Pazar, 11 Ekim 2026

Tekin Arslan, Erol Ekici ve Tayfun Benol Mezarları Başında Anıldı



İnşaat-İş, 10 Ekim 2015’te IŞİD çeteleri eliyle düzenlenen Ankara Gar katliamında ölümsüzlüğe uğurladıkları kurucu üyelerinden Tekin Arslan ve Erol Ekici’yi 11. yılında andı. Sendika daha sonra kurucu üyelerinden Tayfun Benol’ün Başıbüyük’teki mezarı başında bir anma gerçekleştirdi


10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda ölümsüzleşenlerden İnşaat-İş kurucu üyeleri Tekin Arslan ve Erol Ekici, Tekin Arslan’ın Tuzla Aydınlı’daki mezarı başında anıldı. İnşaat-İş’in çağrısıyla gerçekleştirilen anmada Arslan’ın mezarına çiçekler konuldu, 10 Ekim’de ölümsüzleşen İnşaat-İş üyelerinin resimlerinin yer aldığı “Bitmedi daha, sürüyor o kavga” pankartı, işçilerin sarı baretleri ve en öne de Erol ekici ve Tekin Arslan’ın “Asla unutmayacak, asla affetmeyeceğiz” yazılı fotoğrafları konuldu.

Tekin Arslan’ın ailesi, dostları, yoldaşları, Limter-İş, Alınteri ve Köz’ün katıldığı anma, Tekin Arslan ve Erol Ekici şahsında 10 Ekim’de ölümsüzleşenler ile Türkiye ve dünyada sınıfsız komünist toplum mücadelesinde düşenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşuna Adnan Yücel’in Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek nehir şiirinden dizeler eşlik etti.

İnşaat-İş adına yapılan konuşmada Erol Ekici’nin mezarının memleketi Erzincan’da olduğu, ama onu her yıl güçlü bir yoldaşlığı olan Tekin Arslan’la birlikte andıklarını hatırlattı. 10 Ekim katliamının Türk ve Kürt hakları arasında kurulan kardeşlik köprülerinin pekişmesinden duyulan korku ve öfkeyle gerçekleştiğini kaydeden İnşaat-İş temsilcisi Yunus Özgür, bu katliamda aralarında Tekin Arslan ve Erol Ekici’nin de bulunduğu altı kurucu üyelerini kaybettiklerini vurguladı. Bu isimlerin sınıfın bir parçası olan inşaat işçilerinin unutulmuş mücadelesini yeniden canlandıran isimler olduklarını, ama sadece sendikal çalışma yürüten değil aynı zamanda hayatlarının her alanında devrimci bir duruş ve samimiyeti temsil ettiklerini ifade etti.

Sendika olarak onları kaybettikten sonra devam edip etmemek konusunda çok düşündüklerini, ama onların anısının verdiği güçle yola devam edip mücadelelerini bugüne kadar onurla taşıdıklarını kaydeden Özgür, onların attığı temelin kendilerinden sonra da yükseltilecek kadar güçlü olduğunun altını çizdi.

Yunus Özgür konuşmasında Tekin Arslan’ın halk deyimiyle “yedisinde neyse 702inde de o olan”, devrimciliği doğal bir kimlik-kişilik olarak yaşayan örnek bir insan olduğunu, uzaktan bakılınca bile bunun her açıdan hissedildiğini kaydetti. Yunus Özgür konuşmasını onların anılarını sınıf mücadelesini yükselterek yaşatacaklarını ifade ederek bitirdi.

Daha sonra söz alan Limter-İş temsilcisi de konuşmasına 10 Ekim Katliamı’nın tarihsel anlamını özetleyerek başladı. Tekin Arslan’a duyulan sevgi ve güveni ifade eden cümlelerle onu selamladı. “Tekin Abi sen hiçbir zaman haksızlığa boyun eğmedin. Kimsesizlerin sesi, emeğin hakkı, barışın dili oldun. Sen gittiğinden beri hayat eskisi gibi değil; eksik, kırık ve mahzunuz. Ama biliyoruz ki, senin ve Gar Katliamı’nda kaybettiğimiz 103 canımızın bize bıraktığı en büyük miras yarım bıraktığınız o barış, adalet mücadelesidir” denilen konuşma; onların unutulmayacağı ve katillerden, cezasızlık politikalarından, gerçek faillerin yargılanmaması düzeninden hesap sorulacağı sözü verilerek devam etti. Konuşma Tekin Arslan şahsında mücadelenin yükseltileceği sözü verilerek sonlandı.

Alınteri adına yapılan konuşmada da Tekin Arslan’ın sesinin İnşaat-İş’in sesi olduğu, onun varlığının İnşaat-İş’in alanlardaki mücadelesine güç ve enerji kattığı vurgulandı. Konuşmada Tekin Arslan’ın ağır bir işkolu olan inşaatlarda çalışırken sendikanın eylemlerinin sürdürülebilmek için gece iş yapıp, sabah alanda işçilerle birlikte olduğu hatırlatıldı. Arslan’ın hiçbir grupçu yaklaşım sergilemeden sınıf mücadelesi lehine olan her gelişmeye tüm benliğiyle sahip çıktığı, bu duruşuyla Maviş yoldaşın da o ve onun kuşağından olanlardan sık sık “çok saygıdeğer insanlar” diyerek söz ettiği belirtildi. Konuşma, anılarının mücadelede yaşayacağı, yaşatılacağı iade edildi.

Daha sonra söz alan Limter-İş önceki dönem Genel Başkanı Kamber Saygılı da 10 Ekim Katliamı’nın gerçek faillerine, emri verenlere ve bu katliamın tarihsel anlamına işaret ettiği konuşmasına Tekin Arslan’la olan yakın dostluğuna işaret ederek devam etti. Saygılı, Arslan hakkında söylenen her şeyin bir övgü değil gerçeğin özeti olduğunu, onun tüm samimiyetiyle nerede kimin ne sorunu varsa hiç ayrım yapmadan yardımına koştuğunu, bunun onun doğal devrimci kimliği olduğunu vurguladı. Saygılı sözlerini “Tekin Can’dı, dosttu. Hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin yanı başınızda olurdu. Onun idealleri olan özgürlük ve sosyalizm mücadelesinden geri adım atmayacağız” cümleleriyle tamamladı.

İnşaat-İş daha sonra kuruluşunda büyük emekleri olan Tayfun Benol’ü anmak üzere Başıbüyük mezarlığına geçti.