Kürt tarım işçilerine ve tarihsel-toplumsal gericilik birikiminin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan ailelere yönelik organize ırkçı-faşist saldırılar, insanlık dışı biçimlerle düşkünce devam ediyor. Bu sefer de Urfa’nın Siverek ilçesinden Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Pekmezli köyüne çalışmaya giden 800’e yakın tarım işçisi susuz bırakıldı. Su deposundan köyün dışındaki çadırlara gelen su hattının kesilmesi nedeniyle suları kesilen işçilere yaşatılan bununla da kalmadı, tuvalet ve duş ihtiyaçlarını karşıladıkları konteynırların kapıları da kilitlendi. İşçiler su ihtiyaçlarını çadırlarının olduğu bölgenin uzağındaki camiden karşılıyor. Muhtarın da kaymakamın da kendilerine karşı ayrımcı bir dil kullandıklarını, sorunun çözülmesini istediklerinde “size su vermek zorunda değiliz”, “size suyu insanlık namına verdik” gibi yanıtlarla karşılaştıklarını, ikinci sınıf insan muamelesi gördüklerini, tüm bu nedenlerle 5 gündür işe çıkmadıklarını belirttiler.
İnsanlık dışı!
MA’daki habere göre işçilerden Şehmuz Çapaz, su kesintisini “insanlık dışı” olarak niteledi. “Bizi alt sınıf olarak görüyorlar” diyen Çapaz, kesintinin yanı sıra tuvalet ve duş ihtiyaçlarını karşıladıkları konteynırların kapılarının da köy muhtarı Ahmet Çakır tarafından kilitlendiği söyledi. Çapaz, “Şu an tuvalet ihtiyacımızı karşıladığımız yer ile yaşadığımız çadır yan yana. Konteynırlar açık olsaydı bunu yapma gereği duymazdık. Ne gerekçeyle kapatıldı onu da bilmiyoruz” dedi.
‘Tanker suyu yetmiyor’
Yaklaşık seksen işçiden sorumlu olan Cengiz Aktaş ise, sorunu çözmek için birçok yere başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını ifade etti. Görüştükleri köy muhtarı Ahmet Çakır’ın kendileriyle ilgilenmediğini ve ötekileştirici bir dil kullandığını kaydeden Aktaş, “Bulunduğumuz yere bir damla bile su akmıyor. Kendi imkanlarımızla ya camiden ya da farklı kanallardan su alıyoruz. Bu da ne kadar sağlıklı bilmiyorum. Buraya tanker ile su geliyor ama bize yetmiyor. Burada bine yakın insan var” diye konuştu.
‘Muhtar size insanlık namına su veriyor’
Aktaş, köy muhtarının kendilerine “Bizim suyumuz anca bize yeter. Ben köyümü susuz bırakmam, siz susuz kalıyorsanız da kalın” dediğini aktardı. Aktaş, Kürt oldukları için böylesi bir sorunla karşı karşıya olduklarını ifade ederek, “İki ayrı tabaka oluşturdular. Bizi alta kendilerini üste aldılar. ‘Köyün tümüne su verebiliyorsan, bize de 2 saat su verebilirsin’ diyorum ama bana ‘1 saat bile olsa size su vermem’ diyor. Bütün köylerin suyu gün boyu akarken, bize 1 saat bile su vermiyorlar. Burada eşit değiliz, ayrımcılık var” diye kaydetti.
Aktaş, Biga Kaymakamı Mustafa Can ile de görüştüklerini aktararak, “Kaymakam, ‘Muhtar size orada insanlık namına su veriyor’ dedi. Ben de ‘Madem muhtar bize insanlık namına su veriyor, sen orada ne işe yarıyorsun? İstersen 24 saat içinde su sorunumuzu hızlıca halledebilirsin’ dedim. Ama bunu yapmadı. Hepimiz susuz kaldık” dedi.
‘Paranızı vermeden sizi göndeririz’ tehdidi
Bazı köylüler tarafından ırkçı söylemlere ve tehditlere de maruz kaldıklarını söyleyen Aktaş, dün kendisini arayan bir kişinin, “Sen medya aracılığıyla muhtarı istifaya zorluyorsun. Ortalığı karıştırıyorsun. Sizin burada ne işiniz var? Sizi burada istemiyoruz. Yaptığınız iş sözleşmesini feshederiz ve paranızı vermeden sizi göndeririz” şeklinde tehdit ettiğini paylaştı.
Su sorunlarının çözülmesini isteyen Aktaş, şöyle devam etti:
Bu insanların hakkını ve hukukunu savunmak zorundayım. Bu meselede sorumlu kimse cezasını çekecek. Sorumlu kaymakam ise cezasını çekecek. Bu topraklar üzerinde hepimiz eşitiz. Herkese eşit ve adaletli yaklaşarak, haklarını korumalıyız. Ne alt tabaka ne de üst tabaka olsun.
İşçilerin yaşadıkları soruna ilişkin görüştüğümüz muhtar Ahmet Çakır, anlatılanları reddetti. Çakır, su sorununun bayramda oluşan yoğunluk yüzünden yaşandığını iddia etti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!