285. hafta açıklaması



İHD Ankara Şubesi Hasta Tutsaklar İnisiyatifi, 285. haftasında Sincan I Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan yaşlı ve hasta tutuklu Kazım Avcı’nın durumuna dikkat çekti


İHD Ankara Şubesi Hasta Tutsaklar İnisiyatifi, 285. haftasında Sincan I Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan yaşlı ve hasta tutuklu Kazım Avcı’nın durumuna dikkat çekti. İHD MYK’sından Nuray Çevirmen yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

Hasta mahpuslar konusu bu ülkenin en büyük ve neredeyse en görünmez hale getirilmeye çalışılan sorunlarından bir tanesidir. Bir ülkenin nasıl olduğunu anlamak için cezaevleri rejimine bakmak yeterli olacaktır. Bugün ceza içinde ceza uygulanmaya çalışılan, şiddetin, baskının olduğu ve her kazanılmış her türlü hakkın yasaklandığı yerler haline gelmiştir. Cezaevlerinde hasta mahpuslara kendilerinin tabiri ile yavaşlatılmış ölüm dayatılmaktadır. 

Bu hafta Sincan 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevinde kalan yaşlı ve hasta mahpus Kazım Avcı’nın durumunu ele alacağız. 12 Şubat’ta sağlık sorunlarını ve yaşadığı sıkıntılarını anlatmıştır. Bu beyanlarına göre: Cezaevinde tekli olarak tutulmaktadır. Kalp, şeker ve tansiyon hastasıdır. Ağır prostat rahatsızlığı olduğu için iki türlü ilaç kullanmaktadır. Aşırı şekilde terleme sorunu yaşıyor. 12 yaşında geçirdiği tren kazasından dolayı sol bacağı kalçadan itibaren kesiktir ve sol bacağı tamamen protezdir. Omurlarındaki fıtıktan kaynaklı iki kez ameliyat geçirmiştir. Doktorları üçüncü kez ameliyat olamayacağını, ameliyat halinde ise felç kalabileceğini söylemişlerdir.

Cezaevinde tekli hücreye konulduktan sonra hiçbir ihtiyacını tek başına gideremediğini ve hareket edemediğini, temizliğini yapamadığı için hücrenin kötü kokmaya başladığını ve bulunduğu yeri böceklerin bastığını, kötü kokunun avukat görüş yerine kadar gelmesinden dolayı cezaevi idaresinin rahatsız olduğunu ve tek başına kalamaz raporu alındığını, damadının da aynı cezaevinde olmasından kaynaklı olarak kendisi ile aynı hücreye konulduğunu anlatmıştır. Damadının kesinleşmiş hükmü olmamasına rağmen ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olmamasına rağmen aynı koşullarda tutulmaktadır. 

F Tipi olan cezaevinde alt katta mutfak olarak adlandırılan yerde kalmaktadır. Çünkü sayımlar ayakta ve dışarıda kameranın kendisini görecek şekilde yapılmakta, sayımdaki uygulama esnetilmemekte, kendisi de sayımda ayakta tutulmaktadır ve çok zorlanmaktadır.

Devlet Hastanesinden yüzde 72 engelli raporu almıştır. Sonrasında da özel bir hastaneden yüzde 68 engelli olduğuna dair aldığı raporu bulunmaktadır. Bu raporlardan kaynaklı olarak İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevki yapılmış ancak idarenin kendisini tek kişilik koltukta kelepçe ile oturtulduğu tekli ring aracı ile götürmeye çalışması üzerine Adli Tıp Kurumuna gitmek istememiştir. Adli Tıp Kurumuna neden gitmek istemediği sorulduğunda; kendisinin omurlarında fıtık olduğunu, sürekli hareketsiz kalmaması gerektiğini, yatarken bile yarım saatte bir pozisyon değiştirdiğini, uzun süre oturursa ömür boyu felç kalacağını, doktorların kendisine üçüncü bir ameliyat şansı olmadığını da söylemelerinden dolayı Adli Tıp Kurumuna tekli ring aracı ile gitmeyi reddettiğini ifade etmiştir. Dışkapı hastanesine uzak olmasına rağmen tekli ring aracı ile 2-3 kez gitmiştir, ayrıca Sincan Cezaevi Kampüs Hastanesine dahi tekli ring aracı ile götürülmüştür. Her seferinden bu ring araçlarında 3-4 saat bekletildiğinden dolayı döndüğünde 2 gün hasta yatmasından kaynaklı olarak hastanelere gitmek istememektedir. 

