AKP’li Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum rektör olarak atanmasına karşı gelişen direniş kapsamında yapılan resim sergisinde Kabe fotoğrafına LGBTİ+ sembollerinin konulması ve yere serilmesi gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan öğrencilerden ikisine ev hapsi ikisi de tutuklama kararı verildi.
Öğrencileri ilk olarak Boğaziçi Üniversitesi İslam Araştırmaları Kulübü hedefe çakmış, ardından tetikçi Akit ve diğer havuz medya yaygarayı koparmış, Diyanet de öğrencileri ayrıştırmaya ve direnişi kırmaya yönelik bu hamleye katılarak adeta bir linç kampanyası başlatılmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu hızla harekete geçerek “dini değerlerin aşağılanması” suçlamasıyla soruşturma başlatmış ve dün akşam okul çıkışında dört öğrenci darbedilerek gözaltına alınmıştı.
Öğrencilerin gözaltına alınmasının ardından İçişleri Bakanı sıfatı taşıyan Soylu, AKP’li Ömer Çelik, kayyum Rektör Melih Bulu, CHP’li Faik Öztrak, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ardı ardına homofobik, saldırgan açıklamalar yapmıştı. LGBTİ+’ların sapkın olarak tanımlandığı bu açıklamalara Valilik açıklaması eklenmiş, sanki suç aletleri yakalanmış gibi bayrak ve sembollere el konulduğu ifade edilmişti.
Mahkemenin ne karar vereceği AKP’li Çelik’in “takipçisiyiz” söyleminden de anlaşılıyordu. Nitekim takipleri doğrultusunda iki öğrenci tutuklandı, iki öğrenci de fiili tutuklama anlamına gelen ev hapsine mahkum edildi.
Boğaziçi Dayanışması mahkeme kararının hemen öncesinde yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu resmin, herhangi bir kısıtlama olmaksızın yerleşkeye sokulan 300 resimden biri olduğunu belirterek, sergiye dair inanç üzerinden dile getirilen hassasiyetleri bildiklerini kaydetmişti.
Açıklamada, ‘sanat eserinin yargılanmasının ifade özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geldiği’ aktarılarak, “Direnişimizi bitirmek isteyen iktidar ve medyası konuyu bilinçli olarak saptırmaya çalışmaktadır” denilerek şu talepler dile getirilmişti: Arkadaşlarının derhal serbest bırakılması; polisin kampüsü ve çevresini terketmesi; nefret söylemleri ve hedef göstermelerle öğrencileri ayrıştıran, kampüsü güvensizleştiren Bulu’nun istifa etmesi ve üniversitenin tüm bileşenlerinin katıldığı demokratik seçimlerle yeni rektörün seçilmesi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!