Zehra Çaldağ
15 maddeyi içeren bu yazı Sağlık Bakanlığı’ndan geldi.
15 maddeye göre covid-19 çıkan marketlerdeki çalışanlar yakın temaslı değil temaslı sayılacak ve çalışmaya devam edecek. “Bizler aynı mutfağı, masayı, sandalyeyi, kasayı ve lavaboyu birlikte kullanıyoruz” diyor @Şokişçileri twitter hesabında…
Sanırım, “Zaten hepinizde virüs vardır ve birlikte çalışmanızda hiçbir sakınca görmüyoruz” anlamına geliyor bu. Sürü bağışıklığı mantığının başından beri hakim olduğunu da gösteriyor.
Koronavirüs salgının resmi olarak açıklandığı ilk günlerde de dile getirmişlerdi, daha sonra hayata geçirdikleri için bir daha lafını bile etmediler. Alınan sözde önlemlere baktığımızda bunu açıkça görmek mümkün. Bir taraftan sermaye için yaratılan ve sunulan olanak ve imkanlar diğer tarafta “EVDE KAL” çağrıları… Ama nasıl kalınacağı yönünde herhangi bir açıklama, öneri olmazken zorunlu olmayan işkollarında bile ‘üretim asla durmamalı’ diyerek yüzlerce, binlerce, onbinlerce çalışanın hayatının aslında ne kadar önemsiz olduğunu itiraf ediyorlardı.
Uygulanan saçma-sapan sokağa çıkma yasaklarında bile patronlara özel çalışma izinleri verilerek aslında sürü bağışıklığı mantığını hayata geçirip ölen ölür kalan sağlar bize yeter demek istiyorlar. Milyonlarca işsiz, aç, yoksul üniversiteli genç, kadınlar, çocuklar var. Onların kanı, canı, enerjisi daha taze…
Çocuk demişken, 20 yaş altında olanlara sokağa çıkma yasağı getirmişlerdi ya ama çalışan işçi çocuklarını sanki virüs onlara bulaşmıyormuş gibi 24 saat sonra yeni bir genelgeyle “çalıştıklarını belgeleyenler hariç tabii ki” dedilerdi hatırladınız mı?
Evet mantıkları tam anlamıyla sürü bağışıklığı mantığı, başka bir şey değil. Ama merak ediyorum doğrusu hangi cins sürü olduğunu sanıyorlar bu halkın, işçilerin ve emekçilerin… gerçekten merak ediyorum bunu. Çünkü sürü genelde -onlardan özür dileyerek söylüyorum- hayvanlardan oluşur da o nedenle. Ama onlar da kendi aralarında ayrılarlar. Büyükbaş, küçükbaş, memeli, memesiz, uçan, uçmayan, suda yaşan, hem suda hem karada yaşanlar sürüngenler gibi…
Hangi cins sürü olduğumuzda söyleseler çok iyi olurdu. Ama her tür hayvanın hem kendini koruma hem düşmanını yok etme girişiminde bulunacağı ve yeri geldiğinde bütün cinsler ve türler arasında iletişim kurduklarını da unutmamaları gerektiğini belirtmek isterim. Hem kendilerini hem başka cinslerini koruyup kollama, sahip çıkma içgüdüleri vardır. Bunları tv’lerde ‘ah canım’ diye izlediğimiz bazı haber programlarında ve belgesellerde özenerek izlediğimizi unutmamak gerekir.
Bu virüs salgını nasıl ki ağzı dili olmadığı sanılan doğanın talan edilmesine, yakılıp, yıkılmasına, beton yığınlarına dönüştürülmesine karşı yaşadıkları krizinin üstüne bir de virüs kriziyle barbar kapitalistleri çıkmaza soktuysa, sürü bağışıklıyla kaderine terk edilenler de burjuvazinin çıkmazını büyütecekler. Birbirleriyle el ele vererek dayanışarak ve bilinçlenerek burjuvaziyi tarihin çöplüğüne gönderecekleri gün gelecek!
Gerçek adalet işte o gün mahkemesini kuracak ve bu zalim, insanlık düşmanı kapitalist barbarlara cevabını verecek!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!