Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanması Kadıköy Süreyya Operası önünde protesto edildi. Açıklamada sendikacılığın suç olmadığı belirtilerek serbest bırakılmaları istendi
Protesto eylemindeki konuşmalarda “Bu memlekette kuralsız çalışma, insanlık dışı çalışma, işçileri ölüme gönderme, iş cinayetleri doğal vakalardan sayılıyor. Bir sürü insanımızı iş cinayetlerine verirken diğer taraftan yaşamın her alanında işçiler tam anlamıyla açlığa mahkum ediliyorlar. Düne kadar inşaatlarda alışık olduğumuz manzaralar, maaşlarını vermeme, hak ettiği ücretleri vermeme, mesailerini vermeme sorunu bugün her alanda karşımızda” denildi.
İlk protesto saat 17:00’de Tüm Emeklilerin Sendikası tarafından gerçekleştirildi. Eylemde yapılan açıklamada, Çakır ve Aksu’nun serbest bırakılması istendi:
Günlerdir Ankara sokaklarında direnen madenciler sadaka ya da ayrıcalık istemiyor. Yerin altında çalışarak kazandıkları ücretlerini, tazminatlarını ve alınterlerinin karşılığını istiyorlar. İşçinin hakkını gasp edenlere dokunulmazken, hakkını arayan madencilerin sürekli gözaltına alınmasını, onların mücadelesini örgütleyen sendikacıların tutuklanmasını kabul etmiyoruz.
“İşçi hakları saldırı altında”
Aynı yerde saat 19:00’da yapılan basın açıklamasına ise sendika, siyasi parti ve kitle örgütleri temsilcileri katıldı. “Sendikacılık Suç Değildir” yazılı pankartın açıldığı eylemde, tutuklu sendikacıların serbest bırakılması istendi.
Eylemde Mücadeleci Sendikalar adına konuşan Şahin Başaraner şunları dile getirdi:
Bu memlekette kuralsız çalışma, insanlık dışı çalışma, işçilere ölüme gönderme, iş cinayetleri doğal vakalardan sayılıyor. Bir sürü insanımızı iş cinayetlerine verirken diğer taraftan yaşamın her alanında işçiler tam anlamıyla açlığa mahkum ediliyorlar. Düne kadar inşaatlarda alışık olduğumuz manzaralar, maaşlarını vermeme, hak ettiği ücretleri vermeme, mesailerini vermeme sorunu bugün her alanda karşımızda. Madenciden tekstil işçisine, enerji işçisinden her sektörde işçilerin alınterleri, hak etmiş oldukları maaşları verilmiyor. Bu ülkede onlarca yıldan beri işçilerin kazanılmış haklarına her gün ve her gün büyüyen bir saldırı var.
Depo, Liman ve Deniz İşçileri Sendikası Başkanı Neslihan Acar da Çakır ve Aksu’nun tutuklanmasını protesto etti ve direnişin kazanımla sonuçlandığını da anımsatarak şunları söyledi:
“Yoldaşlarımızın tutuklanma nedeni hak aramalarıdır”
Dün bilmiyor muyduk biz bu mücadelenin kazandığını? Biliyorduk. Bütün kamuoyu da biliyordu. Başaran ve Gökay’ı tutuklamayı tercih ettiler. Çünkü yıllardır mücadele eden bağımsız mücadele odaklarıyız. Yıllardır tutuklamalar, baskılarla mücadele ediyoruz. Bu bir kenara. Bu, mücadelenin getirisi diyoruz. Şimdi bağımsız sendikaların baraj açmaması için 50 tane engel var. Bağımsız Maden-İş Sendikası 7 aydır bu memlekette yürüttüğü mücadele ve mücadelenin toplumsallaşması Zonguldak, Bartın, Soma Ermenek gibi yine memleketin dört bir yanındaki maden havzalarına seslenmesi dolayısıyla işçiler cesaretle bağımsız Maden-İş Sendikası’na üye olmaya başladı ve aşılamaz denilen yüzde 1 barajı açtı. Bakanlık, istatistikleri de üyeleri de yok saydı ve baraj altı bıraktı sendikayı. Sendikan bu mücadelesini sürdürürken aynı zamanda yine maden işçileriyle Ankara’da bakanlığın ve holdingin önüne gittiler ve haklarını aramaya devam ettiler…
Arkadaşlarımızın tutuklanma nedeni bir bakanlığın kapısınla girip muhatap bulamadığında o kapıyı zorlamalarıdır. Yine bu kapıyı zorlandığı halde muhatap bulamadığı için Cumhurbaşkanlığı Külliyesini adres gösterdiler. Dediler ki bir holdinge bakan, bürokratlar söz geçiremiyor. O yüzden de bu ülkenin en yetkili yöneticisi olan, her şeyi çözme kudretinin kendinde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanına, külliyeye gideriz dedi.
Yoldaşlarımızın tutuklanma nedeni bugün bu ülkede hak aramanın bu kadar kriminalleştirildiği, sendikacıların, öncülerin tutuklandığı, bu kadar şiddet sarmalı içerisinde yine direnmeyi tercih edenlerin durdurulamaması ve bu sefer de, bürokratik odakların terk edilerek doğrudan bu ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanıyla muhataplığın hedeflenmesidir. Cumhurbaşkanıyla görüşmek ne zamandır suç oldu?
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!