme oldu. 7 senedir fabrikada çalışan ve sendikaya ilk üye olanlardan Nesrin adlı bir kadın işçi bir karar verdi ve sabah servisle fabrika önüne geldikten sonra greve katılacağını söyleyerek fabrikaya girmedi.
Bugün ziyaretimiz sırasında konuştuğumuz Nesrin şunları söyledi:
“Zaten bir aydır içim içimi yiyordu. Benim çalışma koşullarım ve sağlığım için onlar dışarıda direnirken ben neden buradayım. ‘Benim hakkımı ben olmadan benim adıma kazanmaya çalışanların yanında olmam gerekir’ diye kendi kendimi yiyordum. Üstelik kimyasal bölümde çalışıyorum ki en tehlikeli bölüm. Ne koruyucu ne başka bir şey var, direkt çıplak elle çalışıyoruz. İlk işe başladığımda bir hafta boğazımdan her gün kan geliyordu. İşçi sağlığı uzmanları geldiklerinde bu sorunu görmezden geliyor ama patronlar ya da müdürler fısıltılı sesle bana ‘burası çok tehlikeli bir bölüm’ diyorlardı.
Bütün bunlar fabrika içinde daha fazlasıyla yaşanırken dün bir karar verdim ve mesai saati bitmek bilmedi. Dün artık kararımı vermiştim greve dahil olacaktım bu sabah servisle gelip fabrika yerine greve girdim. Şu an içim çok rahat, kafam çok sakin çünkü doğru olan buydu. Benim hakkım için sendikamla birlikte ben de mücadelenin öznesiyim artık.”
Alınteri / Ankara
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!