Albayrak’tan pespaye “aforizmalar”!



Günler sonra piyasaya çıkan Berat Albayrak mevcut krizi her zamanki gibi inkar ederek, “Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz mu var? Dolarla bir işiniz var mı?” diyebildi!


Doların 7,33’e, evronun 8,66’ya dayandığı bu koşullarda günlerdir ortalıkta görünmeyen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ahmet Hakan’ın CNN Türk’teki Tarafsız Bölge programına katılarak akıl dışı bir “performans” sergiledi. Bol bol mimik yapan, yapay kahkahalar fırlatan, ezberlenmiş hareketlerin o itici yapaylığıyla demagoji sanatının (!) bile deyim yerindeyse “içine eden” Albayrak’ın bu performansının sedası sosyal medyada devam ediyor.

Doların yükselişinden enflasyona, işsizlik oranlarından işgalci-militarist politikalara, yerine bir şey konulamayan fakat ıskartaya çoktan çıktığı tescillenmiş olan neoliberal vampirliğe “devrim” övgüsüne kadar her dalda “aforizma” yumurtlamaya kalkışan Albayrak’ın programdaki her kelimesi, her davranışı uluslararası sermayeye açık çek vermek üzerine kuruluydu. Ne halkın kaygıları ne birikmiş tepkiler karşısında kendilerini diken üstüne oturtan korkular ne o ne bu… Programın esas amacı o sermaye kesimlerine seslenmekti. Halkın aklıyla dalga geçmek pahasına onlara “gelin burası bir sömürü cenneti, paranız da değerli, istediğiniz yatırımı yapın” mesajı vermekti.

Bir uçurumun kenarına gelmiş olanların lakaytlığı kadar bu uçurumdan ancak bu peşkeş çekmeyle kurtulabileceğini düşünenlerin utanmazlığıydı sözkonusu olan.

Halkın aklıyla, bilimsel gerçeklerle dalga geçerken kendi zavallılığını, ederini de ortaya koyan Albayrak, sanayi üretiminden elektriğe, petrolden borcu halka zimmetlenmiş köprülere-otoyollara, 430 milyar dolarlık dış borçtan aklımıza gelebilecek hemen tüm tüketim kalemlerine doğrudan etkide bulunan kurlarla ilgili bu “rahatlığı” aynı zamanda kendilerinin de bir “kriz ve spekülasyon lobisi” gibi çalıştıklarının itirafı gibiydi. Öyle ya kamu bankalarından yandaşlarına düşük kurla milyarlarca dolar satan kendileri değil miydi?!

Halkın canına okuyan bu krizi “sizi ne ilgilendiriyor ki?” manasına gelen sözlerle yüksek politika katında (!) tartışmaya açtığını sanan Albayrak’a bu pervasız cümleleri kurduransa demagoji bile ol(a)mayan bu cümlelerin giderinin olduğunu düşünmesi sanırız. “Ne verirsek yer bu millet” anlayışının bunca yakıcı bir konuda bu denli lakayt bir tutumla dillendirilmesinin başka bir izahı olamaz!

Geminin battığını “yok biz kuru kontrollü olarak yükseltiyoruz” manasına gelecek, “…Biz tam tersine diyoruz ki; turizm gelmesi için, ihracatçı için benim para birimim daha cazip olsun, daha rekabetçi olsun” sözleriyle krizin boyutlarını sakladığını sanırken, burjuvazi ve özellikle yandaşlar ve uluslararası sermaye için nasıl bir cennet yaratmaya çalıştıklarını da ele vermiş oluyor.

“Adam şikayet ediyor: ‘Ya kur böyle oldu.’ Şikayet edenlere bakıyorsunuz. Niye Mercedes, BMW pahalandı, Mercedes’e, BMW’ye biniyorduk. Yurtdışına gidiyordum, eskiden çok ucuza seyahatler yapıyordum, pahalandı. Vatandaşın böyle bir derdi yok; senin böyle bir derdin var, demek ki sen dert ediyorsun” diyecek kadar ileri bir Zaytung performansı sergilerken bile burjuvaziye ve onun siyasi iktidarının halkı aşağılayan, gerçeğe zihninde takla attırabileceğini sanacak kadar onunla kibirli bir ilişki kuran o bildiğimiz ahlakının pespaye bir tekerrürünü sergiledi.

Erdoğan’ın ekonomi için buzdolabı örneği vererek “uçuyoruz” demesinin ardından sahneye çıkan Albayrak’ın akıldışı performansının satır başları şöyleydi:

Aylardır küresel iklimde muazzam bir fırtına kopmuş durumda. Türkiye serbest piyasa ekonomisine geçtikten beri kur üzerinde ekonomiye ölçmeye girdi. 

 

Türkiye 2. çeyrek performansıyla daralma yaşayan ülkeler içinde en az etkilenen ülkelerden birisi olacak. İkinci çeyrek pozitif olacak

 

İki yıl önce yeni sistemde Türkiye’de finansal ekonomi bu anlamda çok güçlü temeller üzerine oturacak bir ekonomi oluşturmamız lazım. Dünya tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşanıyor. Krizlerden çok kriz lobileriyle uğraşıyoruz.

 

“Bugün kur çıkar, yarın iner”

 

“Biz normalleşme sürecinde girdiğimizde en çabuk toparlanan ülke olacağız.

 

Bugün kur çıkar, yarın iner; önemli olan seviyesi değil, rekabetçi olup olmaması.

