AKP Grup Başkan Vekili ve Cumhurbaşkanlığı Baş Danışmanı Özlem Zengin bir kez daha Patagonya’dan konuştu. Daha önce polisin kendisiyle görüşen Somalı maden işçilerinin çıkışta Madenci Anıtı’nda kısa basın açıklaması yapmalarına izin vermeyerek, işçileri tartaklamasına ilişkin sorulan soruya “ben bunu anlamakta zorlanıyorum” yanıtı veren, sanki bu ülkede böyle şeyler olmazmış gibi konuşan hemen arkasından da “Jandarma da polis de elbette görevini yapacak. Ama bu görevini yaparken her an insanların onları gördüğünü, bütün toplumun nazarının orda olduğunu görerek yapmaları gerekiyor.” cümlelerini kurarak tek derdinin “imaj” olduğunu ele vermekten geri durmayan Zengin, bu sefer de bu ülkenin karakollarında, hapishanelerinde çıplak arama yapıldığına inanmadığını belirtti. Uşak’ta 30 üniversite öğrencisi kadına poliste çıplak arama dayatıldığını gündeme getiren HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu “Meclis’i terörize etmek”le suçladı!
Euronews’ten Dilek Gül’e konuşan Zengin’e HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun sosyal medya üzerinden gündeme getirdiği çıplak arama iddiaları soruldu. “Bir milletvekilinin adı üzerinden bunu söylemek istemem ama Ömer Faruk Gergerlioğlu kadar ben Meclis’i terörize eden başka bir milletvekili görmedim” diyen Zengin, Gergerlioğlu’nu FETÖ’cü olduğunu ima ederek, hedefe çaktı.
Daha önceki açıklamalarından Erdoğan’ın kendisine sık sık basının karşısına çıkmasını, vitrinde olmasını istediğini öğrendiğimiz Zengin, her ağzını açtığında nasıl bir erk temsilcisi olduğunu da en pervasız biçimlerde ele veriyor.
Cezaevlerinde çıplak arama yapıldığı iddialarını inanmadığını söyleyen Zengin, bu sefer “Türkiye’de çıplak arama olduğuna asla inanmıyorum, yok böyle bir şey. Zaten bu konuya İçişleri Bakanımız Genel Kurul’da cevap verdi. Bunu çok net söyleyeceğim, bu bir FETÖ yöntemidir. Ne münasebet, hem de bahsettiği kadınlar mütedeyyin kadınlar” diyebildi. “İnanmıyorum” dediği için çıplak aramanın olmadığına inanmamızı bekleyen Zengin, kadınları da mütedeyyin ve mütedeyyin olmayan şeklinde ayırarak sanki mütedeyyin olmayan kadınlar her türlü arsızlığı yapabilirlermiş ya da onlara her türlü kötülük doğalmış gibi cümleler kurabildi!
Hayatının kadın mücadelesiyle geçtiğini iddia eden ve daha önce “bir cinayetin kadın cinayeti olduğunun tespitinin zor olduğu” sözleriyle de bu mücadelede aslında nerede durduğunu ele veren Zengin, gündeme getirilen işkence iddialarının FETÖ’nün dışardaki ekiplerinin örgütledikleri bir spekülasyondan ibaret olduğunu şu sözlerle dile getirecek kadar zamane iktidarın tedrisatından geçmiş bir isim:
Bütün hayatı kadın mücadelesi ile geçmiş bir insanım, böyle bir şeye müsaade edebilir miyiz biz? Bir kadının böyle aranmasına biz tahammül edebilir miyiz? Bunları yaparak bir kampanyanın sesi oluyor, tabi onların dışarıda ekipleri var. Büyütüyorlar, TT yapıyorlar. Türkiye’deki cezaevleri dünya ile kıyaslanamayacak kadar şartları iyi. Hiç kimse cezaevinde olsun istemem, istemeyiz. Süreçlerden geçerek geliniyor, anlatılıyor çocukları çok üzgün. Ama onların üzülmesi suçu ortadan kaldırmıyor. Yani burada odaklanmamız gereken ailesi çocukları değil, odaklanmamız gereken suçu iddia edilen şüpheli, mahkumsa mahkum. Türkiye’de cezaevlerinde bu şekilde bir muamele olamaz. Bunlar kesinlikle yok, kasti bir siyasi propaganda var.
Zengin’in “inanmıyorum” diyerek yokmuş gibi davrandığı ve Gergerlioğlu’nu hedef haline getirerek yeni bir lincin düğmesine bastığı o konuşmalarına benzer konuşmaları daha çok duyacağız belli ki. Fakat bu açıklamaların, inkarların, “yok, olmaz öyle şey” demelerdeki iktidar soğukluğunun sonunun olmadığı günleri görmemiz de öyle çok uzak değil!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!