Alınteri: Geçtiğimiz günlerde 7 devrimci yapı (Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu) birleşerek BMG’ni kurdu. Herkesin “birleşmiyorsunuz, dağınıksınız, parça parçasınız” diye eleştirdiği bu yapıların oluşturduğu Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentiniz nedir? Sizce bu güçler ilk olarak neye el atmalı, ne yapmalı?
Fadime / Stuttgart: Bu konu hakkında çok bilgim yok. Uzun uzun okumam ve doğru irdelemem gerekiyor. Tabii birleşmeleri sevindirici. Beklentim nedir? Yönetimi ele geçirmeniz. Herkese iş vermeniz. Herkese geçinebilecek bir ücret vermeniz. Herkese bir (sadece bir) ev vermeniz. Gençlere iyi bir eğitim olanağı vermeniz. Tarım ve hayvancılığı iyileştirmeniz. İçme sularını, denizleri, atmosferi temiz tutmanız. Ormanları ve yeşil alanları artırmanız. Hayvan haklarını kanunlaştırmanız.
Alınteri: Her türlü zoru ve zorbalığı kullandığı halde rejim toplumun büyük bir çoğunluğuna boyun eğdiremedi. Kürtler, kadınlar, işçiler, gençler, aleviler, ezilen halklar, doğasına sahip çıkan köylüler direniyor. Siz de bu dinamiklerin bir parçasısınız, bu dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek için somut olarak herkes kendi çapında neler yapılmalı?
Fadime / Stuttgart: Sorunumuz kapitalizm ve sınıflı toplumlar, hedefimiz de bunu ortadan kaldırmak. Tabii bu da kendiliğinden gerçekleşmeyeceğine göre bizler de Kendi mücadele araçlarımızı kurmalıyız. Nedir bunlar?
1- Türkiye’de legal bir parti kurabiliriz. HDP gibi. Fakat buradaki merkez Türkiyeli işçilerden/halktan oluşmalı. (Yurtdışında da böyle bir legal parti kurabiliriz.)
2- Stuttgart’ta bir dernek kurabiliriz. Bu dernek içinde istenirse çok da güzel şeyler yapabiliriz. Mesela okuma günleri, sanat, çocuk eğitimi, sağlık ya da müzik çalışması yapabiliriz. Birçok eksiğimizin sınıfları (toplumu) ve üretim ilişkilerini doğru bilmediğimizden ve yanlış algıladığımızdan kaynaklandığını düşünüyorum. Eğitim gene eğitim ve onun izdüşümü olan pratik yani sosyal yaşantı DİYORUM.
Alınteri: Geçtiğimiz günlerde 7 devrimci yapı (Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu) birleşerek BMG’ni kurdu. Herkesin “birleşmiyorsunuz, dağınıksınız, parça parçasınız” diye eleştirdiği bu yapıların oluşturduğu Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentiniz nedir? Sizce bu güçler ilk olarak neye el atmalı, ne yapmalı?
Aynur / Stuttgart: Son dönemlerde birçok birlik kurulduktan sonra kağıt üzerinde kalarak tabana yansımadı ve çözülüp dağıldı. O açıdan olaylara bakarsak durum çok da umut verici değil. Her şeye rağmen birleşim güç ve beraberlik ise yeni şartlar doğurur, bu şartları da iyi kullanırsak sanırım gelecek açısından da halkları harekete geçirebiliriz.
Bu anlamda bu birleşimin adı ne olursa olsun tabanı harekete geçirmesi gerek, bu başarılamazsa ancak isim değişmiş ve halkların bir kez daha umutları kırılmış olacak. Ben iyi işler yapıldığında kitlelerin de bu harekete katılacağına inanıyorum.
Alınteri: Her türlü zoru ve zorbalığı kullandığı halde rejim toplumun büyük bir çoğunluğuna boyun eğdiremedi. Kürtler, kadınlar, işçiler, gençler, Aleviler, ezilen halklar, doğasına sahip çıkan köylüler direniyor. Siz de bu dinamiklerin bir parçasısınız, bu dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek için somut olarak herkes kendi çapında neler yapılmalı?
Aynur / Stuttgart: Benim önemsediğim olay, eğer halk bir şeye hazır değil ve bu çalışmanın bir parçası haline gelmemişse verilen bütün çabalar boşuna gidecektir. Çünkü eğer halk bir olayın parçası olabilmeyi başarmışsa ancak o zaman destek verecektir. Bu noktada en başta halkın yeniden güvenini kazanmak ve çalışmaların bir parçası haline getirmek gerekiyor. Tepkisel patlamalar kısa vadeli olup sonrasında sadece umutları kırıp yeni oluşumları engeller.
