Salı, 21 Temmuz 2026

Tuzla Tersaneler’de 15-16 Haziran çağrısı!



15-16 Haziran Bileşenleri, büyük işçi direnişinin 51. yıldönümü çalışmalarının startını Tuzla Tersaneler Bölgesi’ndeki Tuzla Gemi önünde yapılan bildiri dağıtımı, basın açıklaması, ajitasyon konuşmaları ve 15 Haziran’da Kadıköy’de yapılacak eyleme çağrılarla verdi


“Hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır!” şiarıyla 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin 51. yılı etkinlikleri kapsamında çalışmalar başlatan 15-16 Haziran Bileşenleri, Tuzla Gemi Tersanesi önünde bildiri dağıttı, basın açıklaması ve ajitasyon konuşmaları gerçekleştirerek, 15 Haziran’da Kadıköy’de yapılacak eyleme katılım çağrısında bulundu.

Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kanber Saygılı’nın okuduğu basın metninde, 15-16 Haziran direnişinin tarihsel anlamı ifade edilerek, onun güncel anlamına vurgu yapılarak “Genel grev, genel direniş hattında örgütlenelim” denildi.

Süreklilik içinde biriken eylemler

Bundan tam 51 yıl önce, Türkiye işçi sınıfı görkemli bir direniş ortaya koyarak tarihe geçti. 1961 yılında işçilerin kitlesel olarak katıldığı Saraçhane Mitingi ile başlayan süreç Kavel, Paşabahçe, Derby, Kozlu, Alpagut, Singer, Sungurlar gibi direnişlerle hızlıca gelişti. Sınıf mücadele ettikçe dayanışma büyüyor, eylemler artıyor, emekçi mahalleler direniş alanlarına desteğe geliyordu. İşgal eylemleri, grev ve direnişlerle büyüyen sınıf mücadelesinde devlet eliyle kurdurulan Türk-İş, eylemleri sınırlandırıyor ve işçileri geri çekmeye çalışıyordu. Ancak işçi sınıfı kazanımlarını korumak ve geliştirmekte kararlıydı. Mücadeleci işçiler tarafından 1967 yılında DİSK kuruldu” diye başlayan açıklamada, işçi sınıfının düzenin yasalarına karşı kendi fiili meşru mücadele hattında yürüdüğüne vurgu yapıldı.

İşçiler, DİSK’in sınırlanmasına karşı Türkiye’yi sarsan eylemi örgütlediler!

Düzenin yasalarına karşı fiili meşru mücadele anlayışıyla sendikal bürokrasiye karşı fabrika komiteleriyle yükselen ve militanlaşan hareketin bastırılması için patronlar ve devletin her yola başvurduğu belirtilen açıklamada, “Eylemler kolluk güçleri ile şiddet uygulayarak, öncü işçileri tutuklayarak, kurşun sıkarak dağıtılmaya çalışılıyor, DİSK’e üye olan işyerlerinde türlü ayak oyunları oynanıyordu. Gelinen aşamada sermaye sınıfı hareketi engellemek adına bir yasa çıkartarak DİSK’i, dolayısıyla mücadeleyi sınırlandırmak, baskılamak istedi. İşçiler ise o dönem mücadelenin en ileri mevziisi olarak ortaya çıkan DİSK’in sınırlanmasına karşı cevabı Türkiye’yi sarsacak bir direniş ortaya koymak oldu” denildi.  

Patronlar devrim oldu korkusu yaşadı!

15 Haziran 1970’te sınıf mücadelesine taş koyma çabalarına karşı 150 binden fazla işçinin fabrikalarında şalterleri indirerek İstanbul’da yürüyüşe geçtiği belirtilen açıklamada direnişin gücü, “16 Haziran’da Gebze, Ankara, İzmir ve İzmit’te mitingler yapıldı. İşçilerin önüne barikatlar kuruldu, askeri birlikler yığıldı, yürüyüşler birleşmesin diye köprüler kaldırıldı, ateş açıldı ancak bu militan direniş tüm engelleri aşa aşa yolunu buldu ve sürdürüldü. Patronların devrim olduğu korkusu ile ülkeden kaçtığı bu hareket karşısında devlet sıkı yönetim ilan etti. Nihayetinde ortaya konulan direnişle çıkartılmak istenen yasa geri çektirilmiş oldu” sözleriyle anlatıldı.

