Cumartesi, 22 Ağustos 2026

Madencilerin Direnişinde Bugün ‘Yas’ Vardı: Katliamlar Olmasın diye Biz Buradayız



Direnişlerinin 13. gününde Çayırhan’da hayatını kaybeden madenci Erdi Kahveci için saygı duruşunda bulunarak açıklama yapan Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk ve Eti Maden işçileri, mücadelenin sadece kendi alacakları için değil, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren tüm işçi sınıfı için olduğunu vurguladı.


Daha önceki direnişlerde imzalanan protokole uyulmayıp gasbedilen hakları ödenmeyince bir kez daha Ankara’ya gelen Bağımsız Maden-İş üyesi Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçilerinin garantör bakanlıklardan biri olan Enerji Bakanlığı önündeki direnişi bugün 13. günündeydi. Madencilerin Bakanlık önündeki direnişlerine Çayırhan Maden Sahası’ndan meydana gelen iş cinayetine yönelik tepkiler damgasını vurdu. Yaklaşık 60 madenci iş cinayetinde katledilen madenci Erdi Kahveci’nin memleketi Zonguldak’ın Gökçebey ilçesindeki köyünde düzenlenen cenaze törenine katılırken bir kısım madenci de yaralı işçiler için kan vermeye gitti.

Bakanlık önünde kalan madenciler de iş cinayetinde katledilen ya da yaralanan madenci arkadaşları için eylemde olduklarını vurguladı. Bakanlığın kapısına Soma’da, Ermenek’te, Karadon’da ve diğer tüm madenlerde yaşanan iş cinayetlerinde can veren işçilerin sayılarını asan madenciler, baretlerine de “Kader değil cinayet”, “Yüz karası değil kömür karası”, “Mağdurlar burada sorumlular nerede” sloganlarını yazarak tepkilerinin altını çizdiler. Akşam saatlerine kadar sessiz bekleyişleri süren madenciler, yarın da aynı şekilde saat 11:00’de bakanlık önünde olacaklarını, pazartesiden sonra sessizliğe son vereceklerini ifade ettiler. Madenciler tüm işçi sınıfını mücadeleye ve dayanışmaya davet ederek eylemlerini sonlandırdılar.

İşçiler adına açıklama yapan Ersin Furuncu, Çayırhan’da yaşamını yitiren işçi Erdi Kahveci için herkesi bir dakikalık saygı duruşuna çağırdı. Saygı duruşunun ardından konuşan Furuncu, “Katledilen, yani bu facialarda katledilen insanlar için de buradayız. İşçi sınıfı zannetmesin kendi alacakları için burada. Kendi alacaklarımız için de burada değiliz. Tüm işçi sınıfı için buradayız. Çünkü bu mücadele bir yerden başlamalı, kazanım olmalı, işçi sınıfı artık uyanmalı. Öldükten sonra uyanamazsınız” derken, Bağımsız Maden-İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ise, “Bugün her evde taziye var, toplumsal bir taziye var; OSB’lerde, tarlalarda, işçi servislerinde,yolda öldürülüyor işçiler. Mezbahane kurmuşlar! Ülke holdinglerin mezbahanesi olmuş!” diyerek tutuklu tek bir patronun gösterilemeyeceğini söyledi.

Furuncu konuşmasında, “Bu madencinin kaderi oldu. Bu işçi sınıfının kaderi oldu artık. Dün de söyledik, ondan önceki gün de söyledik. Madenci hakkını alması için iki yol bıraktılar bize: Ya arkadaşlarımız gibi, bizden önce gidenler gibi şehit olacak, başkaları hakkını arayacak; başkaları onlar için mücadele verecek, ailesi, çocukları onlar için mücadele verecek. Çünkü kayıp büyük. Yani 86 milyondan bir kişi değil aslında kayıp. Kayıp bir aile, bir yuva, bir baba. Kayıp gerçekten çok büyük orası için, o ev için. Üç gün, belki biz üzüleceğiz. Üç gün sonra aile kendi başına kalacak orada. Babasızlığı, evlatsızlığı, eşsizliği aile fark edecek, aile bilecek. Böyle olmasın diye aslında bu mücadelemiz. Bu şekilde olmasın diye bu mücadelemiz” diye vurguladı.

