Üretime değil 2 gün 2 saniyelik ara verilmesine bile tahammülleri yok!



TİSK Çalışma Bakanlığı’na geçen hafta apar topar alınan sokağa çıkma yasağının yarattığı kayıpları nasıl telafi edeceğini sormuş, Bakanlık da yol göstermiş


Salgın burjuvazinin azami kar hırsının nasıl bir vampirlik anlamına geldiğini de açıkça gösterdi. İşçiye bir kuruş fazla ödemeye ya da planladığı üretimin bir milimlik aksamasına bile tahammül edemeyen bu vampirler sürüsü, geçen hafta sonu (11-12 Nisan) ilan edilen sokağa çıkma yasağına devletleriyle birlikte hazırlıksız yakalandıkları için zorunlu olmayan hizmet ve mal üretimi durmuştu. Çarkların böyle aniden durmasının acısı içlerine oturdu.

Temsil ettiği burjuvazinin çıkarlarını merkeze koyarak salgınla mücadele stratejisinin temeline üretimin devamını koyan devlet, geçen hafta bu stratejiyle de çelişecek şekilde apar topar aldığı sokağa çıkma yasağı kararının telafisini bu hafta kendi genelgesiyle de çelişerek zorunlu olmayan mal ve hizmet üretim alanlarına da özel çalışma izinleri çıkarttırarak gerçekleştirdi.

Gerçi patronlar bu ani kararın yarattığı kayıpları işçilerin sırtına yıkarak gani gani çıkardılar, birçok yerde işçilerin yıllık izinlerinden yenildi, mesailer arttırıldı ya da kullanmadıkları izinler kullanılmış gösterildi.

Fakat buna rağmen bu fiili vampirliklerine devletin sunduğu yasa ya da karar örtüsü giydirmekten vazgeçmedikleri anlaşılıyor. TİSK’in Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yaptığı başvuru ve verilen yanıt bunun ifadesi. “Bu kayıplarımızı nasıl telafi edeceğiz?” diye soran TİSK’e Bakanlık “telafi çalışma hakkınız var, kullanın” yanıtı veriyor.

TİSK’in 13 Nisan 2020 tarihli dilekçesine hızla yanıt veren Bakanlık şunu ifade ediyor:

Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 64. Maddesinde ‘Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayramlar ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebiyle kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren 4 ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar arttırmaya yetkilidir. Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde 3 saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.” Hükümleri yer almaktadır.

 

Bu kapsamda, anılan yasal düzenlemede aranan şartların oluşması halinde telafi çalışması yaptırılabileceği değerlendirilmektedir.

Sokağa çıkma yasağının hemen ertesinde Bakanlığa başvuran ve ışık hızıyla bu yanıtı alan TİSK ve burjuvazinin tüm bileşenlerinin telafi çalışmaya bile tahammül edemedikleri, işi daha kısa yoldan çözmek istedikleriyse sonrasında mülki idarelerden aldıkları izinlerle fabrikaları açtırmalarından anlaşılıyor.

Ama Bakanlığın yasalardaki “haklarını” hatırlatan bu yanıtı da ne olur ne olmaz bir kenarda bekletiyorlar. Hizmet ve mal üretimi yapılan sayısız işletmenin salgının hemen ertesinde uğradıkları tüm kayıpları üretim zorlamasıyla tamamlamaya, işçi çıkarmalara giderek kalan işçilerin canına okumaya hazırlandıklarıysa sır değil.

İşçi sınıfı buna seyirci kalacak mı, mesele bu…