Polis ve özel güvenlikçiler metroda epilepsi nöbeti geçiren Yeni Yaşam gazetesi dağıtımcısı Hasan Ceyhan isimli genci kapattıkları odada 1 saat boyunca dövdüler, hakaret edip, tehditlerde bulundular. Polisin Halfeti ve Ankara’daki işkence haberlerine eklenen bu haber, “insan hakları” maskesinin rejime dar geldiğini, ‘90’lardaki yöntemlere sistematik bir geçiş yapıldığını göstermektedir. O kadar ki, artık muhalif gazetelerin dağıtımını yapmak bile suç sayılmakta, polis bu kanunu sokak ortasında keyfince yazmakta, hatta kent merkezlerindeki metro istasyonları özel güvenlikçiler ve polis eliyle işkence merkezine dönüştürülebilmektedir!
Yeni Yaşam’ın haberine göre , epilepsi hastası Hasan Ceyhan Taksim’e gelmek üzere Yenikapı’dan metroya bindi. Baygınlık geçirmesi nedeniyle metrodan Gayrettepe’de inebildi. İstasyonda sağlık görevlileri de onu bekliyordu. Sağlık görevlileri onunla ilgilenirken polisler çantasını karıştırdı ve Yeni Yaşam gazetesini gördü. O andan itibaren her şey değişti. Sağlık görevlileri hastaneye gitmesine gerek olmadığını söyleyerek dışarı çıkıp hava almasını söyledi. Ancak polisler ve özel güvenlik görevlileri tarafından bir odaya götürüldü. Sandalyede oturduğu sırada bir polisin saldırısına uğrayan Ceyhan yaşadıklarını “Orada oturttular beni. Daha sonra bir polis geldi bir şey demeden yüzüme tokat attı. Ben de rahatsızlığım olduğu için ani bir refleksle karşılık verdim. Ondan sonra odada bulunan metro güvenlikçisi ve 2 polis bir saatten fazla beni darp etti.” diyerek anlattı.
Polis ve metro istasyonunun güvenlikçilerinin kendisine sürekli hakaretler ettiğini dile getiren Ceyhan, şöyle devam etti: Polisler sürekli bana ‘terörist, vatan haini, sizin kafanıza sıkacağız, Suriye’ye gidin, silah al dağa çık’ gibi sözler söyledi. Yine anneme kadar aileme hatta dinime kadar küfür ettiler. Yeni Yaşam gazetesinin yasaklı olduğunu söylediler. Gazetenin Kandil’in gazetesi olduğunu, gazetede çalışan kişilerin beni kandırdığını ve topladıkları paraları başka yerlerde yediğini söylediler. Telefonumu da kurcaladılar. Telefonda fotoğrafı bulunan bir arkadaşımın Kandil’in kadrosu olduğunu, kendisinin sürekli Gazi mahallesinde dolaştığını ve kendisini tanıdıklarını söylediler. Orada bulunan güvenlikçi ise polise, ‘Bunlar vatan hainidir. İzin ver kafasına sıkayım’ gibi şeyler söyledi.
Polislerin kendilerinden şikayetçi olmaması için kendisine zorla bir kağıt imzalattığını söyleyen Ceyhan, “Şikayetçi olmamam için bana baskı uyguladılar. ‘Terörle Mücadele Polisleri buraya geliyor. Üç harfliler geliyor’ diyerek beni korkutmaya, bunun üzerinden tehdit etmeye çalıştılar. Yine Selahattin Demirtaş’a da hakaret ettiler. En büyük teröristin Demirtaş olduğunu söylediler. Telefonumu kurcalayan bir polis sosyal medyada Can Dündar’ı takip ettiğimi gördü. Bana ‘bu karaktersizi neden takip ediyorsun. Bu vatan hainidir’ gibi sözler kullandılar” ifadelerini kullandı.
Hastaneye gidip rapor aldığını ifade eden ve kulak zarında patlama olduğunu belirten Ceyhan, polisler ve güvenlikçi hakkında şikayetçi olacağını belirtti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!