Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından olup, dünyada 3. sırada yer alan Şişecam’ın Bursa Yenişehir’de bulunan Anadolu Cam Sanayi (ACS) fabrikasında işler eylemde. Şişecam yönetiminin ilk önce altı işçinin bölümünü değiştirmesi, ardından beş işçiyi “kronik hasta” diyerek ücretsiz izne çıkarması ve sendika temsilcisini suç üreterek disipline sevketmesi işçiler tarafından eylemli tepkiyle karşılandı. “Bugün sessiz kalırsak 5 arkadaşımızı ücretsiz izne gönderirler yarın bu sayı artar” diye belirten işçiler, patronun bu tutumdan geri dönmesini istiyor.
Kristal-İş’in örgütlü olduğu Yenişehir ACS fabrikasında son 2 ay içinde ilk olarak altı işçi bölüm değiştirmeye zorlandı. Sonrasında beş işçi de istemedikleri bir biçimde ücretsiz izne çıkartılarak hak ve gelir kaybına uğratıldı. Bununla da kalınmadı, bir işyeri temsilcisi yasa ve TİS maddelerine uymayan biçimde fabrika içindeki sendikal faaliyetlerinden dolayı cezalandırılmak istendi.
İşyeri temsilcisinin suç üretilerek cezalandırılmaya kalkışılması, işçilerin rızaları dışında görev yerlerinin değiştirilmesi ve ücretsiz izne çıkarılmasına dönük tepkiler devam ediyor.
Kristal İş Bursa Şube Başkanı Mehmet Dikmen yaptığı açıklamada, beş işçinin “kronik hasta” oldukları gerekçesiyle ücretsiz izne çıkarıldığını vurgulayarak, bu işçilerin korona salgını koşullarında çalışabilir diye görevli doktorlardan rapor alarak işbaşı yaptıklarını hatırlattı. İşçilerin sözkonusu hastalıkları ACS’de çalışırken edindiklerine işaret eden Dikmen, “Eşi hali hazırda hastanede kanser tedavisi gören bir işçiyi randıman alamıyorum diye kapıya koymak iş ahlakına uyan bir durum mudur? İş kazası sonrası hakkını aramak için mahkemeye başvuran işçiyi randıman alamıyorum diye açlığa mahkum etmek hukukun neresinde yazıyor? Yine işyerinde ağırlık kaldırmak suretiyle belinden sakatlanmış, bu nedenle de bölüm değişikliği kabul edilmiş bir işçiyi kronik hasta bahanesiyle ücretsiz izne çıkarmak, doğacak çocuğunu bekleyen işyeri temsilcisini disiplin kurulu marifetiyle cezalandırmaya çalışmak; iş barışına ne denli hizmet etmektedir? Bu şartlar içerisinde işçiyi ücretsiz izne çıkartmak; gidin çoluk çocuk, aç bi-ilaç kalın demek değil midir?” sözleriyle tepki gösterdi.
Patronun 2015 yılında takdir belgesi verdiği işçiyi bugün kısa çalışma ödeneğine mahkum etmesinin reva olmadığını ifade eden Dikmen, kısa çalışma ödeneğinin patronlar tarafından nasıl istismar edildiğini “Hükûmet tarafından kapanan ya da kısmi kapanan işyerlerinde uygulanması için getirdiği ‘kısa çalışma ödeneğini, çalışmaya devam edenleri fazla mesaiye zorlayarak, arkadaşlarını ücretsiz izne çıkarmak; hakkın kötüye kullanılması değil midir?’ sözleriyle özetledi.
“Bu saldırı örgütlü mücadelemize yönelik bir saldırıdır”
“Virüs belasının en fazla tehdit ettiği ama hastalık ve hatta ölüm pahasına çalışmak zorunda kalan bizleriz” diyen Dikmen, pandemi koşullarının patronlar tarafından istismar edildiğini belirterek, işyeri temsilcisinin suç üretilerek disiplin kurula sevk edilmesi ve sendikayı temsil eden kişilerin baskıya maruz kalmasının sendikal örgütlülüğe dönük bir saldırı olduğunu vurgulayarak “Kadere bakınız ki bu şartlarda çalışırken Türkiye işçi sınıfının 60 yıllık kazanımları da patronların ve onların güdümündeki iktidarın saldırısı altındadır. Kendi işyerimizde ise işveren her hafta ve her ay bir takım uyduruk bahaneler ile Kristal-iş sendikamıza bağlı bir gurup işçiye veya bir ferdine yasa ve çalışma teamüllerine bakılmadan saldırmaktadır. Biz biliyoruz ki bu saldırı bir arkadaşımızın şahsına değil Toplu sözleşme düzeninedir, Kristal-İş sendikasının bütününedir. Önümüze konulan bu disiplin kurulu çağrısı da diğer uygulamalar gibi haksız ve teamül dışıdır. Bir suç üretme çabasının sonucudur. Bu disiplin kurulu çağrısına uyup, hukuksuzluğun bir parçası olmayacağız. Arkadaşlarımıza sahip çıkacağız, birliğimizi örgütlülüğümüzü daha da sağlamlaştırıp bu saldırıları boşa çıkaracağız. Arkadaşlarımıza yapılan bu haksızlığı fabrika içinde yürüyüşle protesto ettik. Şimdide fazla mesailere kalmama kararı aldık. Şişe cam patronunun bu yanlıştan dönmesi çağrısında bulunuyoruz” dedi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!