Manisa’nın Soma ilçesinde faaliyet gösteren İmbat Madencilik’te çalışan işçiler, ödenmeyen ücretleri ve birikmiş işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları hak mücadelesini bir haftadır sürdürüyor. Bağımsız Maden-İş, işçilerin eyleminin 7. günü olan dün TKİ ve İmbat Madencilik’e karşı direniş ilan etti. Sendika gece saatlerinde yaptığı yazılı açıklamada, Soma bölgesindeki madenlerin özelleştirmelerle peşkeş çekilmesinin ardından yaşanan süreçleri anlatıp işçilerin bu süreçlerde yaşadıkları mağduriyetlerin esas muhataplarının Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Kömür İşletmeleri, Ege Linyitleri İşletmesi olduğunun altını çizdi. Sendika bu 3 kurumu İmbat Madencilik işçilerinin içinde bulundukları durum hakkında uyararak “Kanunların ve yasal düzenlemelerin etrafından dolanmayı derhal sonlandırmalı, madenciyi oyalamayı bırakmayı ve üst işveren olarak sorumluluklarını yerine getirerek madencilerin mağduriyetini gidermeli, ücretleri ödemelilerdir” diye belirtti.
✅Bağımsız Maden-İş’ten Enerji Bakanlığı, TKİ ve Ege Linyit’e uyarı
✅Madencilerin haklarını ödeyin, sorumluluklarınızı yerine getirin!
✅Uyarılar dikkate alınmazsa 5 Kasım saat 08:00’de Soma Ege Linyitleri İşletmesi’nin önünde olacağız, sonraki eylemleri orada açıklayacağız👇 https://t.co/GQ9TgxQHXM
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) November 3, 2026
Sendika, uyarılar dikkate alınmazsa 5 Kasım 2026 Perşembe günü saat 08:00’de Soma Ege Linyitleri İşletmesi’nin önünde toplanacaklarını, ondan sonraki eylem planlarını orada açıklayacaklarını ifade etti.
İmbat işçileri 1 hafta önce eyleme başlamıştı
İmbat Madencilik işçileri ödenmeyen hakları için bir hafta önce Soma’dan Ankara’ya yürümek üzere yola çıkmış, direnişlerinin beşinci gününde Manisa’nın Kırkağaç ilçesindeki Çamlık mevkisinde jandarma barikatıyla karşılaşmışlardı. İlerlemelerine izin verilmeyen işçiler, alacakları ödenene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini açıklamışlardı.
Direnişin altıncı günü ise jandarma barikatına karşı boş tencerede taş kaynatan işçiler “artık sesimizi duyun” diyerek Ankara’ya seslenmişlerdi. Dün ise Bağımsız Maden-İş tarafından TKİ ve İmbat Madencilik’e karşı direniş ilanı yapıldı.
İşçiler Bağımsız Maden-İş’le toplantı yaptı
Direnişin yedinci günü akşam saatlerinde X üzerinden açıklama yapan Bağımsız Maden-İş, İmbat Madencilik’te yaşanan sorunların çözümsüz bırakılması nedeniyle, sorunların en büyük muhatabı olan TKİ ve İmbat Madencilik’e karşı direniş başlatacaklarını ilan etti. Ayrıca TKİ ve İşletme’nin sorumluluklarına dair ayrıntılı açıklamayı gece saatlerinde yazılı olarak yapacağını duyurdu.
Bağımsız Maden İş adına açıklamayı yapan sendika başkanı Gökay Çakır istişare toplantısı sonrası bıçağın kemiğe dayandığını, işçilerin toplu sözleşme haklarının iki senedir ödenmediğini belirtti. Ayrıca, sarı sendikanın işçileri değil, kendi haklarını düşünerek hareket ettiğini söyleyerek Soma halkına seslendi ve “Şu anda madenciler evlerine bir lokma ekmek götürebilmek için yeri yedi kat altında mücadele ediyorlar ama haklarını alamıyorlar” diyerek dayanışma çağrısında bulundu.