İşçi sınıfı bu şekilde ölmesin diye mücadele ediyoruz

İşçiler yaşamını yitirmesin diye mücadele ettiklerini ifade eden Furuncu, “Bizler bu uğurda ölmeyelim diye bu mücadelemiz. İşçi sınıfı bu şekilde ölmesin, öldürülmesin diye mücadelemiz. Günlerdir bağırıyoruz, günlerdir haykırıyoruz. Söylüyoruz, davet ediyoruz, müzakere istiyoruz. Bu iş kan dökülmeden çözülsün istiyoruz. Ama şu direnişin arifesinde, şu direnişin ortasında, ya bu normal bir şey değil artık. Yani biz ‘söylemiştik’ demek istemiyoruz artık. Ya ama söylemiştik! Valimize günlerdir sesleniyoruz; yasak koydunuz ama biliyorsunuz. Açıklamada yazmışsınız, ‘işçilerin maaşlarını, haklarını alamama durumunda’ diye. Alamadık ki buradayız Sayın valim. Ya ayağınıza sağlık, dün gene gittiniz Beypazarı’na olay yerinde incelemeler yaptınız ama biz de buradayız. Yani 5 dakikalık uzaklıktayız size. Bakanlık şurada. Yani tüm yetkililer burada. Yani gelseniz keşke, burada çözülse bu iş” dedi.

“Bana ne senin itibarından?”

“‘Yıldızlar Holding bünyesindeki tüm işletmeler özelleştirilsin’ demişiz. Kötü bir şey dememişiz ki, yanlış mı söylemişiz?” diyerek konuşmaya devam eden Furuncu, “Ondan sonra bize demişler ki, ‘Bu olayla ilgili olarak gerçekleri çarpıtarak SSS Yıldızlar Holding’i hedef göstererek Bağımsız Maden İş Sendikası tutumunu şiddetle kınıyoruz’ demiş şirket yetkilileri. Şiddetle kınıyorsunuz. Biz de burada bazı şeyleri şiddetle kınıyoruz. Neyi kınıyoruz biliyor musunuz? 2022’de geldiniz. Dediniz ki, ‘Şirketimizin biraz maddi sıkıntısı var. Siz biraz ücretsiz izne gidin’ dediniz. ‘Bir ay, iki ay maksimum’ dediniz. 6 ay sürdü. Geçiş kağıdına imza attırmadınız, ücretsiz izne imza atmadan. Yani bu muydu sizin adaletiniz? Ondan sonra demiş ki, ‘Şirketinizi kamuoyunda yanıltan, şirketin itibarını hedef alan’ demiş. Biz şirketin itibarını mı hedef aldık? Biz alacaklarımızı mı istedik? Bana ne senin itibarından? Bana ne, beni ilgilendirmiyor ki. Ben kendi alacağımı istedim, tazminatımı istedim, içerideki maaşlarımı istedim” dedi.

Katledilen işçiler için de buradayız

Bu ülkede hukuk varsa şu çocuğa işlesin diyerek Çayırhan’da yaşamını yitiren işçi Erdi Kahveci’nin fotoğrafını gösteren Furuncu, “Yani ölmeden bize de işlesin. Ya bu çocuğun da hakkını savunuyoruz. Bu çocuk için de buradayız. Katledilen, yani bu facialarda katledilen insanlar için de buradayız. İşçi sınıfı zannetmesin kendi alacakları için burada. Kendi alacaklarımız için de burada değiliz. Tüm işçi sınıfı için buradayız. Çünkü bu mücadele bir yerden başlamalı, kazanım olmalı, işçi sınıfı artık uyanmalı. Öldükten sonra uyanamazsınız” diyerek tepkisini, çağrısını dile getirdi.

Ölüm madencilerin etrafında kol geziyor

İşçi Furuncu’nun ardından açıklama yapan sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, “60 kadar arkadaşımızı cenazeye gönderdik” dedi. Aksu, “İliç’te toprağın altında kalan Uğur Yıldız’la tam da bu konularını konuşup toplantı yapıyorduk. Risk var, tehlike altındayım diyordu Uğur kardeşim. Üç gün sonra liç yığınının altında kaldı. Yani ölen madencileri öncesinde tanımak da ağır, onların hikayelerini çırpınışlarını da öğrenmek ağır. Fakat maalesef ölüm işçilerin, madencilerin etrafında kol geziyor” dedi.

Aksu: Tutuklu tek bir patron var mı?

İşçi sağlığı ve iş güvenliği denetlenmesi çağrısında bulunan Aksu, “Bir kalifiye metal işçisi 35 bin lira para alıyor. Usta bu! Bugün her evde taziye var, toplumsal bir taziye var; OSB’lerde, tarlalarda, işçi servislerinde, yolda öldürülüyor işçiler. Mezbahane kurmuşlar! Ülke holdinglerin mezbahanesi olmuş. Onlar kar edecek, Servet büyütecekler, biz haklarımızı alamayacağız. Hak isteyince itibar zedeliyor olacağız. Üç bakan yardımcısına sesleniyorum; ben karşınızdaydım, söz verdiniz, sözünüzü arkasında durun! İçişleri Bakanı diyor ki; ‘devletin gücü sınanamaz’ Buyur, bu sözün gereğini yap! Verdiğiniz sözün gereğini yapmalısınız. İşçileri tutukluyorsunuz; Panelsen patronunu tutuklayamazsınız, Sebahattin’i tutuklayamazsınız değil mi? Bir tane örneği yok, tutuklanan tek bir patron yok!” diyerek isyan etti.