Hoş Nağme



Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılan roman, dram öğesi içermeden tamamen dıştan bir anlatıcının ağzından ilerliyor. Çarpıcı konusu ve karakterlerin canlılığıyla başından itibaren okurun heyecanını canlı tutan elinizden düşüremeyeceğiniz bir roman.


Leila Slimani

Faslı yazar Leila Slimani, Goncourt ödüllü romanı Hoş Nağme’de, kendi içine çöküp başkalarının üzerine devrilen bir kadının hayatını konu ediyor. Bir yanıyla dehşet veren diğer yanıyla yürek burkan bir hikaye…

Sadece, kitaba neden “Hoş Nağme” ismi verilmiş anlayamadım. Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılan roman, dram öğesi içermeden tamamen dıştan bir anlatıcının ağzından ilerliyor. Katilin de maktullerin de ilk sayfalarda belli olduğu roman, sayfalar ilerledikçe okuru ağır bir trajediyle başbaşa bırakıyor. Louise ile dadılık yaptığı aile arasındaki ilişkiyi, Avrupa ile göçmenler arasındaki ilişki olarak da okumak mümkün. Louise ne yaparsa yapsın hiçbir zaman aileden biri olamayacaktır.

Çarpıcı konusu ve karakterlerin canlılığıyla başından itibaren okurun heyecanını canlı tutan elinizden düşüremeyeceğiniz bir roman. Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim haddinden fazla “rahatsız edici” bir kitap Hoş Nağme. Amerika’da 2012 yılında yaşanan bir olaydan esinlenmiş. Dadıları tarafından öldürülen Krim kardeşlerin hikâyesinden sadece olayın aynen alınıp tamamen serbest bir çağrışımla mekânın Paris’e dönüştürüldüğü, karakterlerin yeniden kurgulandığı bir roman. Olayın yeterince korkunç olduğunu düşünürsek aslında oldukça zorlu bir işe girişmiş Slimani ve romanı bitirdikten sonra kesinlikle zoru başarmış olduğunu düşünüyorum.

“Bebek öldü. Birkaç saniye yetti de arttı. Doktor acı çekmediğini söyledi. Onu gri bir ceset torbasının içine koydular ve oyuncakların ortasında duran hareketsiz bedeninin üzerinden fermuarı çektiler. Küçük kız ise kurtarma ekipleri geldiğinde canlıydı hâlâ.”

İngiltere’de “Ninni”, Amerika’da “Mükemmel Dadı” adıyla yayımlanan bu roman kesinlikle okunmalı çünkü ortada bir suç var ve kitap bu suçu ilk sayfadan başlayarak ifşa ediyor. Suçun gelişimini, süreci, yapı taşlarını, katili ve maktullerin psikolojik alt yapılarını buz gibi bir anlatım ve katı bir gerçeklikle izliyoruz. Okuduğum kitaplar içinde edebi dilden en uzak ve alabildiğine sert bu kitabı tavsiye etmekte beis görmüyorum.

Keyifli okumalar diyemeyeceğim bu ödüllü kitap için, sadece hazırsanız okuyun diyebileceğim.

Dostlukla kalın…

Gürbüz Deniz