Bu hakların sarı sendikalar, siyasi partiler yüzünden alınmadığını çok iyi bildiklerini ifade eden Çakır, “Ölmek var, dönmek yok. Bizim beş tane yurttaşımız birilerinin hatası yüzünden iş cinayetiyle hayatını kaybetti. Burada işveren vekillerinin ne kadar suçu varsa o sendikanın da o kadar suçu vardır” dedi.
Çakır “bundan sonra İmbat’ta Bağımsız Maden-İş sendikası vardır” diyerek sözlerini dayanışma çağrısıyla bitirirken, madenciler ise “Direne direne kazanacağız!” ve “Direne direne direnişten zafere!” sloganlarıyla destek verdi.
Bağımsız Maden-İş’ten yazılı açıklama
Gece saatlerinde yazılı açıklama yapan Bağımsız Maden-İş, Soma havzasındaki özelleştirmeyle yağmaya, talana ve süper sömürüye açılan maden ocaklarında her gün yeni bir kriz yaşandığını, madencilerin mağdur edildiklerini hatırlatarak başladı. Sendika bu mağduriyetlerle ilgili asıl sorumlunun buraları özelleştirerek peşkeş çeken Türkiye Kömür İşletmeleri ve Ege Linyitleri İşletmesi ve sarı sendika Türkiye Maden-İş olduğunu kaydetti. TKİ ve yardakçılarının iş birliğiyle patronlar için adeta bir sömürü cenneti yaratıldığını vurguladı.
Yaratılan bu sömürü cennetinin faturasının madencilere kesildiğini kaydeden Bağımsız Maden-İş, kamuya ait sağlıklı bir biçimde işleyen tek bir ocağın bırakılmadığı havzada madencilerin özel sektörün ellerine terk edildiğini, TKİ iştiraki olan Yeni Anadolu İşletmesi’nin kapatılmasında kamu işçisi statüsünde olması gereken işçilerin hileyle özel sektör işçisi muamelesi gördüklerini ve kapı önüne konulduklarını anlattı.
Soma Holding’de çalışmış 6000, Uyar Madencilik’te çalışmış bin 200 işçinin tazminatlarının patronlarla sarı sendika arasında kurulan protokol masalarında gasbedildiğini belirten Bağımsız Maden-İş “bu tarihsel olaylar halen madencilerin ve havza halkının hatırındadır” dedi.
Salt kömür sahalarının peşkeşi ile yetinmeyen patronlar, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin de bünyesinde bulunduğu Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın da icazeti ile havzadaki kömürün en büyük alıcısı olan Termik Santrale de el atmıştır. Termik Santral’in Torku tarafından yağmalanması süreci Kamu Kurumlarının gözetim ve icazeti altında yaşanmıştır.
Yağmacılardan Torku’nun darmaduman edilmiş Termik Santrali TKİ’ye terk ettiğini, böylece havzadaki madenciliğin bile isteye zor bir duruma düşürüldüğü, kamu kurumlarının da buna seyirci kaldıklarını hatta destek verdiklerini belirten Bağımsız Maden-İş, “Kurulan bu patron cenneti düzeni, havza madencileri başta olmak üzere, onların aileleri ve havzanın tüm halkının ekmekleri üzerinden, patronlar lehine oynanmış bir oyundur. Bu oyunun tek kaybedeni ise havza halkı olmuştur” diye belirtti.
Ücretlere çökülmesine ‘ekonomik koşullar’ kılıfı!
