Patronların kar hırsı bir işçi ailesinin canına maloldu



Antep’teki Standart Ambalaj’da çalışan bir işçi temaslı olduğu halde izne gönderilmedi, kısa süre içinde enfekte olan işçi hastalığı ailesine taşıdı ve annesi, babası ve ağabeyi ardı ardına hayatlarını kaybetti, kendisi de ücretsiz izne gönderildiği halde kod 29’dan işten çıkarıldı!


Bırakalım örgütsüz işletmeleri sendikal örgütlülüğün bulunduğu iş yerlerinde bile patronların salgın politikasının “çarklar dönsün de ne olursa olsun” şeklinde olduğunu biliyoruz. Devletleri salgın yönetimi konusundaki bu yaklaşımı pandeminin ilk günlerinde açıklamıştı zaten. Fabrikalarda onlarca, giderek yüzlerce işçi enfekte olurken bile üretimin durmadığı, İl Sağlık Müdürlüklerinin “ne yapıyorsunuz?” diye sormadıkları gibi yapılana yasal kılıf uyduracak kararların altına imza attıkları sayısız örnekle açığa çıkmıştı. Fabrikalardan sık sık gelen haberlerden biri de enfekte olmuş işçilerle temaslı olanların tıpkı sağlık emekçilerinde olduğu gibi çalıştırılmaya devam edilmesidir.

Bu gözüdönmüş sömürü hırsının faturasıysa işçilere ve ailelerine canlarıyla, sağlıklarıyla, kaybettikleri işleriyle ödetilmeye devam ediyor. Son olarak bu yaklaşımın bir aileyi ortadan kaldıracak trajediye neden olduğunu öğrendik.

Evrensel’deki habere göre Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Sanat Ambalaj fabrikasında çıkan koronavirüs vakasının ardından patrona temaslı” olduğunu söyleyerek ‘karantina izni’ isteyen işçi İbrahim Karaoğlan’a izin verilmedi. 13 Ağustos’ta koronavirüse yakalanan Karaoğlan önce annesi Hanım Karaoğlan’ı, birer hafta ara ile babası Mehmet Güllü Karaoğlan’ı ve ağabeyi Sabit Karaoğlan’ı kaybetti. Yaşananların ardından ise İşçi Karaoğlan önce ücretsiz izne çıkarıldı, arından ise “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller davranışlar” sergilediği gerekçesiyle (kod-29) işten atıldı.

Temaslıyım, izin verin” dedi, vermediler!

Gazeteye konuşan İbrahim Karaoğlan, fabrikaya 2019’un Kasım ayında girdiğini, 2020’nin Ağustos ayına kadar çalıştığını söyledi. Ağustos ayında birlikte çalıştığı arkadaşının virüs kaptığını dile getiren Karaoğlan, “Fabrikaya, ‘Ben de temaslıyım, bana izin verin’ dedim vermediler. 13 Ağustos’ta bana da virüs bulaştı. Benim sağ ve sol ciğerim komple virüs kaplamıştı. Sonra evdekilere taşıdım virüsü. Annem, babam ve abimle aynı evde yaşıyorduk. 25 Ağustos’ta annemi, 1 Eylül’de abimi, 8 Eylül’de babamı kaybettim kovid nedeniyle” dedi.

“Bir buçuk ay para yatmadı”

13 Ağustos’tan sonra 14 gün karantinada kaldığını, karantina süresi bittikten sonra 17 gün daha rapor verildiğini belirten Karaoğlan, “Toplam bir ay işe gitmedim. Sonra işyerine gittiğimde bana imza attırdılar, ‘Sen ücretsiz izindesin, biz seni ne zaman çağırırsak o zaman gel’ dediler. 16 Eylül’de izne gönderildim. Bir buçuk ay devletin verdiği günlük 39 lirayı aldım. Sonraki bir buçuk ay bana bir şey yatırmamışlar” ifadelerini kullandı.

İzindeki işçi kod 29’dan çıkarıldı!

Yaklaşık dört aydır fabrikada olmamasına rağmen, 11 Aralık’ta telefonuna mesaj geldiğini ve ‘kod 29’ (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller) ile işten çıkarıldığını öğrendiğini söyleyen Karaoğlan, “Haksız yere çıkışımı vermişler. Ben hiçbir şey yapmadım. Fabrikayı aradım, bana ‘Muhasebeci yok’ dediler. ‘Ben İbrahim Karaoğlan’ dedim, durumu anlattım, benimle görüşmek istemiyorlar adamlar.‘Şikayet edeceğim, böyle böyle olmuş’ diyorum, ‘Yapacak bir şey yok’ diyorlar. Nasıl yapacak bir şey yok? Pazar günleri çalışıyordum bize elden para veriyorlardı. Primim hep eksik. Benim bir yıllık tazminatımı yemeye çalışıyorlar” diye konuştu. Karaoğlan, fabrika hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi.