Aile hekimlerine şehir hastanelerine müşteri sağlama baskısı!



Neoliberal dönüşümün meslekleri de sağlık hizmetini de nasıl piyasalaştırdığının çarpıcı fotoğrafı: Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin aile hekimlerine ödeme garantili şehir hastaneleri için müşteri toplama zorunluluğu getirdiği, bunu gerçekleştirmeyenleri maaştan kesmekle cezalandırdığı açığa çıktı


Sağlık emekçilerinin tepki gösterdiği Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin altından hekimlerin “hasta garantili” şehir hastanelerinin taşeronu, müşteri sağlayıcısı haline getirilmeleri çıktı

Yürürlüğe girdiği 1 Temmuz’dan itibaren tartışmalara konu olan, aile hekimleri tarafından eylemlerle protesto edilen Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin ayrıntıları netleştikçe yapılmak istenenin nitelikleri de açık hale geliyor. Bu yönetmelikle aile hekimleri şehir hastaneleri için hasta devşiren, yollayan, müşteri portföylerini şişiren bir taşeron ya da pazarlamacı haline getiriliyor.

Yönetmelikte yer alan ve şehir hastanelerini beslemek üzere kurulan Hastalık Yönetim Platformu hakkında bilgi veren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Aile Hekimi Dr. Kazım Doğan Eroğulları’nın Karar gazetesinden Hava Asal’a anlattıkları sağlık sistemindeki neoliberal dönüşümün meslekleri de sağlık hizmetini de nasıl piyasalaştırdığının çarpıcı ifadesi.

Aile hekimi hastayı şehir hastanelerine sevk etmeye zorlanıyor

Dr. Kazım Doğan Eroğulları yönetmeliğin özünü şöyle özetliyor:

Yeni yönetmelik ile aile hekimlerine ödeme garantili şehir hastanelerine hasta bulma görevi verilmiş durumda. Kronik hastalık takibi platformu kuruluyor ve o platform aracılığı ile bir kişiyi şehir hastanesinin 6 veya 7 bölüme zorunlu sevk söz konusu. Bunu yapmadan sistem ilerlemiyor. Dolayısıyla hasta garantili şehir hastanelerine müşteri toplamamızı istiyorlar.

‘Nüfusu tarayıp, kronik hastaları toplayın’

Kronik hastalık yönünden tüm nüfusun taranmasının da istendiğini belirten Eroğulları “Her yaş grubunda taranması istenen işlem farklı olsa da tüm nüfusun taranması söz konusu” diye belirtiyor.

Eroğulları, şöyle devam ediyor:

0.9 ile 1.5 katsayı dediğimiz şeyin hayata geçmiş hali şöyledir. Şimdi yönetmelikte diyor ki nüfusa bu taramayı yapmazsanız maaşınız 0.9 ile çarpılacak deniyor. Maaşın 0.9 ile çarpılması maaşlarda otomatik olarak yüzde 10 kesinti denmektir. Geçen ay bunu uyguladılar. Bir de 1.5 ile çarpma var. O da şu oluyor. Diyelim ki ben bu izlemlerin tamamını yaptım. Hasta sayısı 2 bin 700 olan yerde sen bu sayının tamamını tararsan sana birkaç bin lira fazla verebilirim diyorlar. Burada çok ciddi bir emek sömürüsü de söz konusudur.

‘Şehir hastanelerine sevk yapmayan aile hekimlerinin maaşları kesiliyor’

“Hastalık Yönetim Platformu ile kronik hasta takibi isteniyor. Kişide hastalık belirtisi veya şikayeti yoksa da bu taramalar mecburi kılınıyor. Şehir hastanelerine sevk yapmayan aile hekimlerinin maaşlarında yüzde 10’luk kesinti yapılıyor” diyen Eroğulları, “Hasta garantili şehir hastanelerine müşteri toplamamızı istiyorlar”.

‘Ülkenin gelirini bu uygulamalarla çöpe atıyorlar’

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey 2. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten ise uygulamalara ilişkin şunları belirtiyor:

Şehir hastanelerinin yapıldığı illerdeki diğer hastaneler ya kapatıldı ya da kapasiteleri düşürüldü. Sistem kronik hastalığı olanları buralara göndermeye zorluyor. Şehir hastanelerinde hem hasta garantisi hem de sağlık hizmetleri için yüzde 70 garanti veriliyor. Ülkemizin geliri bu uygulamalarla çöpe atılıyor.