Perşembe, 25 Haziran 2026

‘Avukatlık boyun eğmeyi her zaman inatla reddedecek’



Ankara Barosu, avukatlık mesleği ve örgütlerinin susturulmasını hedefleyen yeni düzenlemelerin gündeme gelmesine ilişkin yaptığı açıklamada “Avukatlık, boyun eğmeyi inatla reddeden bir meslek olarak her zaman varolacak” diye belirtti.


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ramazan’ın ilk hutbesinde LGBTİ’ler ve kendi ölçütlerine uymayan tüm yaşam biçimlerini hedefe çakan nefret söylemlerini bir açıklamayla protesto ettiği için hakkında soruşturma açılan Ankara Barosu, Erdoğan’ın dile getirdiği düzenlemeyle ilgili de yazılı açıklama yaparak, “Avukatlık, boyun eğmeyi inatla reddeden bir meslek olarak her zaman varolacak” diye belirtti.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son gelişmeleri bir kez daha fırsata çevirerek, denetim ve kontrol altına alamadığı meslek örgütlerine ilişkin yeni bir düzenleme yapmaya çalışmasına ilişkin yapılan açıklamada, yasa değişikliğinin son dönemde belirli aralıkla gündeme getirildiğine dikkat çekilerek, “Baroların seçim esasını değiştirerek onu halkın ve avukatların sesi olmaktan çıkarıp, siyasal iktidarların kapalı gözleri haline getirmeye çalışıyorlar. Bu çabalar, onu sergileyen baskı düzeninin ömrü kadar sürecektir ama avukatlık mesleği boyun eğmeyi inatla reddeden bir meslek olarak her zaman var olacaktır” denildi.

Yasa değişikliği belirli aralıklarla gündeme getiriliyor’

Ankara Barosu açıklamasında, Baroların yönetim sisteminde değişiklik öngören yasa değişikliğinin son dönemde belirli aralıkla gündeme getirildiğine dikkat çekilerek, “Barolar ve bazı meslek odalarının demokrasi geleneğinden çıkartılarak ‘sessiz’ meslek örgütleri haline getirilmesine ilişkin yasa değişikliği tartışmaları, son dönemlerde belirli aralıklarla gündeme getirilmektedir. Avukatlar ve meslek örgütleri olan barolar, insan olmanın en temel hak ve koşullarını korumak ve savunmak durumundadır. Var olmalarının ve bağımsızlığının yegane temeli budur. Bu nedenle, siyasal iktidarların savunma makamından rahatsızlık duymaları ve onları itibarsızlaştırarak tasfiye etmek için yasa değişikliklerini gündeme getirmeleri şaşırtıcı değildir. Ancak bu isteğin dile getirildiği her zaman diliminin, varlık nedeni ve yasal sorumlulukları nedeniyle barolarca ya da bazı meslek odalarınca hak ihlallerine ve inşa edilmeye çalışılan baskı ortamına karşı çıkıldıktan hemen sonraki zamana denk gelmesi ise son derece anlamlıdır” ifadelerine yer verildi.

‘Barolar, iktidarların kapalı gözleri haline getirilmek isteniyor’

Söz konusu yasa değişikliğinin baroları halkın ve avukatların sesi olmaktan çıkarıp, iktidarların kapalı gözleri haline getirmeyi amaçladığı vurgulanan açıklamada, şu ifadeleri kullanıldı:

Baroların seçim esasını değiştirerek onu halkın ve avukatların sesi olmaktan çıkarıp, siyasal iktidarların kapalı gözleri haline getirmeye çalışan her türlü yasal düzenleme, vatandaşların hak arama özgürlüğüne ve savunma hakkına sınırlama getirme çabasıdır. Bu çabalar, onu sergileyen baskı düzeninin ömrü kadar sürecektir ama avukatlık mesleği boyun eğmeyi inatla reddeden bir meslek olarak her zaman var olacaktır. Barolar ve avukatlar, hak savunucusu olarak bireyin ve halkın yanındadır. Var olduğumuz müddetçe önünde düğme ve ilik olmayan cübbelerimizin anlamını unutmayacağımıza ve mesleğimize başlarken ettiğimiz yeminden dönmeyeceğimize dair halkımıza söz veriyoruz.

Meclis’in Haziran’da açılmasıyla birlikte Meclis’e getirilmesi düşünülen düzenlemeyle ilgi olarak Erdoğan, baro ve meslek kuruluşlarının seçim yöntemiyle ilgili düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu belirtip, “Ankara Barosu’nun ve aynı zihniyetteki yapıların Diyanet İşleri Başkanımız ile onun şahsında İslam’a yönelik fütursuz saldırılarına şahit olduk. Sadece bu örnek dahi meslek kuruluşlarının seçim yöntemiyle ilgili düzenlemenin aciliyetini ve ehemmiyetini göstermiştir” ifadesini kullanmıştı.