Bağımsız Maden-İş işçilerin düşürüldükleri mağduriyetler hakkında şu bilgileri vererek devam etti açıklamasına:
Kasım ayının başı itibariyle, Ekim ücretlerinin akıbetinin belirsiz olduğu, işçilerin Eylül ayı ücretlerinin tümünü ihtiva etmeyen kısım kısım avanslar halinde ödendiği bazı işçilerin ağustos ayından dahi alacaklarının kaldığı bir gerçeklik ile karşı karşıyayız. Şirketin yapmış olduğu açıklamalarda da “Şirkete ait malların ipotek altında olduğu, şirket kasasında para olmadığı” gerekçeleri ile emekçinin ücretine çökülmesi haklı çıkartılmaya çalışılmaktadır. 1 Ekim’de gerçekleşen ve 5 madencinin hayatını kaybettiği göçükte dahi, işte bu “Ekonomik Koşullar” bahanesi ile sorumluluğu azaltıcı bir hikâye üretilmeye çalışılmaktadır.
Sağlıklı, İSİG Kurallarına uygun, tam verimle çalıştırıldığı takdirde 7000 işçinin istihdam edilebileceği bir ocak olan İmbat İşletmesi madencilerin tüm yoğun, özverili ve gayretkar çalışmalarına rağmen 4200 işçi ile çalıştırılamamaktadır. Dünyanın en ucuz madenci ücretlerinin ödendiği Türkiye’de bu gerçekliğin sebebi ekonomik koşullar değil, tüm havzaya hakim süper sömürü çarkının dayatmalarıdır.
Sarı sendika şirkete işçinin parasına çökme cesareti vermiştir
Bağımsız Maden-İş açıklamasına madende örgütlü sarı sendika Türkiye Maden-İş’in kendi imzaladığı toplu sözleşmeye bile sahip çıkmayarak patronların işçilerin parasına çökme cesareti verdiğini vurgulayarak şunları belirtti:
İşçilerin kanunlardan, fiili çalışmadan kaynaklanan haklarının dahi ödenmediği bu aşamaya gelinmesinde, kendi yaptığı toplu sözleşmeyi koruyamayan ve uygulatamayan sarı sendikanın da payı vardır. 2024’ten bu yana toplu sözleşmeden kaynaklı ek yevmiye alacaklarının ödenmemesine ses çıkartmayan sarı sendika, şirkete işçinin parasına çökme cüreti aşılamıştır.
Sarı sendika yanıltıcı bilgilerle işçilerin haklarını karikatürize ediyor!
Günümüzde ise sarı sendika etrafına dizdiği 40-50 kişiyle, şirket ile danışıklı olarak, madencilerin sorunlarının ciddiyetini ihtiva etmeyen, halkı yanıltıcı ve yalan bilgilerle bezeli açıklamalarla birlikte, kamuoyunu yanıltmakta ve madencilerin haklarının gaspını karikatürize etmektedir. Sarı sendika derhal bu ciddiyetsiz ve madencinin, halkın aklıyla dalga geçen eylem pratiğinden vazgeçmelidir.
Tek muhatap sarı sendika ve İmbat Madencilik değildir
Madencilerin bugün yaşadığı sorunların tek muhatabının İmbat Madencilik ve sarı sendika olmadığını, anlatılan süper sömürü çarkının inşasında başta Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Bakanlığa bağlı Türkiye Kömür İşletmeleri ve Ege Linyitleri İşletmesi’nin de başat sorumluluğa sahip olduğunu kaydeden Bağımsız Maden-İş açıklamasına şöyle devam etti:
Ocağın hukuki sahibi Türkiye Kömür İşletmeleri’nin Ege Linyitleri İşletmesi’dir, ocağa ilişkin ruhsatlar ise ihale yoluyla ve üretimden verilecek yüzdelik pay karşılığında İmbat Madencilik’e devredilmiştir. Dolayısıyla “Ruhsat Devri” işlemiyle, örtülü bir rödövans sözleşmesi gerçekleştirilmiştir. İşlemin Türkiye Kömür İşletmeleri’nin işçi karşısında sorumsuz kılınmak amacıyla, danışıklı ve hileli bir işlem olduğu ise açıktır.