 

Adam şikayet ediyor: ‘Ya kur böyle oldu.’ Şikayet edenlere bakıyorsunuz. Niye Mercedes, BMW pahalandı, Mercedes’e, BMW’ye biniyorduk. Yurtdışına gidiyordum, eskiden çok ucuza seyahatler yapıyordum, pahalandı. Vatandaşın böyle bir derdi yok; senin böyle bir derdin var, demek ki sen dert ediyorsun. Biz tam tersine diyoruz ki; turizm gelmesi için, ihracatçı için benim para birimim daha cazip olsun, daha rekabetçi olsun.

 

‘Battık bittik’ lobisi yine aynısını söylüyor. Algı üzerinden. Etkili değil ama bizi azınlık bir kesimimiz var, sosyal medya ile yatıp kalkan. 

 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, “Endişelenmeli miyiz?” diye soran Ahmet Hakan’a yanıtı: “Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz mu var? Dolarla bir işiniz var mı?”

 

“Biz bir hayal dünyasında yaşamıyoruz”

 

“Milli bağımsızlık mücadelesi veriyoruz. Net söylüyorum Türkiye’de özellikle son 7 yıldır AK Parti iktidarı farklı ekonomik mücadeleleri veriyor. Ben Enerji Bakanlığı dönemimden itibaren bu sürecin içerisindeyim.

 

Biz bir hayal dünyasında yaşamıyoruz.

 

Dünya çok başka bir iklimde ve kavga içerisinde. Bizim kimsenin malında gözümüz yok.

 

Küresel iklimden kaynaklı Türkiye her ülke gibi etkileniyor. Eskisine göre daha az etkileniyor.

 

Türkiye her gün donanmasıyla Ege’de Akdeniz’de sondaj yapıyor. Haklarını savunacak süreçler oluşturuyor. Sınır ötesi terör örgütlerine operasyonlar yapıyoruz. Her geçen gün daha da güçleniyor Türkiye ve güçlenecek.

 

Toplumumuz geziden beri söylenenle hakikat arasındaki farkı görüyor ve liderinin arkasında.

 

“Pandemi sürecinin normalleşme aşamasına başlamadık”

 

“2008 krizinde -14,4 küçüldü yılın tamamında eksi 8 küçüldü Türkiye, bugün tüm bunlara rağmen biz yılı da en kötü çeyreğimizi de 2008-2009 krizinden daha iyi kapatacağız.

 

Türkiye’de zaten birileri tarafından gerektiğinden fazla toplum psikolojisini negatife doğru itme çabası var. Toplumsal anlamda bunu destekleyecek adım atmamamız lazım. 

 

Biz şu an itibariyle bahane üretme değil topluma çözüm üretme noktasında sorumluluk taşıyoruz. Biz daha iyisini yapmakla mükellefiz. 

 

Pandemi sürecinin normalleşme aşamasına başlamadık.

 

Türkiye ekonomideki dalgalanmaları yönetebiliyor. Son bir aylık süreçte kur 7’lere çıktı. Finansal güvenlik yapısında Türkiye tüm bu dalgaları kontrollü yönetip yönetmediği önemlidir ve Türkiye bu anlamda ciddi altyapıya sahiptir. Kurun seviyesi değil, rekabetçi olup olmaması önemlidir.

 

‘Türkiye yüzde 5 küçülecek’ iddiasında bulunanlar yine yanılacaklar. Tahminimiz eksi 2 ile 1 arasında. Dünya ortalamasından çok daha iyi. Tüm veriler toparlanmanın güçlü şekilde başladığını gösteriyor. Normalleşme sürecinde atılan her adım daha pozitif yansıyor.

 

“‘Para bas’ diyenler oldu, bu en büyük tuzaktır”

 

“Temmuz ihracatı ve tüm süreçler ekonomideki toparlanma süreçlerinin başladığın gösteriyor.

 

 Haziran, Temmuz ve Ağustos rakamlarında toparlanmanın güçlü bir şekilde gösteriyor. Altyapısı da sürece hızlı adapte olma konusunda Türkiye çok başarılıydı.

 

‘Para bas’ diyenler oldu, bu en büyük tuzaktır.

 

Son 2 ayda 250 bine yakın konut satıldı.

 

Çok güzel bir istihdam paketi hazırladık. Meclis’in yoğunluklarından dolayı yazın geçemedi. Meclis açıldığında ve bu paket geçerse güzel adımlar atılacak.

 

ABD’de 45 milyon işsiz sayısı ortaya çıktı. Türkiye’nin bundan etkilenmemesi elbette mümkün değil ama en aza indirmek ile uğraşacağız.

 

Her senaryoya, tarihteki hiçbir dönemde bu kadar hazır olduğumuz bir dönem yok. Hazır bir şekilde bekliyoruz.

 

“Pandeminin enflasyona 1-2 puanlık etkisi olabilir”

 

“Son 3-4 ayda oluşan fiyatlama davranışlarındaki bozulma, beklentinin üzerinde bir enflasyon olarak yansımıştı. Ben çok daha ılımlı ve olumlu düşünüyorum. Sürece baktığımızda bu yıl hedefimiz 8 buçuklardı. Türkiye’de bir kaç puanlık etkisi olabilir. Kur maliyet üzerinde etki, trende baktığımızda dönem dönem farklı şekilde etki etti. Bu seviyelerin beklendiği kadar negatif etkisi olacağını ben düşünmüyorum.

 

Piyasa kendi ayakları üzerinde duracak şekilde devam ediyor. Ağustos itibariyle piyasa dengeleşiyor. İhtiyaç oldukça dokunuş yapıyoruz.

 

Kısa çalışma ödeneği ile ilgili normalleşme desteğine dönüyor artık. Başvuran firmalarla birlikte yavaş yavaş normalleşme desteğine dönüyor. Çok güçlü bir istihdam paketi hazırladık.

 

Pandeminin enflasyona 1-2 puanlık etkisi olabilir.

 

Doğu Akdeniz Türkiye’nin milli egemenlik konusudur.