Pandemi süreci hasta tutsaklar için hapis içinde hapis anlamına geliyor!



İHD Ankara ve İstanbul şubeleri hasta tutsaklardan Bedir Çakmak, Ferzende Çiçek, Nevzat Çapkın, Nevzat Uyar, Özgür Gürbüz, İmdat Bingöl ve Mahsun Yüksekbaş’ın durumunu gündeme getirerek, tahliyelerini istedi


İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 327. hafta açıklamasında Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı cezaevinde tutulan 6 hasta tutuklunun tedavilerinin yapılmadığını duyurdu.

İnisiyatif adına video açıklama yapan İHD Ankara Şube yöneticisi Sevil Turgut, salgın döneminde tutsakların hastaneye gidiş ve gelişlerinin imkânsız hale getirildiğini söyledi. Turgut, “Ayrıca her hastaneye gidiş ve gelişlerde 14 günlük ağır karantina süreci de büyük bir sorun oluşturmakta, yaşamını tek başına devam ettiremeyecek olan hasta mahpuslar, karantina odalarından kaynaklı hastaneye gitmek istememektedirler” diye belirtti.

Çıplak arama

Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki 6 hasta tutuklunun aileleri ve avukatları aracılığıyla İHD’ye ulaştırdığı bilgileri paylaşan Turgut, altı tutsağın sağlık durumlarıyla ilgili şunları aktardı:

Ferzende Çiçek: Trabzon’a 7 Ocak 2020 tarihinde 3 mahpusla birlikte getirilmiş ve cezaevine ilk girişte çıplak aramayı kabul etmediği için kaba dayak atılmış ve işkenceye maruz kalmıştır. Kafasının sol tarafında şarapnel parçaların bulunmakta, sol kulağı duymamakta, kafatasındaki çökme nedeniyle baş ağrıları çekmektedir. Şarapnel parçaları nedeniyle Van’da tedavi görmüş ancak Trabzon’da herhangi bir tedavi yapılmamaktadır. Hepatit-B hastasıdır, 6 ayda bir tahlil ve kontrolleri yapılmakta ancak karantina koğuşunda kalmak istemediğinden hastaneye sevk talep etmek istemiyor. 2014 yılında İstanbul ATK’ya sevk edilmiş, ‘kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir’ raporu verilmiştir. Oysa tek başına ihtiyaçlarını giderememektedir. 6 yıl süre zarfında sağlık sorunları daha da artmıştır.

Nevzat Çapkın: Hipertansiyon ve kolestrol hastasıdır. Pandemiden önce çok büyük acılar çektiğini deyim yerindeyse ölümden döndüğünü, önce anestezi yapıldığını, endoskopiden sonra reflü olduğunun söylendiğini ve kendisine ilaçlar yazıldığını aktarmıştır.

Diş hekimi yok

Reşit Uyar: Prostat kanseri hastası ve ayrıca mide ülseri rahatsızlığı bulunmaktadır. Ülser nedeniyle karnında aniden ve şiddetli ağrılar oluşmakta, karnı sertleşmektedir. Ayrıca iki tane üst dişi kalmış ve takma diş yapılması gerekmektedir. Ancak diş teknikerlerinalışmadıkları içinde hastaneye sevklerinin yapılmadığını, diş polikliniğinde diş hekiminin olmadığını aktarmıştır.

Özgür Gürbüz: KOAH hastasıdır. Tüberküloz geçirmiş, akciğerinde Bronşektazi oluşmuştur ve bu hastalığı ilerlemesi durumunda ameliyat olması gerekmektedir.* İmdat Bingöl: Anemi ve Bronşit tanısı konulmuştur. İklim koşulları sağlığını etkilemekte, nemli havalarda nefes almakta zorluk çekmektedir. Daha kuru bir havaya yere nakledilmek için daha önceleri başvuru yapmış, önce Tekirdağ hapishanesine oradan da Patnos hapishanesine sevk edilmiş, ancak rızası dışında nemli iklime sahip Beşikdüzü’ne gönderilmiştir.

