İnsanlığın yaşadığı en büyük felaketlerden biri olan II. Emperyalist Paylaşım Savaşı -değişik kaynaklara göre- 60-75 milyon insanın hayatına mal oldu. Bunun neredeyse yarısı (22-27 milyon) Sovyet insanlarıydı
Makaleler
Mayıs, 2025
-
2 Mayıs
2025 1 Mayısı’na Taksim Ruhu Damga vurdu!..*
Taksim ısrarını yıllardan beri sürdüren mücadeleci sendikalar ve devrimci örgütlere bu kez Mart İsyanı’nın sürükleyici gücünü oluşturan gençlik örgütlenmeleri de katıldı. O bununla öyle bir politik ve moral çekim gücü kazandı ki icazetçi saflarda bile yalpalama ve çatlaklar ortaya çıktı.
Nisan, 2025
-
29 Nisan
Canımız umurlarında bile değil…
Son İstanbul depreminde panikle sokağa çıkan halk AVM’ler, gökdelenler, rezidanslarla bir beton yığınına dönüştürülen kentte sığınacağı boş bir alan bulamadı
-
27 Nisan
“1 Mayıs Ruhu”ndan Ne Anlıyoruz?
Önce “zamanın ruhunu” yakalayabilmiş bir devrimci kavrayışa sahip olmak, ardından buna uygun bir pratiğin sahibi olmak gerekir. Yıllar içinde birike birike taşlaşmış işçi düşmanı “sendika bürokratlarına ne anlatmaya çalışıyorsun” diyenler çıkabilir. Sözümüz onlara değil, gerçeği enine boyuna göstermeye çalıştığımız kardeşlerimize…
-
26 Nisan
Kâr İçin Yağma: Okyanuslar, Kentler ve Geleceğimiz
Derin deniz madenciliğinden Kanal İstanbul’a kapitalist sistemin doğa ve yaşam düşmanlığı sınır tanımıyor
-
23 Nisan
Gecikmiş Bir Vefa Borcu
Haluk Fikret’in yazısı iki özelliğiyle sarstı beni: Birincisi, “Ciğerim’i anlatır gibi…” yapmayıp gerçekten Ciğerim’i anlatıyordu. En önemlisi ise onun bizim grup tarihimizde oynadığı hayati bir rolü hatırlatıp altını kalınca çiziyordu
-
22 Nisan
Toplumsal Halet-i Ruhiye…
1 Mayıs’ı icazetli meydanlarda değil Taksim’de kutlama ısrarı oluşan bu toplumsal ruh halini daha ileriye taşımak anlamına gelecekti.
-
15 Nisan
1 Mayıs’a Giderken…
Nourtani’nin katillerine verilen bu ödül gibi ceza esasında zaten yeterince keyfi, yeterince kuralsız çalışma rejiminin daha da ağırlaştırılmak istendiğine dair bir uyarıdır
-
13 Nisan
Baş Eğdiremediğiniz Kadınlar Size Dert Olsun!
Erkek devlet şiddeti yanında rejimin erkeklere biçtiği toplumsal cinsiyet rolleri ve onun katmanlı karmaşık tezahürleri de devreye giriyor. Bunu sayısız gözaltı ve hapishane operasyonları sırasında yaşadıklarımızdan biliyoruz. Yol verilen, önü açılan ve kutsal bir “vatani görev” olarak polise içirilen erkek devlet şurubu kışkırtılmış erkeklikle birleşince her şeyi yapmaya hakkı olduğunu düşünen faydacılığın örnekleri olarak gündeme geliyor
-
8 Nisan
Aynı Filmi İzlememek İçin…
Defalarca kanıtlanmıştır ki kitleler örgütlü, hedefli bir güce dönüşmedikçe kapitalistler ve siyasi temsilcileri onların yaşadıkları yıkımın yarattığı sistem dışına çıkma eğilimlerini kontrol eder
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!