Salı, 3 Kasım 2026

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu: Tutsaklar ölüm sınırında



İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu yaptığı açıklamada ‘açlık grevinde olan tutsakların yaşadıkları sağlık sorunlarına ve maruz kaldıkları hak ihlallerine’ dikkat çekti


İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Marmara Bölgesi’ndeki hapishanelerde yaşanan açlık grevlerine ve tutsakların maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çeken raporunu açıkladı.

Komisyon adına açıklamada bulunan Avukat Ceren Boztoprak, raporu hazırlama sebeplerinin açlık grevindeki tutsakların durumuna dikkat çekmek olduğunu belirterek Bakırköy Hapishanesi’ndeki kadın tutsakların ciddi derecede kilo kaybı yaşadığını, birkaç tutsağın hafıza kaybı ve uykusuzluk problemleri olduğunu aktardı.

Açlık grevindeki tutsakların B12 vitamini alırken B1 vitamininin verilmediğini ve hekim tarafından kontrol edilmediklerini aktaran Boztoprak, yine tutsakların karbonat başta olmak üzere diğer iaşelerin yeterince verilmediği için kantinden satın almak zorunda kaldıklarını, ekonomik bakımdan zorlandıklarını ve idare personelinin durumları kötüleşirse müdahale edeceklerini her fırsatta dile getirdiklerini bildirdi.

Gebze Kadın Hapishanesi’nde ise Öcalan’a yönelik tecridi protesto etmek için hayatına son veren Ayten Beçet’in ismini tutsakların telefonda kullandığı anda telefonlarının kesildiğini söyleyen Boztoprak, bir tutsağın da Öcalan’ın fotoğrafını bulundurduğu için darp edildiğini ifade etti. Çok sayıda tutsağın ortalama 10 kg kaybettiğini dile getiren Boztoprak, hapishane idaresinin avukat görüşünü kamera ile kayıt altına alınmasını dayattığı için artık tutsakların avukat görüşüne çıkmayacaklarını kaydetti.

Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan tutsakların birçoğunda görme bozukluğu, ishal, kilo kaybı, halsizlik olduğunu söyleyen Boztoprak, Silivri Hapishanesi’nde ise tutsakların da genel olarak yaşadığı halsizlik, bazı tutsakların sıvı almakta zorlanması, ışıktan rahatsız olmalarına rağmen gardiyanların geceleri ışıkları açtığını aktardı.

‘Açlık grevi ölmek için yapılmıyor’

Boztoprak, Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan tutsakların genel olarak midede ağrı ve yanma, bulantı, kusma gibi sorunları olduğunu; halsizlik, yorgunluk, el ve ayaklarda uyuşma, kramp, yoğun baş ağrısı, baş dönmesi, göz kararması, düşük/yüksek tansiyon, hassas duygu durumu, bulanık görme, okuduğunu anlayamama, karın ağrısı, eklem ağrıları, kulak çınlaması, sese aşırı duyarlılık, kokulara aşırı duyarlılık, uyku bozukluğu, unutkanlık gibi şikâyetleri olduğunu ifade etti.

Açlık grevi eylemleri ölmek için yapılmadığını vurgulayan Boztoprak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak geride kalan 160 gün içinde 8 kişi yaşamını yitirmiş yüzlerce mahpus ölüm sınırına gelmiştir. Darbe dönemlerinde bile görülmeyen ihlaller ya sessizlikle karşılanır ya da ne yazık ki desteklenir hale gelinmiştir. Hal böyleyken barış talebi ve bir hukuksuzluğun, tecridin sona erdirilmesi talebiyle başlayan eylemlere sessiz kalma devlet ve hükümet yetkilileri için sadece siyasi hata değil, olağan bir hukuk ortamında suç da teşkil etmektedir. Siyasi partilerin, medyanın, sivil toplum kuruluşlarını, hak, adalet ve demokrasi inancını kaybetmeyen kişi ve grupların bu ağır durumu tersine çevirecek girişimlerde bulunmaları tarihi bir sorumluluktur. Tecrit bir an önce kaldırılması, ceza infaz rejimi hukuki hale getirilmelidir.”