Eğrigöz Dağı’nda altın madenine karşı çıkan halk: Altın tabağa konup yenmiyor



Zenit Madencilik’in Kütahya’nın Tavşanlı ile Simav ilçeleri arasında kalan ve Dağardı, Kavaklı, Örencik, Evciler köylerini içine alan Eğrigöz Dağı’nda altın madeni işletmesi açmasına verilen ÇED olumlu kararının iptali için yapılan başvuru nedeniyle mahkeme heyeti bugün keşif yaptı. Siyanürle maden çıkarılmasına, şirketlerin çıkaracağı altın için tarımsal arazilerinin acele kamulaştır kararıyla gasbedilmesine, ekonomik hayatlarının yıkıma uğraması ve …


Zenit Madencilik’in Kütahya’nın Tavşanlı ile Simav ilçeleri arasında kalan ve Dağardı, Kavaklı, Örencik, Evciler köylerini içine alan Eğrigöz Dağı’nda altın madeni işletmesi açmasına verilen ÇED olumlu kararının iptali için yapılan başvuru nedeniyle mahkeme heyeti bugün keşif yaptı.

Siyanürle maden çıkarılmasına, şirketlerin çıkaracağı altın için tarımsal arazilerinin acele kamulaştır kararıyla gasbedilmesine, ekonomik hayatlarının yıkıma uğraması ve doğanın-suyun zehirlenmesine tepki gösteren köylüler, keşif öncesinde yaptıkları açıklamada “Havama dokunma, suyuma dokunma, toprağıma dokunma. Altın tabağa konup yenmiyor” dedi.

Örencik Eğrigöz Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği, Eskişehir Çevre Derneği ve TEMA Vakfı üyeleri, Kütahya Barosu, CHP ve İYİP’den milletvekilleri de bölgelerinde altın madeni istemeyen köylülere destek vermek ve kamuoyu oluşturmak için tepki gösteren köylülerle bir araya geldi

Maden ocağı projesine tepki gösterenköylüler, ‘Eğrigöz dağıma dokunma. Siyanür ölüm demektir!’, ‘Havamız, suyumuz, toprağımız, altından değerlidir!’, ‘Eğrigöz dağı yok olmasın!’, ‘Eğrigöz dağında altın madeni istemiyoruz!’, ‘Doların yeşili değil, doğanın yeşili kazanacak!’ şeklinde pankartlar açarak, ‘Eğrigöz dağıma dokunma!’, ‘Altıncı filo Eğrigöz’ü terk et!’, ‘Altın madeni istemiyoruz!’ sloganlarını haykırdılar.

Yaşamak istiyoruz, maden istemiyoruz

Köylülerden Zeynep Dumlu’nun gözyaşları içinde yaptığı açıklamaysa oldukça çarpıcı:

Biz yaşamak istiyoruz, maden istemiyoruz. Bizim çoluğumuz, çocuğumuz buradan geçiniyor. Biz doğamızı istiyoruz, biz suyumuzu istiyoruz, biz tarlalarımızı istiyoruz. Altın tabağa konup yenmiyor. Biz burada ekip, biçiyoruz ve karnımızı doyuruyoruz. Biz toprağımızı istiyoruz. Çocuklarımız, torunlarımız ne yiyecek? Hangi suyu içecek? Biz siyanür istemiyoruz.