Perşembe, 10 Eylül 2026

Dilovası Katliamı Davasında Dört Kamu Görevlisi Tahliye Edildi



Yangına ilişkin davanın 4’üncü duruşmasında, tutuklu dört kamu görevlisi tahliye edildi. Önceki duruşmada tahliye edilen iki zabıta müdür vekili ise yeniden tutuklandı


Dilovası’nda 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik’e ait parfüm dolum tesisinde yangın çıkmış ve beşi kadın iki çocuk işçinin yaşamını yitirmişti: Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esetoğlu (16).

Yangına ilişkin davanın 4’üncü duruşmasında, tutuklu dört kamu görevlisi tahliye edildi. Önceki duruşmada tahliye edilen iki zabıta müdür vekili ise yeniden tutuklandı.

MA’nın haberine göre yedisi kamu görevlisi yirmi üç sanığın yargılandığı davanın 4’üncü duruşmasının ikinci oturumu, Gebze 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kocaeli Cezaevi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Duruşmaya yaşamını yitirenlerin aileleri, avukatlar ve çok sayıda kişi katıldı. Davada onu tutuklu, biri firari sanık bulunuyor.

Duruşmanın ilk gününde, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan tutuklu kamu görevlileri Dilovası Belediyesi eski Yapı Kontrol Müdürleri Cihan Sorgucu ve Muammer Telli, dönemin İmar ve Şehircilik Müdürü ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk ile eski Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz dinlendi.

İkinci gün ise aynı suçtan tutuklanıp 3 Temmuz’da tahliye edilen Zabıta Müdür Vekilleri Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı’nın savunmaları alındı.

Aileler, Kocaeli Cezaevi’nin ulaşım açısından uzak olması nedeniyle duruşmaların Gebze Adliyesi’nde görülmesini talep etti.

Kamu görevlileri sorumluluğu reddetti

Kamu görevlileri, Ravive Kozmetik’in ruhsatını kendilerinin vermediğini, ruhsattan kimin sorumlu olduğunu bilmediklerini ve belgeleri 2025’te yaşamını yitiren belediyenin ruhsat sorumlusu Özkan Genç’in hazırladığını söyledi.

Daha önce Dilovası Belediye Başkan Yardımcılığı yapan Necati Temiz ise ruhsat imzalama yetkisinin kendisinden geçtiğini, zaman zaman belgeleri okumadan ve içeriğini incelemeden imzaladığını söyledi.

Aranın ardından ruhsat sorumlusu Özkan Genç ile birlikte çalışan Dursun Keretaş tanık olarak dinlendi. Keretaş, ruhsat başvurularında eksik belge bulunması halinde dosyanın imza için üst görevliye gönderilmediğini söyledi.

Tanıkların dinlenmesinin ardından yangında zarar görenler, yaralılar ve yaşamını yitirenlerin aileleri beyanda bulundu.

“Zabıtalar doğruyu söylemiyor”

Gülhan Bendi, işyerinin iki katlı birleşik yapı olduğunu belirterek, zabıta görevlilerinin yalnızca alt katı gördükleri yönündeki beyanlarına tepki gösterdi.

Bendi, “Biz çalışırken buraya üst kata gelip koli koli parfüm alıp Kurtuluş Oransal ile çay içiyorlardı” dedi.

Yangında yaşamını yitiren Esma Dikan’ın eşi Aytekin Dikan da kamu görevlilerinin sorumluluğu birbirlerine attığını söyledi.

Dikan, “Çalıştırılan yerde yangın merdiveni, yangın tüpü, kapı, pencere yok, çıkış yok. Sorumlular bunu görmedi mi? Bilmiyoruz diyorlar. Dilovası avuç kadar yer. Zabıta her yeri geziyor, biliyorlar ve doğruyu söylemiyorlar” dedi.

Dikan, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk’ün bilgisi olmadan işyerine ilişkin işlem yapılamayacağını belirterek, “Ruhsatı kim verdi söyleyin. Hepsi suçlu” diye konuştu.

“Mühür yetkinizi neden kullanmadınız?”

Yangında yaşamını yitiren Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu da kamu görevlilerine tepki gösterdi.

Esetoğlu, “Yıkım kararı için bütçe yok, yıkamadık diyorlar. Mühür yetkiniz vardı, neden kullanmadınız?” diye sordu.

