Koronayı değil, toplumu kontrol etme yasağı!



Ankara’dan sonra Çorlu ve Adana’da yaşanan gelişmeler işçiler çalışırken ilan edilen bu garip yasağın muradının koronayı değil, toplumu kontrol etmek olduğunu açıkça ortaya koyuyor.


Korona salgınının bulaş hızını düşürmek-salgını kontrol etmek için ilan edildiği söylenen ve sadece işçilerin muaf tutulduğu sokağa çıkma yasaklarının esas mantığının ne olduğu asker-polis ve bekçilerin sergiledikleri saldırganlıklarla giderek netleşiyor.

Koronanın kontrolü için toplumsal ihtiyaçların karşılanması açısından devam zorunluluğu olan üretim alanları dışındaki tüm işkollarında üretimin en azından 15 günlük de olsa durdurulması kararı al(a)mayanlar, hafta sonu ve bayramlarda ilan ettikleri sokağa çıkma yasaklarıyla büyük kentleri dev hapishanelere dönüştürme ısrarını sürdürüyorlar.

İşçileri kapsamayan yasak, çöp dökmek için evinin önüne çıkan ya da evinin önünde oturan insanlara karşı terör estirmenin aracına dönüşüyor. Devletin halk üzerindeki sopası olan “kolluk güçleri” bu yasak kararlarını katı bir denetim, kontrol aracı olarak kullanıyorlar.

Bu tutumlarıyla korona bahanesiyle nasıl bir despotluğun, denetim ve kontrol sisteminin yaratılmaya çalışıldığını da açıkça gösteriyorlar.

Sadece birkaç örnek bile bu açıdan yeterince çarpıcı:

Çorlu’da evinin önünde oturmaya polis linci, hakaret!

Tekirdağ Çorlu’ya bağlı Silahtarağa Mahallesi’nde çok sayıda polis, Dursun Gültaş isimli emekçiye evinin önünde oturuyor diye hakaret ederek, içeri girmesini istedi. Gültaş polisin bu üslubunun yakışık almadığını söyleyince polis saldırısı gerçekleşti, ailesinin de darbedildiği, coplandığı görüntülerde, yere yatırılarak ters kelepçe takıldığı görülüyor.

Devletin iradesine karşı çıkmak olarak okunan evinin önünde oturmaya dönük bu saldırganlık Gültaş’ın komşusu olduğu anlaşılan Ali Osman Önder tarafından videoya kaydedildi. Aileye terör estiren polise “ne yapıyorsunuz?” diye tepki gösteren Önder’in de görüntü almaya çalışmasının engellendiği belirtiliyor.

Takviye polis ekiplerinin de olay yerine geldiği görülen görüntülerde polisin düşmanca tutumu korona bahanesiyle nasıl bir toplum yaratılmak istendiğinin de resmi oluyor.

Görüntüleri Youtube kanalı ve sosyal medya hesabından paylaşan Ali Osman Önder isimli kullanıcı şunları belirtti:

Dursun Gültaş. Aslen Sinoplu. Kendi halinde bir gariban. Tek suçu evinin önünde oturması. Görgü tanıklarının iddiasına göre, Tekirdağ Çorlu’da silahtarağa mahallesinde evinin önünde otururken devriye gezen bir polis kendisine, ‘Şerefsizler içeriye girsenize’ diye bağırıyor. Vatandaş da polise, ‘Bu üslup devletimizin polisine yakışmıyor’ diye tepki gösterince, polis ‘Kes sesini lan’ diyerek Dursun Gültaş ve ailesine girişiyorlar. Tam 4 araba ekip ailenin tamamını dövüyorlar. Görüntüyü çeken kişi fark edilince ellerinden görüntüyü almak için onun da peşinden bulunduğu yere gidiyorlar. Polis devletimizin polisidir. Polisin bu davranışı kabul edilemez. Her daim polise, askere dua eden bu millete bu zulüm yapılmamalıdır. 

Bu görüntülerden sonra Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü de Ankara EM gibi bir açıklama yapacaktır. Ankara’da da evinin önünde çöp dökmeye çıkan vatandaş bekçiler tarafından darbedilmiş, saldırı takviye kuvvetlerle aileye doğru genişletilmiş, gaz sıkılmış, ters kelepçe takılmıştı. Olay basına da yansıyınca emniyet “külliyen yalan, siyasi hesaplar var” manasında bir açıklama yapmıştı!

Adana’da sokağa çıkma yasağı ihlaline karşı polis havaya ateş açtı

Adana’nın Yüreğir ilçesinde polis, sokağa çıkarak bayramlaşan insanları havaya ateş açarak kovaladı. Olay, Yüreğir ilçesinin 19 Mayıs, Anadolu ve Başak mahallelerinde gerçekleşti.

Bahsi geçen mahallelerde insanların sokağa çıkması üzerine, polis havaya ateş açarak kovalamasının ardından sokağa çıkma yasağına uymadıkları iddiasıyla insanlara para cezası kesti!

Adana’da daha önce polis Suriyeli bir genci sokağa çıkma yasağına uymadığı ve dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle katletmişti.

Aynı Adana’da yasak günlerinde damlardan uçurtma uçurulmasını da yasaklamıştı!