Kadın cinayetlerine tepki gözaltı ve yargılama gerekçesi!



Kadın cinayetlerine, bu cinayetler karşısındaki siyasi tutuma tepkisini “Bu kenti ateşe vereceğimiz günler yakın!” tweetiyle ifade eden Kadın Savunma Ağı üyesi Buse Üçer, yılbaşı akşamı darbedilerek gözaltına alındı, sabah savcılıkça “halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla tehditte bulunma” suçundan tutuklanması talebiyle hakimliğe sevkedildi, yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı


Kadın Savunma Ağı’ndan Buse Üçer, kadın katliamlarına dikkat çekerek, bu cinayetlere, cinayetler karşısındaki cezasızlık politikalarına, erkek egemen yaklaşımın açık bir siyasal tutuma dönüşmesine duyduğu öfkeyi ifade ettiği tweet nedeniyle dün akşam gözaltına alındı, sabah saatlerinde emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından çıkarıldığı savcılıkça “halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla tehditte bulunma” suçundan tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından da “adli kontrol” ve yurtdışına çıkış yasağı koşuluyla serbest bırakıldı. 

2020’nin son günlerinde biri yakılarak olmak üzere dört kadının katledildiği Türkiye’de Buse’nin öfkesini ifade eden paylaşımına yapılan bu muamele, kadın cinayetleri konusundaki ideolojik-siyasi tarafgirliğin başka bir ifadesi oldu. Devletin bu politikası, Twitter’da yüzlerce kadın tarafından protesto edilirken, Kadın Savunma Ağı da online yaptığı basın açıklamasıyla “Buse’nin suç ortağıyız, onu serbest bırakın!” dedi.

Kadın Savunma Ağı açıklamasında Buse’nin sokağa çıkma yasağına 45 dakika kala yakalama kararı olduğu gerekçesiyle durdurulduğu, darbedilerek, zorla gözaltına aracına bindirildiği, avukatların girişimiyle gözaltı nedeninin sosyal medyada yaptığı “Bu kenti ateşe vereceğimiz günler yakın!” paylaşımı olduğunun öğrenildiği ifade edildi.

Bu söz hepimizin birbirine sözü’

Buse’nin 29 Aralık’ta ardı ardına katledilen dört kadının ardından bu tweeti attığı kaydedilen açıklamada, “Bu söz hepimizin birbirine sözü, bu söz kadınları katledenlere ve bu katliama izin verenlere karşı mücadelemizin sözü… Çünkü bu memlekette bir gün içerisinde 4 kadın katlediliyor. Pandeminin en büyük yükünü kadınlar çekiyor. Emeğimiz, bedenimiz ve tüm yaşamımız birtakım erkekler tarafından şiddetle denetim altına alınmaya çalışılıyor. Bu erkek şiddeti kadın düşmanı AKP ve yandaşları tarafından meşru kılınıyor. Her fırsatta İstanbul Sözleşmesi’ne başka bir saldırı oluyor. Toplumun gözü önünde suç işleyenler devleti yönetirken, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini savunan kadınlar ise eylemlerde hedef gösteriliyor, psikolojik şiddete uğruyor, bir akşam yolu kesilerek gözaltına alınıyor” diye belirtildi.

Devletin tüm kurumlarıyla kadın düşmanlığını örgütlemeye devam ettiği belirtilen açıklamada, bunun karşısında kendisini büyüten kadın dayanışmasının durduğu kaydedildi.

Açıklamada, “Tacizcilerin, tecavüzcülerin, kadın düşmanlarının uykularını kaçırmaya devam edeceğiz. Hukuksuzluğu kendine yol bilen Ankara Emniyeti’nin uykuları kaçmaya devam etsin, çünkü biz sokaklardan vazgeçmiyoruz. Sırtlarını sıvazladığınız katillerden de kadınları ve kadın mücadelesini hedef gösterenlerden de hesap soracağımız günler yakın!” denilerek, tüm kadınlar örgütlü erkek egemenliğe karşı el birliği yapmaya çağrıldı.