Cuma, 17 Temmuz 2026

Ücretsiz izin demek düşük ücret dayatması ya da başka şeyler demek!



“İşten çıkarmayı yasakladık” denilerek pazarlanan ve işçiyi aylık 1177 TL’ye mahkum eden ücretsiz izin uygulaması patronlar tarafından düşük ücret dayatmasının aracı yapılıyor, işçi bunu kabul etmezse tazminat hakkından yararlanamıyor!


Göğüslerini gere gere “Kısa çalışma konusunda kolaylık sağlanarak, 3.7 milyon işçiye mart-haziran döneminde genel sağlık sigortası primleri ile birlikte 14 milyar lira destek sağlandı” diyorlar. Şimdi süresi 30 Haziran 2021 tarihine kadar uzatılması için Meclis’e getirilen ve adına “işten çıkarmayı yasakladık” denilerek pazarlanan ücretsiz izin uygulaması için de aynı fondan 1.7 milyon işçiye 2.8 milyar lira tutarında ödeme yapıldı. Kısacası pandemi sürecinden bu yana sözkonusu fondan 15,7 milyar civarında bir para harcanmış ve bu birilerinin lütfuymuş gibi pazarlanmaya devam ediyor.

Bu arada Meclis’teki son torbaya konulan bir maddeyle kısa çalışmadan ve ücretsiz izin uygulamasından yararlanan patronlara, bu işçileri normal çalışmaya geçirmeleri halinde işçi başına ayda 868 liraya kadar prim desteği sağlanacak! O desteğin kaynağının da işsizlik fonu olduğunu söylemeye gerek yok.

İşçilerin günlük 39 TL’ye talim ettiren ve “işinizi koruyoruz işte, neyinize yetmiyor!” demedikleri kalan ücretsiz izin ya da sözümona işten atmanın yasaklanmasının patronlar açısından sadece aktarılan paralarla ihya edilmek anlamına gelmediğini, ücretsiz izne çıkardıkları işçileri ya başka bir ücret ödemeden çalıştırdıkları ya da daha düşük ücretle çalışmaya zorladıkları anlamına da geldiği sayısız örnekle biliniyor.

İşçinin haklı fesih hakkı ücretsiz izin uygulamasıyla gasbediliyor

Bu yasakla patronlar istediği işçiyi ücretsiz izne ayırabiliyor. Normalde rızası dışında ücretsiz izne çıkartılan işçi, bunu haklı fesih sebebi yaparak iş akdini feshettiğinde kıdem tazminatını alıp işten ayrılabiliyor. Ancak, işten çıkarma yasağı döneminde ücretsiz izne çıkartılan işçi bu durumu haklı fesih sebebi yapamıyor. Normal çalışırken aldığı ücret ne olursa olsun, ücretsiz izne çıkartıldığında sadece 1.168 TL ile yetinmek zorunda kalıyorlar.

İşçiler, kıdem tazminatlarını yakmamak için ya bu ücret ile çalışmaya devam etme, ya da kıdem tazminatını işverende bırakıp işten ayrılma ikilemine düşüyor. Diyelim ki patron “iyi niyet” gösterererek işçiyle anlaşıp, kıdem tazminatını ödedi, bu sefer de işçi işsizlik maaşı alma hakkından oluyor!

Ücrette indirim fırsatı doğdu

Patronların bu “yasağı” işçinin aldığı günlük 39 TL (aylık 1177 TL!) dışında herhangi bir ödeme yapmaksızın onu çalıştırmak biçiminde kullanabiliyor!

İşin bir yanını bu oluştururken diğer yanını da Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın da haberleştirdiği gibi, patronların bu durumu işçinin daha düşük ücretle çalışması yönünde bir baskı aracına dönüştürmesi oluşturabiliyor.

Kıvanç’ın haberini dayandırgığı bir iş güvenliği uzmanı, bazı ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin (OSGB) kısa çalışma sırasında hem devletin verdiği destekten yararlanıp, hem de kısa çalışmaya gönderdiği elemanların yerine daha düşük ücretle çalışan yeni eleman aldıklarını belirtti. Ayda 4 bin 250 lira ücretli uzmana işverenin, “3000 liraya çalışmayı kabul edersen gel başla, kabul etmezsen ücretsiz izne devam edersin” diye tekliflerde bulunduklarını ifade etti.

İş Kanunu’na göre, patron işçinin rızası olmadan ücrette indirim yapamaz. İşçi, patronun ücrette indirim talebini 6 iş günü içinde yazılı olarak kabul etmezse teklif reddedilmiş sayılıyor. Patron buna rağmen ücrette indirim yaparsa, işçi açısından iş akdini haklı fesih sebebi ortaya çıkar. Haklı fesih yapan işçi kıdem tazminatını alıp ayrılabilir.

İşten çıkarma yasağı döneminde patrondan ücrette indirim talebini alan işçi ise ya teklifi kabul edecek, ya da ücretsiz izne çıkartılanlara verilen ayda 1.168 lira nakdi ücret desteği ile yetinecek.

İşten çıkarma yasağı ve yasak süresince patrona tanınan işçiyi ücretsiz izne ayırma hakkı 17 Ağustos’ta sona eriyor. TBMM gündeminde bulunan yasa teklifi ile işten çıkarma yasağı 30 Haziran 2021 tarihine kadar uzatılabilecek.

İş sağlığı ve güvenliği OSGB’lere emanet

Kanuna göre, tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerleri ile 50’den fazla çalışanı bulunan az tehlikeli iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu bulunuyor. İşveren bu amaçla personel çalıştırabileceği gibi, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet satın alabiliyor. OSGB’lerde istihdam edilen iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, iş yerlerinde olası risk ve aksaklıkları belirleyip, tedbir alınmasını sağlamakla görevli kılınıyor. Nispeten yüksek ücretle çalışan nitelikli uzmanların yerini deneyimsiz uzmanların alması, iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından riski de artırıyor.