Aileler Sirkeci Garı’ndan seslendiler: Adalet istiyoruz!



Çorlu Tren Katliamı Aileleri, gerçek sorumluların yargılanması talebiyle başlattıkları Adalet Nöbeti’ni bugün saat 10:00-12:00 arasında Sirkeci Garı’na taşıdılar


Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 8 Temmuz 2018’de meydana gelen tren katliamında hayatını kaybedenlerin aileleri, gerçek suçluların yargılanması talebiyle başlattıkları Adalet Nöbeti’nin bugün Sirkeci Garı’na taşıdılar. Çorlu Tren Katliamı Aileleri, 25 kişinin öldüğü 318 kişinin de yaralandığı katliamla ilgili olarak sorumluluğu bulunanların değil; sorumlular zincirinin en altında yer alan dört TCDD çalışanının yargılanmasını kabul etmediklerini, Bakan’dan müdürüne, şirket yöneticilerinden ihale verenine kadar bu sürecin esas sorumluluğunu taşıyanların yargılanması gerektiğini bir kez daha ifade ettiler.

Sirkeci Garı içinde başlayan ve buradaki kısa bekleyişten sonra Gar önüne taşınan eylemde “Tüm Sorumlular yargılansın! Adalet istiyoruz! -Çorlu Tren Katliamı Aileleri” pankartı açıldı. Basın açıklamasının yanısıra katliamda yakınlarını kaybedenlerin aileleri yaptıkları konuşmalarla acılarını ifade ederek, adalet taleplerini yineledi.

“Rayların üstündeyiz ama rayların altında kalan bir adalet var, biz bunu orada bırakmayacak gün yüzüne çıkaracağız. Elimizde belgeler var, deliller var” denilerek başlayan eylemde konuşan ailelerin hemen hepsi, “Pamukova tren katliamında adalet yerini bulsa, gerçek suçlular yargılanmış olsaydı belki de Çorlu yaşanmayacaktı. Çorlu’daki suçlular yargılanmış olsaydı da belki de Ankara olmayacaktı. Bu tür katliamların bir kere daha yaşanmaması için adalet istiyoruz. Herkes işini düşünerek yapsın, ihmaller olmasın diye adalet istiyoruz” dedi.

Eylemde destek için katılan sanatçı Melike Demirağ ve davayı başından beri takip eden gazeteci Mustafa Hoş ve ailelerin avukatları da kısa konuşmalarla “adalet arayışının” yanında olduklarını ifade ettiler, katliamı ve yargı sürecini teşhir ettiler.

Eylemde aileler adına ortak açıklamayı ailesini kaybeden İsmail Kartal okudu. Okunan ortak basın açıklamasında şu ifadeler öne çıktı:

Bundan yaklaşık 10 ay önce anamız, babamız, eşimiz, çocuklarımız, kardeşlerimiz devletin demiryollarında, devletin treninin altında kalarak can verdi, yüzlercemiz yaralandı. Elim kaza dediler. 10 ay boyunca sesimizi çıkarmadan adliyelerde hakimlerden, savcılardan, bilirkişilerden medet umduk acımızı biraz olsun hafifletsin diye, bir daha böyle katliamlar olmasın diye.

 

“10 ay sonra savcı bula bula bu katliamda sorumluluğu bulunan şirketlerden birinin yönetim kurulu üyesi ve soruşturmanın yürütüldüğü şirketlerden birinin danışmanını bilirkişi diye karşımıza çıkardı”

 

10 ayın sonunda gözümüzün içine baka baka bize yalan söylediler, sürekli bizi oyaladılar. Ne soruşturdukları bir yetkili var ne de gerçek suçluları ortaya çıkarma dertleri var.

 

Bu olayda canlarını yitirmiş aileler olarak artık yeter diyoruz. Oyalamalara, kandırmalara karnımız tok. Başta Ulaştırma Bakanı, TCDD Genel Müdürü, bürokratlar ve üst yöneticiler olmak üzere birçok kişinin sorumluluğu vardır. Gerçek sorumlular bulunana kadar, suçlulara hak ettiği cezalar verilene kadar adliyede, sokakta, meydanlarda, sesimizi duyurabildiğimiz her yerde bu adaletsizliği teşhir edeceğiz, bu hukuksuzluğa izin vermeyeceğiz.

 

Bu adaletsizliğin kabul etmeyen milyonlarca insanın yanımızda, bizimle olduğunu biliyoruz. Bu adaletsizliğin ve kayırmacılığın sizleri de en az bizim kadar öfkelendirdiğini biliyoruz. Bizleri acılarımız bir araya getirdi. Sizlerle acılarımızla değil dayanışma için, güvenli demiryolları için, adaletli bir ülke için, daha güzel bir Türkiye için bir araya gelmek istiyoruz. Hepinizi sesimize ses katmaya, bulunduğunuz her yerde ve her şekilde destek olmanızı, ses vermenizi istiyoruz. Gerçek suçluların ancak bu şekilde ortaya çıkarılacağını beliyoruz.

‘Daha gençsiniz çocuk yaparsınız’ dediler!

Aileler isyanlarını devlet yetkililerinden gördükleri muameleleri ifade ederek haykırdılar.

Anne ve babasını kaybeden İsmail Kartal, “Yetkililer geldi çocuğu kaybeden ailelere ne dedi biliyor musunuz, ‘daha gençsiniz çocuk yaparsınız… Vicdanınız bu kadar mı?” diye konuştu.

Hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel’in dedesi Mehmet Öz de ” Olayın olduğu gece oradaydım. Çamurun üzerine mucur dökülerek yol yapılmaz….. Siz torunlarınızı izlerken ben ağlıyorum. Benim bir tane torunum vardı o da toprağın altında. Adalet nerede adalet” diyerek isyan etti.

Adalet nöbetine destek veren sanatçı Melike Demirağ da “Burada çok ciddi bir vicdan konusu var. Kaza denilen ama kaza olmayan, ihmaller sonucu meydana gelen, buna facia diyoruz, bunun sorumlularının tepeden tırnağa bulunması ve sorumluların hesap vermesini istiyoruz. Ne yazık ki Türkiye’de hesabı verilmemiş yılların acısını çekiyoruz. Geçmişin hesabı verilmediği için bugünkü karanlık daha da büyüyor” dedi.

Ailelerin avukatları da dava sürecindeki kayırmacılığı, hukuk ihlallerini teşhir etiler.