***
Alınteri: Geçtiğimiz günlerde 7 devrimci yapı (Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu) birleşerek BMG’ni kurdu. Herkesin “birleşmiyorsunuz, dağınıksınız, parça parçasınız” diye eleştirdiği bu yapıların oluşturduğu Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentiniz nedir? Sizce bu güçler ilk olarak neye el atmalı, ne yapmalı?
Savaş / Stuttgart: Geçmişte denenmiş birleşik hareketlerin çok üstünde, kitlelerin en acil sorunlarına sınıfsal temelde ve sistemi hedef alan, en küçük kurumlarını da içine katan bir birliktelik olmalı. Yani bir araya gelenlerin başlattığı ama bir araya gelemeyenlerin, yani kitlelerin başlayacağı bir hareket olmalı…
Prestij sorunu olan bütün bu güçler somut kazanımlarla güven vererek, sadece belirlenmiş takvimsel eylem birlikteliği, anmalar vs.’den çıkıp en acil sorunlara yönelik örgütlenme modelleri de yaratıp güç olmaya yönelmelidir. Eylemde bir araya gelen değil, pratik örgütlenmede birlikte hareket eden modellere gerçekten ihtiyaç var. Bu, uzak ya da kenarda duran, beklenti içinde olan, korkan, içinde mücadele isteği olan binlerce insanımızı da etkileyecek bir kapsamı da yaratır ve zorunluluk olarak da yaratmalıdır. Üç kişi orada, beş kişi orada yükün belirli insanların üstüne binen dar örgütleme tarzı bizi ilerletmez, var olan güçleri de yıpratır. Birleşik Devrimci Güçler bu dağınıklığa da son verebilir ve bir umut yaratabilir. Bu durumun üstünde durulmalıdır.
Herhangi bir işkolunda çalışan sayısı bazen yüz binleri buluyor ve bunların sorunları o kadar çok ki, bizler el atmadığımızda sistem partileri bir şekilde kendi içinde eritiyor bu yüzbinleri. Geçmişte ataması yapılmayan öğretmenler girişimi, Öğrenci Sendikası, İnşaat İşçileri Sendikası, İşçi Kurultayları, şimdi ise EYT, işsizler, KHK’lılar, posta ve kurye emekçileri, asgari ücretliler, kadınlar, yurtdışında yaşayan milyonlarca göçmen işçi ve aileleri kapsayan önü açık geniş örgütlenme biçimleri devreye girmelidir. Birleşik Devrimci Güçler’in ana damarları yaşam kaynağı bu pınarlardır.
Alınteri: Her türlü zoru ve zorbalığı kullandığı halde rejim toplumun büyük bir çoğunluğuna boyun eğdiremedi. Kürtler, kadınlar, işçiler, gençler, Aleviler, ezilen halklar, doğasına sahip çıkan köylüler direniyor. Siz de bu dinamiklerin bir parçasısınız, bu dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek için somut olarak herkes kendi çapında neler yapılmalı?
Savaş / Stuttgart: Direnen kesimler ve devrimciler hayatları pahasına bu mücadeleyi bırakmadılar, bundan sonra da bırakmayacaklar. Ama biz artık daha iyi direnen, bedel ödeyen, ölenler olmayalım sadece; bunu milyonlara yaymalıyız. Herkes sistemden öyle ya da böyle etkileniyor, ekonomik, siyasi ve fiziki baskısını yaşıyor. Temel sorunlardan biri olan kadro yaratmak/kadro çıkarmak için siyaset okulları açılmalı, alabildiğine yaygınlaştırılmalı. Bugün bile birçok alanda patlama dinamikleri var ama onu karşılayacak, öncüsü olacak, sistemin temellerine yönlendirecek ciddi sınıf devrimcisi sorunu var.
Tarihin en pervasız, küstah iktidarları ile karşı karşıyayız. Bunun için işçi ve emekçileri örgütlerken deyim yerindeyse bütün yolları denemeliyiz. Ve tarihi zorunluk olan Birleşik Devrimci Güçler’i halklaştırmalıyız.
Alınteri’nin notu: Bu iki soru doğrultusunda görüşlerinizi bizimle paylaşırsanız ortak mücadelemize katkıda bulunmuş olursunuz:
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!