Gezi Direnişi’nin 11’inci yılını da iktidarın Gezi korkusu ve kiniyle karşıladık. Direnişin büyüyerek tüm illere ve toplumsal kesimlere yayılmasının yıldönümü olan bugün için yapılacak açıklamalar öncesinde Taksim polis kuşatmasına alındı. İstiklal Caddesi’ne açılan sokaklar tutuldu, metro ve finiküler hattı saat 15:00’ten sonra Valilik kararıyla engellendi, Taksim’de yapılacak anmaya katılmak üzere giden gençler kuşatmaya alındı, birçok noktaya TOMA ve gözaltı araçları konuşlandırıldı.
Tüm bu engellemelere rağmen yüzlerce kişi Taksim Dayanışması’nın “Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve adalet talebimizden vazgeçmiyoruz: Karanlık gider, Gezi kalır” diye belirttiği çağrısına uyarak Taksim’de bulunan TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nın sokağında toplandı. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri, devrimci kurumlar ,sendikalar, kitle ve gençlik örgütleri katıldı.
Açıklamada, “Karanlık gider Gezi kalır!”, “Biz Geziciyiz, siz gidici!”, “Gezi için adalet!”, “Geziyi savunmak memleketi savunmaktır!” dövizleri, Gezi’de ölümsüzleşenler ve şu anda tutuklu bulunanların fotoğrafları taşındı, Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yer aldığı “Karanlık gider Gezi kalır” yazılı dev pankart taşındı.
Eylemde Kobanê, Gezi ve 1 Mayıs tutsaklarına özgürlük talep edildi, Filistin halkı dev bir Filistin bayrağıyla alana taşındı.
Katledilenlerin isimleri okundu
Açıklamada ilk olarak Gezi direnişinde polis tarafından katledilenlerin ve Gezi davası tutuklularının isimleri okundu. Ardından kitle tarafından sık sık, “Her yer Taksim, her yer direniş!”, “Gezide düşene, dövüşene bin selam!”, “Gün gelecek, devran dönecek. AKP halka hesap verecek!” sloganları atıldı.
Kısa konuşmalar ve sloganların ardından basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamayı Taksim Dayanışması adına Akif Burak Atlar yaptı.
‘Adalet yıllardır kayıp’
“Gezi direnişi 11 yaşında, adalet yıllardır kayıp” diyerek sözlerine başlayan Atlar, Gezi Direnişi’nin önemine değinerek, “11 yıl önce bugün ülkemiz tarihinin en demokratik, en katılımcı, en barışçı, en feminist, en adaletli, en ekolojist, en genç, en renkli ve en mücadeleci halk hareketi, dünyadaki ve ülkemizdeki adaletsizliklere karşı Gezi Parkı’nda buluştu. Buluşmakla kalmadı, ülkemizin siyasal, toplumsal ve kültürel tarihinde silinemeyecek kadar derin ve gökkuşağı gibi renkli bir iz bıraktı. Meydanları dolduran milyonların direnişi tüm renkleriyle dirençliliği, kararlılığı, çok sesli bir ezgiyi, yeryüzü sofrasında sıcak bir paylaşımı, kardeşleşmeyi, umudu simgeledi” dedi.
‘Geziyi kriminalize etme çabası’
Gezi direnişinin bugün siyasi iktidar eliyle “darbe” ve “terör” kavramlarıyla ilişkilendirilmesinin izah edilir bir yanı olmadığını kaydeden Atlar, Gezi direnişi sonrası açılan Gezi davasına işaret etti. Atlar, şunları söyledi:
“Gezi davasında olduğu gibi, Kobanê davasında olduğu gibi, Barış Akademisyenleri davalarında olduğu gibi, bu ülkenin meslek insanlarını, sivil toplum emekçilerini, siyasetçilerini, kadınlarını, öğrencilerini, adaletsizlik karşısında ses çıkaran herkesin birliğini yok etmek, sindirmek istiyorlar. Daha önce hakkında iki kez beraat kararı verilen Gezi davasındaki sözde delilleri yeniden kıymetlendiren; intikamcı, hukuk ve akıl dışı bir yargılama ile arkadaşlarımızın özgürlüklerini gasp edenlere, Geziyi kriminalize etme çabaları karşısında sessiz kalanlara eğip bükmeden şunu söylemek istiyoruz: ‘Ağırlaştırılmış müebbet’ cezasının ne anlama geldiğini, 7 yılı aşan tutukluluğun mahiyetini ve tüm bunların tek bir manalı delil içermeyen keyfi mahkeme kararlarına dayandığını bildikleri halde suskun kalanların bu hukuksal kumpası kuranlardan bir farkı kalmamaktadır.“
Ortak ses çıkarma çağrısı
Gezi sonrası meydana gelen hukuksuzlukları aşmanın ortak ses çıkarmaktan geçtiğine dikkati çeken Atlar, emek ve demokrasi güçlerine şu çağrıda bulundu: “Gezi davasında yaşatılan bu haksızlığın son bulması için ses verin! Sessiz kalmak, görmezden gelmek bu haksızlığa, adaletsizliğe ortak olmaktır! Talebimiz kısa, net ve somuttur: Gezi adına hapiste tuttuğunuz herkesi derhal serbest bırakın! Serbest bırakmak zorundasınız çünkü bu dava öncesinde verilen beraat kararlarında da açıkça ifade edildiği gibi ortada gerçek anlamda bir ‘suç’ ya da ‘suçlu’ yoktur.“
‘Gezi dün değil gelecektir’
Atlar, “11 yıldır söylediklerimizi bugün de hatırlatıyoruz: Gezi Direnişi’nin gerçekten görülmesi gereken bir davası, unutturmayacağı değerleri ve kayıpları var. GEZİ Direnişi’nin Berkin’in, Hasan Ferit’in, Ali İsmail’in, Ahmet’in, Mehmet’in, Abdo Can’ın, Medeni’nin, Ethem’in katillerinden ve azmettiricilerinden sorulacak bir hesabı var. Gezi Direnişi bu ülkenin dünü değil geleceğidir. Eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi için sönmeyecek bir umut olmaya devam edecek. Karanlık gider, Gezi kalır” ifadelerini kullandı.
Açıklama, kitle tarafından atılan sloganların ardından son buldu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!