Pazar, 16 Ağustos 2026

Rojava işgal planının masada olduğu şantajı sürüyor



Sağlık Bakanlığı, TSK tarafından ‘Suriye’ye planlanan operasyon’ nedeniyle doktorların izinlerini iptal ettiğini, doktorlara iki ilde geçici görev verildiğini duyurdu


Aralık ayından beri “Fırat’ın doğusuna operasyon” tehdidi savuran ve ardı ardına askeri yığınak yapan rejim, bir türlü muradına eremedi. En son ABD’yle anlaşma imzalayarak, ortak devriyeleri başlatmak zorunda kaldı. Ama sanki o anlaşmanın içeriğini bilmiyormuş gibi bu sefer de kendisiyle de çelişecek şekilde kalkıp, “ben bunu istemiyordum ama” demeye başladı. İşi daha ileri götürerek “istediklerimizi yapmazsanız biz kendimiz operasyon yaparız” demeye vardırdı. En son Erdoğan, ABD’ye 15 gün süre verdi.

Savaş-işgal tamtamlarının gürültüsünün arttığı bu dönemde Sağlık Bakanlığı’nın TSK tarafından ‘Suriye’ye planlanan operasyon’ nedeniyle izinleri iptal ettiği, doktorlara iki ilde geçici görev verdiği açığa çıktı!

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yazılan yazıda 19 ilden Şanlıurfa ve Mardin iline geçici görevlendirme yapılması istendi. Yazıda, “Şanlıurfa/Mardin İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı sağlık tesisleri emrine Türk Silahlı Kuvvetleri Tarafından Suriye bölgesine planlanan sınır dışı askeri harekat kapsamında sağlık hizmetlerinin yürütülmesi için yapılan organizasyona destek vermek amacıyla resen görevlendirilen personelin 20/09/2019- 20/10/2019 tarihleri arasında görevlendirme onayları ekte gönderilmektedir. Bilginizi ve gereğini arz ederim” denildi. Genel Müdür Yardımcısı İsmail Kaya tarafından yazılan yazı il müdürlüklerine gönderildi.

Her zamanki gibi “ne koparırsam kardır” mantığıyla devreye sokulan bu operasyon şantajının şantaj olarak kalmaması da mümkün. Keza bunu kışkırtan güçlerin sayısı hayli fazla. Fırat’ın Doğusu denilen Rojava bölgesini baştan başa Türkiye topraklarına katmak, bunu da “milli güvenlik” bahanesiyle yutturmaya çalışmak için çırpınan bu güçlerin başını da bizzat AKP içindeki çeşitli cengaverler (!) çekiyor. Onlara göre ABD Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile el ele vererek (tabi bir de İsrail var!) önce Fırat’ın Doğusu’nu kontrol edecek, ardından sıra Türkiye’nin kendisine gelecek!

Sağlık Bakanlığı’nın “Suriye’ye planlanan operasyon” şeklinde ifadelendirdiği bu saldırganlığın tek başına şantaj sınırlarında kalmama olasılığı da mevcut. Türkiye’nin önce küçük de olsa bir yarık açıp, arkasından o yarıktan daha fazla ilerlemeyi esas alan o sinsi yaklaşımı değişmedi keza. ABD ve Rusya arasında sürdürdüğü cambaz oyununun -gelinen noktada kolları düşmüş de olsa- şımarıklığıyla ‘alanımı daha fazla ne kadar genişletirim’e oynamaktan vazgeçmesi öyle kolay değil. O açıdan da “15 günlük süre veriyoruz” celallenmelerinin bir şantajdan daha fazlasını ifade ettiğini, ancak bu sefer işin Efrîn’deki kadar kolay olmayacağını belirtmek de gerekiyor.

Onun bu cambazlıklarının, yayılmacı-işgalci hayallerinin faturasıysa belli. Suriye’de bugüne kadar döndürdüğü dolapların faturasının daha da ağırlaşmış biçimde işçi ve emekçilerin sırtına yüklenmesi, şovenizm zehriyle halkların daha fazla düşmanlaştırılması, savaş tamtamları altında daha fazla zulüm ve daha fazla yağma-sömürüdür! Durduracak tek adres de bu bilinçle örülecek işçi ve emekçi barikatıdır!