Sezai yoldaş şahsında Ekim ayında ölümsüzleşen yoldaşların anmasını gerçekleştirdik. Sezai yoldaş şahsında gerçekleştirdiğimiz Ekim ölümsüzleri anmasına ailesi ve yoldaşları katıldı.
Sezai yoldaşın ölümsüzlüğünün 34. yılında Karşıyaka Mezarlığı’nda gerçekleştirdiğimiz anma Sezai yoldaş şahsında Ekim ve devrim-sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler için saygı duruşuyla başladı, ardından Alınteri adına kısa bir konuşma yapıldı. Anma, Sezai yoldaşın hayat arkadaşı ve yoldaşı Esmahan Ekinci ve Sezai yoldaşı tanıyan yoldaşlarının konuşmalarıyla devam etti. Daha sonrada Köz adına kısa bir konuşma yapılarak anma sonlandırıldı.
Sezai yoldaşın anmasının ardından Atilla Acartürk ve Selma Aybal yoldaşların mezarları ziyaret edildikten sonra mezarlıktan ayrılındı.
Alınteri adına yapılan konuşmada şunlar dile getirildi:
Sezai yoldaşın ölümsüzlüğünün 34. yılında hem Sezai yoldaşı hem de Ekim ayında ölümsüzleşen yoldaşları anmak için buradayız. Aynı zamanda 1917 Ekim Devrimi’nin de 109. yılındayız; bu anlamıyla da bugün burada oluşumuz önemli. 25 Ekim 1981’de Ataman İnce, 1992 14 Ekim’inde Nilgün Gök, 22 Ekim’de Şaban Budak ve Remzi Basalak, 30 Ekimde Sezai Ekinci, 2015 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda Serdar (Maviş) ve İsmail Kızılçay yoldaşlar ölümsüzleştiler.
1992 Ekim ayı sanırım bizim için en ağır geçen aylardandı. Çünkü dört yoldaşımızı ölümsüzlüğe uğurlamak zorunda kalmıştık. Yoldaşlarımızın bize bıraktığı mirasa sahip çıkarak onların mücadelesini, mücadele bayrağını daha da yükselteceğiz.
17 Ekim Devrimi’nin 109. yılında Ekim ölümsüzleşenlerimizi anarken şunu ifade etmek gerekiyor; bu sene dünyanın dört bir yanında birçok ülkede öğrenci gençliğin, ezilen halkların kendilerine dayatılan kötü yaşam koşullarına karşı ayağa kalktıkları bir yıl oldu. Fransa, Almanya, İtalya’da bu eylemler, ayağa kalkışlar devam ediyor. Bizlere düşen ise bu ayağa kalkışları, eylemleri devrim ve sosyalizm mücadelesiyle buluşturabilmek, daha ileriye taşımaktır. Aynı zamanda bulunduğumuz her yerde bu eylemleri ve ayağa kalkışları hem gençliğin hem kadınların hem de işçi sınıfının gündemine taşımak ve yükseltmek için çaba sarf etmeliyiz. Böyle bir sorumluluğumuz var.
Buradan şunu da söylemek gerekiyor, Ekim Devrimi güncelliğini hâlâ koruyor. Ekim Devrimi gerçekleştikten sonra Sovyetler Birliği büyük bir savaşın enkazı altından, toplumsal yıkımın enkazı altından devrimin kazanımlarının neler olabileceğini tarihsel olarak gösterdi. Bizlere düşen sorumluluk ve görevlerin başında ise sosyalizm başarıldığında nelerin gerçekleşebileceğini, fabrika içlerine nasıl değip değiştirebileceğini, kadınlara dayatılan ev içi kölelikten nasıl kadın özgürlüğünün yolunun açıldığını mücadelemizle kadınların, işçilerin, emekçilerin, öğrenci gençliğin ve ezilen halkların gündemine taşıyarak hayal ettiğimiz insanca yaşamın ne anlama geldiğini anlatabilmek ve bunu birlikte mücadele ederek başarabileceğimizi göstermek gibi bir sorumluğun bilinciyle yoldaşlarımıza mücadeleye devam edeceğimiz sözünü veriyoruz.