Zira, Türkiye Kömür İşletmeleri hem üretimden pay sahibidir hem de işletmede üretilen kömürlerin havzadaki en büyük alıcı olan Termik Santral’e satışını gerçekleştirmektedir. Yani, İmbat İşletmesi, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin üretim departmanı gibi çalışmakta, adeta üretim taşere edilmektedir.
Alan da satan da düzenleyip denetleyen de TKİ’dir!
Ayrıca, son gelişmeler ışığında üretilen kömürün en büyük alıcısı olan Termik Santral’in Torku’dan Türkiye Kömür İşletmeleri’ne geçtiğini, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin hem üretimden pay sahibi hem üretilen kömürün pazarlamacısı hem de alıcısı rolüne girdiğini belirten Bağımsız Maden-İş, “Dolayısıyla, ortada alanın da satanın da düzenleyip denetleyenin de Türkiye Kömür İşletmeleri olduğu bir gerçeklik söz konusudur. Bu durum Türkiye Kömür İşletmeleri’ni madencinin en büyük muhatabı kılmıştır” dedi.
‘TKİ gizli bir üst işveren statüsüne haizdir!’
Türkiye Kömür İşletmeleri ve Ege Linyitleri İşletmesi, üretimi İmbat Madenciliğe taşere ederek işçi sorumluluğundan kurtulmaya, üretim çıktısını ise kontrol ederek kârdan pay almaya hatta kömürün alıcısı olan kurumu dahi yöneterek tüm yönetsel sorumluluklardan kaçınarak, tüm yönetimi perde arkasından yürüttüğü bu sistemle, gizli bir üst işveren statüsünü haizdir. Bu durum sadece İmbat Madencilik’te değil, ruhsat devri ile devredilen tüm maden işletmeleri için geçerlidir.
TKİ madencilerin tüm alacaklarından sorumludur
İşte bu statü gereği Türkiye Kömür İşletmeleri, madencilerin tüm ücret, tazminat alacaklarının bizzat muhatabıdır. Dolayısıyla da en büyük uyarımız da kendilerinedir. Madencinin ödenmeyen ücretleri, eksik bırakılan hakları derhal Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından ödenmeli, işçinin mağduriyeti giderilmelidir.
İmbat Madencilik’in TKİ’den alacakları tahsil edildiğinde…
Bağımsız Maden-İş, İmbat Madenciliğin Termik Santral’e satılan kömürlerden kaynaklı olarak, Türkiye Kömür İşletmeleri’nden alacaklı olduğu 1,5 milyar TL’nin tahsili halinde dahi bu paranın işletmenin sağlıklı, İSİG kurallarına uygun ve hak kayıplarının yaşanmadığı bir hale getirilmesinde kullanılmayacağının açık olduğunu belirterek “Dolayısıyla, havzada madenciliğin geleceği açısından, İmbat Madencilik başta olmak üzere havzadaki tüm ocakların, Türkiye Kömür İşletmeleri’nce devletleştirilmesi gereği açıktır. Kamu kurumları, aracı mahiyetinden, gizli üst işverenlik niteliğinden gerçek bir güvence sağlayan işletmeci statüsüne geçmelidir” dedi.
Madenciyi oyalamayı bırakın
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası olarak, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nı, Türkiye Kömür İşletmeleri’ni, Ege Linyitleri İşletmesi’ni bu hususta ilk ve son defa uyarıyoruz: Kanunların ve yasal düzenlemelerin etrafından dolanmayı derhal sonlandırmalı, madenciyi oyalamayı bırakmayı ve üst işveren olarak sorumluluklarını yerine getirerek madencilerin mağduriyetini gidermeli, ücretleri ödemelilerdir.
Uyarımız dikkate alınmadığı takdirde, önceki günden başlayacak eylemlerimizde toplanarak, 5 Kasım 2026 Perşembe günü saat 08.00’da Soma Ege Linyitleri İşletmesi’nin önünde birleşeceğiz, eylemimizin geleceğini de orada kamuoyu ile paylaşacağız.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!