Sevki yapılmadı

Mahsun Yüksekbağ: İdrar yollarında ve bağırsaklarında yüksek miktarda iltihap bulunmaktadır. Doktor tarafından ilaç verilmiş ancak ilaç etki etmemektedir. Sürekli kustuğunu, kontrol için doktora gitmesi gerektiğini, pandemi sebebiyle sevkinin yapılmadığını; aynı koğuşta bulunan S.T.’nin iltihaptan kaynaklı idrarını dahi tutamayacak duruma geldiğini, hastaneye sevk edildiğini, ilaç tedavisi görmesine rağmen sağlık sorunlarının devam ettiğini, idrar ve bağırsaklarda iltihaplanmanın kurumda genel bir sorun olduğunu, aynı şikayetlere sahip başka mahpusların olduğunu aktarmıştır.

İstanbul İHD Bedri Çakmak’ın durumuna işaret etti

İstanbul İHD Cezaevleri Komisyonu hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için gerçekleştirdiği ‘F Oturumu’nun 455’incisinde cezaevinde yakalandığı mide kanseri hastalığı nedeniyle 35 kiloya kadar düşen Bedri Çakmak’ın tahliye edilmesi için yetkililere çağrı yaptı.

Pandemi nedeniyle sosyal medya üzerinden yapılan bu haftaki eylemde açıklamayı okuyan Komisyonu üyesi Taylan Bekin, Kovid-19 salgının cezaevlerinde bulunan tutukluların yaşam haklarını tehdit ettiğini söyledi.

Cezaevlerinde tıbbi bakım, tedavi, salgından korunma, hijyen ve beslenme imkanlarının yetersiz olduğunu belirten Bekin, “Hapishanelerde salgının hızla yayılmasına rağmen, ağır hasta mahpuslar dahil risk altındaki mahpuslar serbest bırakılmıyorlar. Nitekim TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin tespitlerine göre; 2020 yılının ilk 11 ayında en az 8 mahpus Kovid-19 nedeniyle yaşamanı yitirmiştir. Yaşam hakları korunmayan mahpuslar bir de ağır tecride tabi tutularak, giderek daha fazla yalnız ve dayanışmadan yoksun hale getiriliyorlar” dedi. 

35 kiloya düştü

Kamuoyunun dikkatini 11 yıldır cezaevinde olan ve ileri derecede mide kanseri hastası Bedri Çakmak’a çeken Bakin, hapishane koşullarında tedavisi ve bakımı yapılamayan Çakmak’ın 35 kiloya düştüğü bilgisini paylaştı.

Çakmak’a dair kaldırıldığı Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından “cezaevinde kalamaz” raporu verildiğini belirten Bekin, “Bu rapor üzerine infaz ertelemesi talebiyle avukatları aracılığıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvuruya dair halen Adli Tıp Kurumu’nun raporu bekleniyor. Mart 2021 tarihinde cezası bitecek olan Çakmak için infaz erteleme kararının geciktirildiği her an, onu dört duvar arasında ölüme yaklaştırıyor ve hapishaneden sağ çıkma olasılığını küçültüyor. Adli Tıp Kurumu’na sesleniyoruz; Bedri Çakmak’ın raporunu ivedilikle tamamlayın ve serbest bırakılarak hayatta kalabilmesinin önünü açın” ifadelerini kullandı.

Bedri Çakmak ve diğer tüm hasta tutukluların sağlığa erişim ve tedavileri önündeki engellerin kaldırılması yönündeki taleplerini dile getiren Bekin, son olarak salgın sürecinin yarattığı riskler dikkate alınarak, risk grubundaki mahpusların infaz ertelenmesi veya tahliye yoluyla serbest bırakılmalarının sağlanması için yetkilileri göreve çağırdı.