Çürümüş düzeninizin saldırılarını örgütlü gücümüz durduracak

Açıklamanın devamında işçi sınıfının güncel durumu şöyle özetlendi:

Bugün tüm çalışanların yüzde 60’ı ya asgari ücret ya da daha altını alıyor.

Bugün en az 24 milyon insan açlık sınırının altında, 10,1 milyon insan günlük yiyecek bulmakta zorlanarak yaşıyor.

Bugün 34 milyon insan kredi borçlusu.

Sadece İstanbul’da çalışan her 100 işçiden 22’sinin sigortası yok, işsiz milyonlarca insan GSS’sini ödeyemiyor.  

Fabrikalarımızda, işyerlerimizde koronavirüs yayılıyor. Pandemi yasakları, sürekli bir yenisi başlayan normalleşme süreci işçiler ve emekçiler için değil piyasanın ayakta tutulması için yapılıyor!

“Gündüzleri sömürülmediğimiz, geceleri aç yatmadığımız bir düzeni ancak biz kurabiliriz!’

Saray ve bir avuç asalağın işçi ve emekçilere bu cehennemi yaşatırken, kendilerine bir cennet yarattıkları kaydedilen açıklamada, çeteleşmiş düzene işaret edilerek örgütlenme ve mücadele çağrısında bulunuldu:

4 milyon insanın evindeki elektrik kesilirken, pandemi önlemi diyerek elektrik firmalarına milyarlarca lira hibe ediyorlar. Krizin ve salgının faturasını bizlerin sırtına yüklemek adına kıdem tazminatımız gasp edilmek isteniyor, yasalarla grev ve eylemlerimiz yasaklanıyor, fiilen örgütlenme ve toplu iş sözleşme yapma yasaklanıyor, her türlü gösteri ve yürüyüş bastırılmaya çalışılıyor. Sendikal bürokrasi ise mücadelenin önünde büyük bir engel olmaya devam ediyor.

Bu aşağılanmaya, yok sayılmaya, esir edilmeye karşı tek çıkışımız örgütlenmektir.

Patronları, Sarayı, mafyası, çetesi, medyası, sözde muhalefeti birlikte hareket ediyor, hepsi aynıdır, halka karşıdır.

Bu pisliği temizlemek biz işçilere, emekçilere, kadınlara, halklara düşmektedir. “Gündüzleri sömürülmediğimiz, geceleri aç yatmadığımız” bir dünyayı ancak bizlerin emeği kurabilir.

15-16 Haziran bugün de yürünecek yolu gösteriyor!

15-16 Haziran büyük işçi direnişinin üzerinden yarım asır geçmesine rağmen sınıfa yönelik saldırılara karşı dayanışmanın, militanlığın, fiili meşru çizginin ve birleşik mücadelenin en iyi örneği olma özelliğini koruduğu vurgulanan açıklamada, “İşçi sınıfının mücadele sahnesine çıkarak dosta düşmana gücünü kabullendirdiği 15-16 Haziran direnişi bugün de yürünecek yolu göstermeye devam ediyor.” diye belirtildi.

Genel grev genel direniş hattında ilerleyelim!

“15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi ışığında yeni bir döneme hazırlanma çağrısını yineliyoruz! Bu hazırlık kapsamında fabrika komitelerinin inşa edilmesi, birleşik bir mücadelenin örgütlenmesi adına sınıfımızın kazanması ve mücadele etmesi gereken talepleri bir kez daha tekrarlıyoruz!” denilen açıklama şöyle sonlandı:

Krizin ve salgının faturasını ödememek için, haklarımızın korunması için birleşmeli, örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz.

Sermayenin azgın saldırılarına karşı 15-16 Haziran’ın ruhuyla “Genel Grev, Genel Direniş” hattında örgütlenelim!

TALEPLER

-Herkese güvenceli iş, insanca yaşam

-Ekonomik krizin faturasını işçiler değil kapitalistler ödesin

-İşten atmalar yasaklansın, 25/2, Kod-29, Kod-46 kaldırılsın

-Kıdem tazminatının fona devri çalışmaları durdurulsun

-Ücretsiz izin ve telafi çalışma kaldırılsın

-Zorunlu alanlar dışında tüm işçilere ücretli idari izin verilsin

-İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini gerçek anlamı ile alınsın

-Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılsın.

Kadıköy’e çağrı

Açıklamanın ardından 15-16 Haziran Bileşenleri tersane işçilerine bildiri dağıtarak, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin 51. yılı olan 15 Haziran’da saat 19:00’da Kadıköy İskele Meydanı’nda yapılacak eyleme çağrı yaptı.