İktidarın turizm gelirleri için ve ekonomik kaygılarla epidemiyoloji biliminden, insanlıktan uzak bir kararla tam kapanma kararı aldığını dile getiren SES’in açıklamasını kısaltarak yayınlıyoruz:
Oysa yapılan tam kapanma da değil. Çünkü, 1) üretim devam edecek, 2) işletmeler çalışacak, 3) Kamu kurum ve kuruluşlarındaki memurlar ve işçiler dönüşümlü çalışacak, 4) sağlık emekçileri ise rutin çalışmaya devam edecek. İzin kullanamayacak, istifa edemeyecek!
Tam kapanma denen olgu tarım ve zirai faaliyetlerle gıda tedariki, belediye temizlik ve kanalizasyon işlemleri, elektrik, doğal gaz, internet sağlayıcılığı, sağlık ve güvenlik dışında her alanda hizmet ve üretimin durması anlamına gelir. Bunları yaparken de geliri düşecek ya da geliri olmayacak kişilere destek verilmesi gerekir. Yurttaşlarını düşünen bütün sosyal devletler bunları yapmak zorundadır.
“Tam kapanma kararının zamanlanması güvenlikçi politikaların öne çıktığını da gösteriyor” diyen SES, tam kapatmanın yaşama geçirilmesinin “1 Mayıs kutlamalarının önlenmesi, işçi sınıfının yükselen isyanı, Kobanê davası, yükselen ekoloji mücadelesi, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı hareketlenen kadın direnişi, Boğaziçi Üniversitesi akademisyen, emekçi ve öğrencilerinin akademik özerkliğe sahip çıkması, parti kapanmasına dair mücadele, açlık grevleri vb. birçok toplumsal mücadelenin de zapturapt altına almanın” aracı olarak kullanılmaya çalışıldığına dikkat çekti:
Tam kapanma derken sokağa çıkma yasağı anlaşılmaktadır. Oysaki kapanmada esas olan üretim ve hizmetlerin durması ile sosyal hareketliliğin kısıtlanması olmalıdır. İnsanların temiz havaya erişimi, doğaya çıkması ve nefes alabilecek alanlarda zaman geçirebilmesi için olanaklar yaratılmalıdır. Kalabalık, balkonu dahi olmayan evlerde, üretim ve hizmet açısından çalışmak zorunda kalan insanlar ailelerine, birlikte yaşadıkları insanlara hastalık bulaştırmaya devam edeceklerdir. Bilimsel verilerin tamamında bulaşın yüzde 90 oranında kapalı çalışma ortamları ve ev içi etkileşimden kaynaklandığı tespiti yapılmaktadır.
Diğer önemli bir konu da sokağa çıkma yasaklarının insan psikolojisi üzerindeki olumsuz etkileridir. Bu nedenle bu bahar aylarında insanların psikolojik ve fiziksel olarak rahatlayabileceği, spor yapabileceği doğaya kolay erişimini sağlayacak tedbirlerde alınmalıdır. Yine ev içi şiddetin arttığı daha önceki deneyimlerden görülmüştür. İktidarın kapanmayla birlikte artması muhtemel şiddet olgularını önleyici ve şiddeti cezalandırıcı tedbirler alması gerekmekteyken İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çekmiş, 6284’ü tartışmalı hale getirmiş, kadına yönelik şiddetin artmasına göz yummuştur.
Sağlık alanı açısından ise 24 saat esaslı çalışma devam etmektedir. Okulların, kreşlerin kapandığı böylesi bir dönemde sağlık emekçilerinin çocuklarına kim bakacaktır? Üretim yapan işletmelerde çalışanların çocuklarına kim bakacaktır?
Engelli, gebe, kronik hastalığı olan sağlık emekçilerinin durumu ne olacaktır?
Sağlık kurumlarının tamamında pandemi ile mücadele edilmektedir. Tüm birimler öncelikli servis durumuna dönüşmüştür. Sağlık emekçilerinin yaşadığı bu riske karşılık ekonomik ve özlük haklarına dair düzenleme yapılacak mıdır?
Acil olarak şunları talep ediyoruz:
10 yaş altında çocuğu olan sağlık emekçisi ebeveynlerden biri mutlaka idari izinli sayılmalıdır. Ya da sağlık kurumlarında güvenli ve sağlıklı 7/24 hizmet verecek kreşler olmalıdır.
Sağlık emekçileri yoksulluk sınırı üzerinde iyileştirmeye kavuşuncaya kadar sağlık kurumlarının tamamı riskli servis kapsamında değerlendirilerek ek ödemeleri arttırılmalıdır.
Geliri azalan ya da gelirini kaybeden yurttaşlara bir aylık ihtiyaçlarını karşılayacak ekonomik destek verilmelidir.
Dar gelirli yurttaşların elektrik, su, internet, doğalgaz, gıda ve temiz su gibi ihtiyaçları ücretsiz karşılanmalı ya da faturaları ödenmelidir. Yurttaşların kamuya ait tüm borçları faizsiz bir şekilde ertelenmelidir.
Bir kez daha ifade ediyoruz: Alanın örgütlü yapılarının sesine kulak verin! Epidemiyoloji biliminin ışığında tedbirler geliştirin! İnsanları ya açlıktan ya da pandemiden ölmek arasında seçim yapmaya mahkûm etmeyin! Sağlık emekçilerini daha fazla tüketmeyin!
27 Nisan 2021
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!