📍Ankara
🚩Aramızdan ayrılışının 34. yılında Sezai Ekinci yoldaş şahsında Ekim ölümsüzlerini andık https://t.co/HEXC3q9g1b
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) November 1, 2026
Esmahan yoldaş ise konuşmasında, “Hem bir burukluk hem de gururla anıyorum” dedi ve ekledi:
Her dönem yoldaşları düşündüğüm zaman bizim ilk kuruluşumuz döneminde bir yazı çıkmıştı: ‘Çiğnenmemiş yolda yürümek zordur’. O dönem ideolojik tartışmaların çok yoğun olduğu, birçok şeyin tartışıldığı bir dönemdi. Bizim az da olsak ayrı bir yapılanmaya gittiğimizde Osman Yaşar Yoldaşcan, İsmail Cüneyt, Sezai ve Ataman önder yoldaşlarımızın çiğnenmemiş yolda yürüme kararlılığı her dönemdeki yoldaşlarımızda da devam etmektedir. Aslında bu süreçler kendi karşılığımız olan Marksizm-Leninizm’den ayrılmamak, sağlam adımlarla kararlı bir şekilde yürümektir. Bizim için her yol zor olacaktır. Önümüzdeki süreçler de zor olacak. Bizler inandığımız bu yolda devam edeceğiz! Ayrıca ‘devrimci bir odak yaratma’ mücadelesi de çiğnenmemiş yolda yürümenin devamlılığıdır. Bu konuda ısrarcı olmaya devam edeceğiz!

Konuşma yapan diğer iki yoldaştan biri şunları söyledi:
Biz de Türkiye’deki ve dünyadaki devrimci hareketleri ve önderlerini, mücadelelerini, sınıf savaşlarını bu günün geçleri gibi kitaplardan, romanlardan okuduğunda ‘bu kadar da olur mu’ diye düşünüyorduk. 12 Eylül geldiğinde faşist devletin işkence tezgahlarıyla karşılaştığımızda bu işkencelerin ne kadar insanlık dışı olduğunu ve buna karşı direnilebileceğini yaşayarak deneyimledik.
Sezai yoldaş ile aynı dönemde aynı yerde gözaltında işkencelere maruz kalırken Sezai yoldaşın ne kadar direngen olduğunu ise şu cümlelerle anlattı:
Sezai yoldaşa işkence edilirken polislerin ‘bir ses çıkar, bir çığlık at da sesini duyalım’ diye neredeyse yalvardıklarını gördük. Şimdiki gençler de bunları kitaplardan,, romanlardan okuduğunda hayretler içinde ‘bu kadar da olur mu diye karşılıyorlar’ belki ama bunlar gerçek. Biz de canlı şahidiyiz.
Diğer bir yoldaş ise, “mücadele emek ve azim ister, emek olmadan olmuyor” diyerek Şaban Budak yoldaşın sadece bir görüşme için üç gün boyunca yolculuk yapması gerektiğini ve hiçbir zaman yorgunluk göstermediğini dile getirdi.
Köz’den arkadaş ise konuşmasında şunları vurguladı:
Ekim ölümsüzleri Ekim Devrimi’nin güncelliğinin bir göstergesidir. Bu toprakların Ekim Devrimi’nin dalgasıyla yıkanmasıyla on binlerce devrimci filizlendi ve emekçi hareketin öncüsünü oluşturma mücadelesini bize miras bıraktılar. Ne emekçi hareketi bu komünist mirası teslim etti ne de Ekim ölümsüzleri gibi devrimciler bu mücadelelerinden vazgeçti. 20. yüzyılın başından beri bu topraklarda kol gezen tasfiyecilik bu adanmış savaşçıların örgütlü mücadelesini yıkamadı, örgütlerini teslim alamadı. Ekim Devrimi’nin etkisinin önüne set olarak tasarlanmış bu devletin saldırılarına, işkencelerine devrimciler korkusuzca göğüs gerdi. Bizim de onlara borcumuz devrimci odağı yaratmak ve proleter devrim olacak.
Alınteri / Ankara
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!