Cuma, 28 Ağustos 2026

Patnos Cezaevi’nde işkence ve taciz!



Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsak olan Mizgin Kayıtbey, Lale Kabişen ve Nazlıcan Barışer erkek gardiyanlar tarafından 40 dakika boyunca işkenceye maruz kaldı. Mizgin’in annesi Seyhan Kayıtbey, kızıyla cuma günü yaptığı telefon görüşmesinin bir anda kesildiğini belirterek, ağır bir işkence ve tacizin olduğunu kaydetti.


Cezaevlerindeki baskı ve işkence politikaları çeşitlendirilerek tırmandırılıyor. Tecrit, infaz yakmalar, hasta tutsaklara yapılan eziyetler, gündelik hayatı üretmek için gerekli her türlü malzemeye el koyma/sınırlama getirmeler, eften püften gerekçelerle disiplin cezaları yağdırmalar, en küçük hakkın bile gasbedilmesi… Bu zincir uzayıp giderken fiziki saldırılar da şiddetleniyor.

Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan siyasi tutsaklar Mizgin Kayıtbey, Lale Kabişen ve Nazlıcan Barışer’in 31 Ağustos’ta erkek gardiyanların aramaya katılmasına karşı çıktıkları için 40 kişilik gardiyan güruhunun saldırısına uğramaları, saldırının 40 dakika boyunca işkence biçiminde devam etmesi, sonrasında “domuz bağıyla” bağlanarak 4 saat boyunca bekletme odasında tutulmaları bunun son örneği oldu.

Saldırı tutsaklardan Mizgin’in annesi Seyhan Kayıtbey’le yaptığı telefon görüşmesiyle öğrenildi.

Mizgin’in annesi Seyhan Kayıtbey, cuma günü kızıyla yaptığı telefon görüşmesini ve yaşananları anlatarak, ağır bir işkence ve tacizin olduğunu vurguladı.

Görüşlerine izin verilmedi

Jinnews’ten Rojda Aydın’ın haberine göre kızının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldığını ve 7 yıldır cezaevinde tutulduğunu söyleyen Seyhan Kayıtbey, pazartesi günü açık görüşe gittiklerini, araçları bozulduğu için görüşe geciktiklerini kaydetti.

Gardiyanların kendilerine geç kaldıkları gerekçesiyle görüş yapamayacaklarını ifade ettiğini söyleyen Seyhan, “Gardiyanlar görüşmemize izin vermediler ve bize ‘Gidin savcılıkla konuşun’ dediler. Tepki gösterdik ama görüştürmediler bizi. Bunun üzerine biz savcılıkla görüşmeye gittiğimizde orada değildi, danışmanı oradaydı.  Kendisi savcı ile telefon üzerinde görüşme yaptıktan sonra bize ‘Savcı bütün gün görüş hakları var, cezaevi müdürüyle gidip konuşsunlar görüşebilirler’ dedi. Biz de bunun üzerine gardiyanlara söyledik ve onlarda cezaevi müdürüne. Ama cezaevi müdürü ‘Bize böyle bir belge gelmediği için görüştüremeyiz’ dedi ve görüşmemize yine izin vermedi. Orada yine tepki gösterdik ve tüm girişimlerimize rağmen izin vermediler. Daha sonra tekrardan döndük” dedi.

İşkence ve taciz

Kızı Mizgin’in Cuma günü telefonla kendisini aradığını söyleyen Seyhan, çok ciddi bir baskı olmadığı müddetçe kızının kendisine bir şey demediğini belirtti. Seyhan, kızı Mizgin’in kendisine anlattıklarını şu şekilde aktardı: “Kızım cuma günü beni aradı, telefonla konuştuk. Kızım bana ‘Durumumuz iyi değil. Bize saldırdılar ve durumumuz çok kötü. Bizi darp ederek, işkence ettiler. Bu saldırıdan sonra bir dakika ve bir saniye artık durulmaması gerekiliyor. Bütün avukatlar, barolar, vekil ve gazeteciler buraya gelsin ve sesimizi duyursunlar. Kimse durmasın artık. Bu baskı ve saldırı diğer saldırılara benzemiyor. Bu müdür çok vahşi ve kötü. Sözde aramaya çıkıyorlar ama arama yapmıyorlar. Artık siz anlayın. Savcılığa dilekçe yazdık, gönderdik ama bir cevap gelmedi. Biz de bu aramayı kendi imkanlarımızla protesto ettik. Protesto ettiğimiz için müdür gitti ve 40 gardiyanla beraber geri geldi. Copla bizi darp ettiler, işkence ettiler ve saçımızı çektiler. 40 dakika boyunca işkence ettiler. Gözümüzü açtığımızda hastanedeydik. Bayılmışız işkenceden dolayı. Doktor darp raporu verdi, başka doktorların bize bakmasına izin verilmedi. Bizi acele bir şekilde hemen cezaevine getirdiler. Durumumuz kritik’ dedi. Kızımı ve diğer iki kadını taciz ediyorlar.

Telefon bir anda kesildi

Kızına 3 ay içerisinde 9 kez hücre cezası verildiğini hatırlayan Seyhan, “Biz konuşurken telefon bir anda kapandı. Daha 3-4 dakika süremiz varken telefon kapandı. Bekledim belki yine arar, ama aramadı. 3 kezdir saldırıyorlar onlara. Ama kızım Mizgin’e sürekli saldırıyorlar ve baskı uyguluyorlar. En son şarkı söylediği gerekçesiyle 11 gün hücre cezası verildi ve 15 gün önce hücreden çıktı. 3 kadın kalıyorlar. Her kes çocuklarımızın sesini duysun” şeklinde konuştu.