AKP MKYK Üyesi ve Konya Milletvekili Ahmet Sorgun’a göre “Mesele işsizlik değil, iş beğenmemezlik(miş)”! Gerçek işsiz sayısının 10 milyonun üzerine çıktığı, geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybınınsa yüzde 30’a dayandığı, bu artışın daralan istihdam oranları ve iş bulma umudunu kaybedenlerin sayısındaki artışla doğrudan ilişkili olduğu bu koşullarda söylüyor Sorgun bunu. İşçi ve emekçileri bir parça ekmek bulduklarına şükredecek köleler gibi gören, bulamayanlarıysa ‘Ben asla tulum giyemem’ dedikleri, daha doğrusu hadlerini bilmedikleri için bulamadıklarıyla yargılayan bu zihniyetin burjuvazi ve siyasi temsilcilerinin sınıfsal duruşlarının çarpıcı ifadesi olduğunu söylemeye gerek yok.
İşçi ve emekçilere “ne olursa yapar, bir parça ekmeğe tamah ederim” dışında bir yaşam hakkı tanımayan sınıfsal kibir ve düşmanlığın tipik ifadesi olan bu sözleri sarfedenlerin nasıl bir debdebe içinde yaşadıkları ve bunu kendilerine hak gördüklerini söylemeyeyse gerek yok!
İşçi ve emekçilerin işsiz kalmamak için korona olduklarını saklamak zorunda kaldıkları, “korona mı işsizlik mi?” seçeneğine “işsizlik ölümden beter” yanıtı verdikleri ve kapitalizmin o vampir suretinin tüm çıplaklığıyla açığa çıktığı bu koşullarda Sorgun gibileri sınıf tutumlarını apaçık cümlelerle ifade edecek cesareti bulmaya devam ediyor. Bu cesaretlerini bizim örgütsüzlüğümüzden aldıklarını söylemeye gerek yok.
İşsizliğimizi sömürü politikalarını derinleştirmenin, dayatılan her şeye rıza göstermemizin kaldıracı olarak kullanan burjuvazinin bu küstah-kibirli temsilcisi, Diyarbakır Valisi Karaloğlu’nun “Mesele işsizlik değil, iş beğenmemezliktir” çıkışına destek verdiği açıklamalarında ekonomik krizin olmadığını da vurguladı.
“Türkiye’de bir kriz yok”
5 yıldır mecliste olduğunu, bu süreçte muhalefetin sürekli ‘öldük bittik’ dediğini savunan Ahmet Sorgun, “Ekonomide problem yok diyemeyiz. Hayat, dinamik ve devam ediyor. Alıyoruz, satıyoruz. Dünyanın en güçlü görünen ülkelerinin, ABD’nin ekonomisi ne duruma geldi salgın sürecinde? Avrupa, ne duruma geldi? Avrupa ülkeleri, birçok şeyi üretemez hale geldi. Devlet, salgında 600-700 milyara yakın desteklemede bulundu. Bu süreçten olumsuz etkilenmedik demek, kafamızı kuma gömmek olur ama Türkiye’de bir kriz yok. Biz, şunu biliriz. Sayın Cumhurbaşkanımızın iki özelliği benim için çok önemli. Cumhurbaşkanımız, Allah’tan başka kimseden korkmaz. Bir de bir konuda sonuna kadar çalışır. Sonra da tevekkül eder. Ekonomik alanda da bu böyle. Ekonomi ile olur. Kriz varsa biz pandemi sürecinde insanlara nasıl destek verdik? Tarihin en yüksek konut alımını yaptık. Sıfır araç alımı için 3 ay 6 ay sonrasına vatandaşa gün veriliyor” diye buyurdu.
“Yandım, bittim, işsizim, açım diye geliyorlar, iş beğenmiyorlar”
Sorgun, işsizlik ile ilgili kendisine yöneltilen bir soruyu da yanıtladı. Sorgun, şunları kaydetti:
Çocukluğumuzu bir kenara bırakalım. 50 yıldır cemiyetin içindeyiz, Diyarbakır Valisiyiz. Konya’da sanayiye gidiyorum. Sanayici ‘Eğer Suriyeliler olmazsa sanayi bitti’ diyor. Ağır işkollarında çalışanların çoğu nereli? Suriyeliler. Köylere gidiyoruz, ‘Afganlılar olmazsa, köylerde çoban yok’ diyorlar. Bize ‘yandım, bittim, işsizim, açım’ diye gelenler oluyor. Bir işadamını arıyorum. ‘Birisini göndereceğim’ diyorum, hemen gönder diyorlar. Bize iş için gelenler sonra ‘belediye olmaz mı, hastane olmaz mı diyor’. Bu iş beğenmeme. Bizim zihniyet olarak bir değişim yaşamamız gerekiyor. ‘Ben asla tulum giyemem’ diyorlar. Ne yapacaksınız? ‘08.00-17.00 çalışacağım, cumartesi-pazar tatil olacak, önümde internet açık olacak’ anlayışı var. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!