İşyerinin yanıcı maddelerin bulunduğu bir tesis için uygun ruhsatla faaliyet göstermediğini söyleyen Esetoğlu, “Bu insanların yangın anında kaçacakları yer olmamış. Altı metreden aşağı mı atlayıp kurtulacaklardı?” dedi.

Zabıta görevlilerinin işyerine girip parfüm aldığını belirten Esetoğlu, yangının ardından düzenlenen tutanaklara da tepki gösterdi.

“Her şeyi Özkan Genç mi yaptı? Siz ne iş yapıyorsunuz?” diye soran Esetoğlu, kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılmasını istedi.

“Çocuklarımız diri diri yakıldı”

Yangından yaralı kurtulduktan sonra yaşamını yitiren Tuncay Yıldız’ın eşi İlknur Yıldız da sanıkların duruşma boyunca sorumluluğu reddettiğini söyledi.

Yıldız, zabıta görevlilerinin işyerine girip parfüm aldıklarına ilişkin görgü tanıkları bulunduğunu belirterek, “Bir yangın tüpü olsaydı bile belki işe yarardı” dedi.

Yangında yaşamını yitiren Nisa Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir ise tüm sanıklardan şikâyetçi olduğunu söyledi.

Taşdemir, “Çocuklarımız diri diri yakıldı. Bile bile öldürdüler. İşyerinin çıkış kapısı olsaydı çıkarlardı ama yoktu. Çocuklarımızın seslerini duyanlar olmuş ama yardım edememişler” dedi.

Kızının doğum gününün bir gün önce olduğunu söyleyen Taşdemir, “Dün kızım Tuğba’nın doğum günüydü. Kızım toprağın altında. Biz hakkımızı, onların haklarını istiyoruz” diye konuştu.

Avukatlardan soruşturmanın genişletilmesi talebi

Aile avukatları, Ravive Kozmetik’in yaklaşık bir yıldır faaliyet gösterdiğini ve bu süre içinde yalnızca bir kez denetlendiğini söyledi. Avukatlar, yangından sonra düzenlenen tutanağın da şaibeli olduğunu belirtti.

Avukatlar, ruhsat sürecinde sorumluluğu bulunan ve daha önce tahliye edilen Nizamettin Balcı ile Cengiz Taşdemir’in yeniden tutuklanmasını talep etti. Kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu belirtilen Güven Demirbaş’ın da tutuklanmasını isteyen avukatlar, Aleyna Oransal hakkında verilen ve bakmakla yükümlü olduğu çocuğu nedeniyle duruşmalardan muaf tutulmasına ilişkin kararın değiştirilmesini istedi.

Avukatlar ayrıca kamu görevlileri yönünden soruşturmanın genişletilmesini ve sorumluluğu bulunan sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.

Savcılık ise tutuklu sanıkların tamamının tutukluluk halinin devamını istedi.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.

Dört kamu görevlisi tahliye edildi, ikisi yeniden tutuklandı

Mahkeme, kamu görevlileri Muammer Telli, Hüseyin Öztürk, Selim San ve Cihan Sorgucu’nun tahliyesine karar verdi.

3 Temmuz’da tahliye edilen Zabıta Müdür Vekilleri Nizamettin Balcı ve Cengiz Taşdemir hakkında ise yeniden tutuklama kararı verildi.

Mahkeme, bir sonraki duruşmanın Kocaeli Cezaevi’ndeki duruşma salonunda yapılmasına karar verdi, davayı 3 Kasım’a bıraktı.

“Adalet mücadelemiz devam edecek”

Kararın ardından aileler ve avukatları açıklama yaptı.

Avukat Mürsel Ünder, “Bugün yapılan duruşmada dört tahliye var. Aynı zamanda işyerine ruhsat veren iki zabıta müdürü tekrar tutuklandı. Ruhsat bu katliamın sebebiyse yapıya göz yumanların da sorumlu olduğunu düşünüyorduk. Duruşma 3 Kasım’da devam edecek” dedi.

Şengül Yılmaz’ın kızı Nur Yılmaz ise diğer sanıkların da tahliye edilmesinden endişe duyduklarını söyledi.

Yılmaz, “Ali Osman Akat oy birliğiyle tutuklu kaldı. Bir sonraki duruşmada çıkabilir. İsmail Oransal’ın avukatı ailelere saldırgan bir biçimde, ‘Ne olmuş kızınız öldüyse, geri mi getireceksiniz?’ şeklinde konuştu. Yedi canımızı öldüren katiller karşımızda duruyor. Bunları savunan avukatlarla da mücadele ediyoruz” diye konuştu.