Cezaevinde Fizik Tedaviye gittiği doktoru kendisine, sağ bacağında kemik erimesi ve kireçlenme olduğunu söylemiştir. Hastaneye götürülürken ce cezaevine girerken protezinin çıkarıldığını, sürekli kendisinin oturtulup pantolonun çıkartıldığını, bunun niye yapıldığını sorduğunda ise “protezinin içine bir şeyler koyabileceğini” söylemişlerdir. Cezaevinde koğuşunda iken de protezinin içine 2-3 kez bakılmış ancak girerken ve çıkarken yine protezinin içine tekrar bakılmakta ve her seferinde çıkarmasından kaynaklı olarak çok zorlanmaktadır. Sürekli olarak ve aşırı derecede terlemesinden kaynaklı olarak yanında kalan kişinin kendisinden rahatsız olmaktadır. Bu terleme konusunda doktora gittiğinden herhangi bir şey bulamamışlardır. 

Kazım Avcı’nın tek kişilik hücrede tutulma uygulamasından kaynaklı olarak televizyonu elinden alınmış, televizyon kullanmanın yasak olduğu söylenmiştir.

Yaşından ve ağır hastalıklarından kaynaklı olarak yaşamı adeta bir eziyete dönüşmüş durumda olan Kazım Avcı’nın hastane sevkleri ambulans tipi araçlar ile yapılmak zorundadır. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün belirttiği üzere durumu uygun olmayan hasta mahpuslar tek kişilik ring araçlarıyla sevk edilemezler denmesine rağmen cezaevi idareleri buna uymamaktadır. Kazım Avcı’nın Adli Tıp Kurumuna sevki vakit kaybetmeden ambulans tipi araçla yapılmalıdır. Bacağı protez olmasına ve fıtıktan kaynaklı ameliyat olmasına rağmen sağlam kişilere uygulana sayım uygulanmasından vazgeçilmelidir. Cezaevinde kalamayacak kadar hasta olan mahpusun cezası ertelenmeli ve serbest bırakılmalıdır.

Bizler, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 285. Haftada, Hasta Mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye ve ağır hasta mahpuslar serbest bırakılıncaya kadar dile getirmeye, çözüm talep etmeye kesintisiz olarak devam edeceğiz.

HASTA MAHPUSLARA ÖZGÜRLÜK İNİSİYATİFİ

Çevirmen’in ardından basın açıklamasına katılan HDP Siirt Milletvekili Meral Barış Beştaş ise, “Çok bilinen bir kavram var; cezaevleri bir ülkenin aynasıdır. Evet, Türkiye’nin de aynasıdır ve bu aynada ölüm var, işkenceler var ve cinayetler var. Bu ülkenin adalet bakanı, içişleri bakanı, cumhurbaşkanı göz göre göre insanların yaşamını yitirmesine sessiz kalıyor ve aksine Madımak yükümlüsü madımak sanığı Ahmet Turan Kılıç’ı affedebiliyor. Ahmet Turan Kılıç’ı affeden Cumhurbaşkanı birçok tutsağın ölüme yaklaşmadığını bilmiyor olamaz, bu bir siyasi tercihtir. Bu bir siyasi karardır ve o sıfatı kesinlikle hak etmiyor. Ahmet Turan Kılıç’ı bırakanlara açık çağrı yapıyoruz: Her gün cezaevlerinden cenaze çıkmasını kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Hasta tutsaklara özgürlük hemen,” diye konuştu.