Ücretlerinin iyileştirilmesi ve sosyal haklarının genişletilmesi talepleriyle üretimi durduran, bu arada Birleşik Metal’de örgütlenerek çoğunluğu sağlayan ve fabrikaya sendikayı getiren Farplas işçileri, patronun dalavereleriyle işten atılmış, bu saldırıya karşı 30 Ocak’ı 31 Ocak’a bağlayan gece fabrikayı işgal ederek bu katmanlı sınıf düşmanlığına karşı sınıf tutumu almışlardı. İşgale katılan işçiler, polis-bekçi-güvenlikçilerden oluşan saldırı güruhunca dövülerek, merdivenlerden sürüklenerek, ters kelepçe takılıp gözaltına alınmıştı.
Bu gelişmelerin ardından patron fabrikayı kelimenin gerçek anlamıyla hapishaneye çevirmiş durumda. Şu anda içerde çalışan işçilere sendika üyeleriyle ya da dışarda direnişte olanlarla iletişim kurmamaları için yoğun bir baskı olduğu belirtiliyor. Bu baskı iletişim kurdukları anda idari izne çıkarılacakları tehdidi biçimini alıyor. Lavaboya bile tek tek ve başlarında birkaç takım lideriyle götürüyorlar, lavaboda biri varsa başkasını götürmüyorlar. İşçilerin kendi aralarında iletişim kurmalarını engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar.
İçerde bunlar olurken, dışarda da fabrikaya zimmetlenmiş polis ekipleri bekliyor: 5 çevik kuvvet polisi otobüsü 24 saat vardiyalı olarak tutuluyor.
Bu arada Türk Metal, Farplas’taki örgütlenmeye ve direnişe karşı da aynı sınıf düşmanı tutumunu sürdürüyor. Örgütlü olduğu fabrikalardan Farplas direnişine destek çıkmasın diye yalan ve manipülasyona dayalı bir çalışma yürütüyor. O kadar ileri gidiyor ki fabrikayı işgal edenlerin işçi olmadığını, marjinal grupların üyeleri olduklarını söylüyor ve bu yalanını pekiştirmek için de işçilerin CEO’yu dövdükleri, ağzını-burnunu kırdıkları yalanını yayıyor. Kısacası Türk Metal Türk Metalliğini yapıyor.
Katmanlı sınıf düşmanlığının temsilcilerinden olan Farplas patronunun işçilere yönelik saldırganlığıysa sadece fabrika içinde kurduğu izolasyon ve baskı ortamıyla sınırlı kalmıyor. Ücreti dışında herhangi bir geçim aracı olmayan işçilerden bazılarının yeni bir iş arayışı sırasında karşılaştıkları muamele bunun tipik ifadesi. Bu işçilere gittikleri yerlerde “Sizin artık bu organize sanayi bölgesinde iş bulmanız imkansız” yanıtı verildi. Kısacası, Farplas patronu diğer patronlarla kolektif bir tutum geliştirerek işçileri kara listeye aldırttı. Çünkü tüm patronlar da Farplas patronu gibi işçi sınıfının hakkını aramasına hele hele bunu militan biçimlerle yapmasına, örgütlenme yönelimine düşmandır. Bu onların korkulu rüyası olduğu gibi başı ezilmesi, ibretlik bir örnek haline getirilerek korku eşiğine dönüştürülmesi için elinden geleni yaparlar. Bugün Farplas’ta yapılmak istenen de budur.
Fakat Farplas işçilerinin bu yönelimini ezemeyeceklerini birlikte yaşayıp görüyoruz. Nitekim işçiler bugün sendikalarıyla yaptıkları toplantıdan “vazgeçmeyecekleri” kararıyla kalktı. Tazminat hakları, işsizlik sigortasından yararlanma haklarının gaspı anlamına gelen Kod’larla atılan işçiler, bu arsız saldırganlığa karşı yarın sabah saat 10:00’da fabrika önünde direniş çadırı kuracak.
Farplas işçileri tüm işçi ve emekçileri destek ve dayanışmayı büyütmeye çağırdılar. Direnişin sınıfın bütünü açısından nasıl bir anlam kazandığı ortada. Farplas işçilerinin direnişinin destek ve dayanışmayla sarmalanmasının kolektif anlamı da öyle.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!