Pazartesi, 27 Temmuz 2026

Akbelen: 679 Parsel Alanını Kapsayan Davaların Tamamı Durduruldu



Muğla İkizköy’de termik santral için yürütülen acele kamulaştırma sürecinde mahkeme yargılamayı durdurdu. Milas 2’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, Danıştay’daki iptal davaları sonuçlanmadan arazilere el konulamayacağına karar verdi


Akbelen’deki direniş barikatı patronların esenliğine, kârlarının sınırsızca büyümesine güçlü bir yanıttı. Bu barikat, 2023’lerden bu yana kah hukuken kah bedenen kah emekçi halk hareketinin doğayı koruma iradesiyle sürüyordu. Köyler basılıp doğasına sahip çıkanlar jandarma dipçiğiyle aşağılanıyor, doğa-yaşam savunucuları gözaltına alınıp hapse atılıyordu. Hepimiz biliyoruz ki, asıl mesele patronların menfaatlerinin korunmasıydı.

2014’te Limak-İc İçtaş Holding’e satılan Yeniköy-Kemerköy Termik Santrallerinin kömür ihtiyacı için tarım arazilerinin, ormanların, zeytinliklerin delik deşik edilmesi, kömür rezervi bittikten sonra da öylece bırakılıp gidilmesindeki son adres Akbelendi. YK Enerji’ye tanınan haklar ise sınırsız. “Nerde kömür rezervi varsa -miktarı da önemli değil- oraya kazma vurabilirsin” deniliyor aç gözlü patronlara…

İkizköylüler ve doğa-yaşam savunucuları o dönemde Erdoğan tarafından “marjinal”, “provokatör” ilan edilerek tüm muhalifler gibi “ne yapılsa müstahaktır” sınıfına sokuldu. Limak’ın ve diğer patronların sırtı sıvazlanarak “iş yürüsün de… ne olursa olsun” denildi

Hayatın cilvesi işte, topraklarının ellerinden alınmasına karşı direnenlerin açtıkları dava farklı bir evreye girdi. Muğla Milas’ta 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile 679 taşınmaz hakkında verilen acele kamulaştırma süreci önce Danıştay’a daha sonra da Milas’taki mahkemeye “takıldı”.

Muğla Milas’ta 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile 679 taşınmaz hakkında verilen acele kamulaştırma süreci topraklarının termik santral için ellerinden alınmasına karşı direnen İkizköylülerin avukatları Av. Arif Ali Cangı ve Av. İpek Sarıca, yaptıkları basın açıklamasıyla Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin idare tarafından açılan bedel tespiti ve el koyma dosyalarında yargılamaları durdurduğunu kamuoyuna duyurdu.

Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre, mahkeme, Danıştay 6. Dairesi’nde görülmekte olan acele kamulaştırmanın iptali davalarının sonucunu ve bu davaların kesinleşmesini bekletici mesele (hukuki ön sorun) olarak kabul etti. Bu kararın temelinde ise Anayasa Mahkemesi’nin 25 Aralık 2024 tarihli iptal kararı yer alıyor. Anayasa Mahkemesi, idari yargıda açılan iptal davalarının acele kamulaştırma dosyaları üzerindeki etkisini ortadan kaldıran düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmişti. Milas’taki mahkemenin bu iptal kararını esas almasıyla birlikte, idari işlemin hukuka uygunluğu kesinleşmeden vatandaşların mülkiyet hakkına geri dönülmez müdahalelerde bulunulmasının önüne geçilerek anayasal bir güvence sağlanmış oldu.

Davanın avukatlarından Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca basın açıklamasında “tarihi” olarak niteledikleri mahkeme kararıyla ilgili şu ifadeleri kullandılar:

Bu karar yalnızca Milas’ta görülen dosyalar bakımından verilmiş usule ilişkin bir ara karar değildir. Bu karar, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının acele kamulaştırma davalarına nasıl uygulanacağını ortaya koyan ve Türkiye’deki benzer tüm uyuşmazlıklar bakımından yol gösterici nitelik taşıyan son derece önemli bir hukuki kazanımdır.

İlk kez bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile Danıştay’daki süreci birlikte değerlendirerek acele kamulaştırma dosyalarını beklettiğine dikkat çekilen açıklamada, bu gelişmenin hukukun üstünlüğü, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma güvencelerinin korunması adına Türkiye’deki diğer tüm uyuşmazlıklarda anayasal güvenceleri güçlendirecek nitelikte olduğu belirtildi.