İktidar ve eril medya öncülüğünde kadınlara dönük geliştirilen ve failleri cesaretlendiren dilin, cezasızlık politikalarının kadın ve çocukların hedef alınmasını adeta kışkırttığı belirtilerek başlayan raporda ocak ayında 31 kadının, 4 çocuğun katledildiği; 30 kadın, 11 çocuğun ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği hatırlatıldı. Şubat ayında ise 24 kadının katledildiği, 26 kadının şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği; iki çocuğun katledildiği, yedi çocuğun şüpheli şekilde hayatını kaybettiği belirtildi.
Katledilen ve katledilme girişimiyle karşı karşıya kalan kadınların ayrıntılı bilgilerine, kadın hareketine yönelik saldırılara, özsavunma hakkının kullanılması karşısındaki yargı kararlarına ayrıntılarıyla yer verilen raporda şu bilgiler yer aldı:
24 kadın katledildi
Şubat ayında 24 kadın katledildi, 26 kadın şüpheli şekillerde yaşamını yitirdi.
En fazla katletme İstanbul’da
İstanbul’da 4, Samsun’da 2, Zonguldak’ta 1, Urfa’da 2, Elazığ’da 1, Sakarya’da 1, Sivas’ta 1, Uşak’ta 1, Bursa’da 2, Kocaeli’de 2, Balıkesir’de 1, Konya’da 1, Mersin’de 1, Düzce’de 1, Maraş’ta 1, Ankara’da 1, İzmir’de 1 kadın katledildi.
12 kadının faili evli olduğu erkek!
Katledilen kadınlardan 12’sinin faili evli olduğu erkek, 4’ünün faili akrabası, 3’ünün faili erkek arkadaşı, 2’sinin faili oğlu, 1’inin faili erkek kardeşiydi. 2 kadının failleri ise hala açığa çıkarılmadı. Diğer yandan kadınlardan 4’ü boşanma aşamasında olduğu erkekler tarafından katledildi. 1 kadın ise kendisine şiddet uygulayan erkeği özsavunmasını kullanarak yaraladı.
Şiddet
Şubat ayı içerisinde 14 kadına yönelik katletme girişimi, 10 kadına yönelik şiddet vakası yaşanırken, 1 kadın tecavüze, 2 kadın tacize uğradı. 1 kadın alıkonuldu, 2 kadın şüpheli şekilde yaralandı. Bir muhabir erkek ise, haber sunumunda cinsiyetçi söylemlerde bulundu.
2 çocuk katledildi, 7 şüpheli ölüm
Yine şubat ayında 2 çocuk katledildi, 7 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Bu ay içerisinde 1 çocuk şüpheli şekilde yaralanırken, 2 çocuk katletme girişimine, 3 çocuk fiziksel şiddete, 11 çocuk tacize maruz bırakıldı. 1 çocuk ise kendisine şiddet uygulayan erkeğe karşı özsavunmasını kullandı.
Kadın sığınma evi kapatıldı
Erkek-devlet şiddeti, her geçen gün artarken, iktidar şiddeti önlemek yerine şiddetle mücadele alanlarını bir bir kapatıyor. 2016 yılı ile birlikte özellikle bölgedeki HDP’li belediyelere kayyımlar atandıktan sonra kadın kurumlarının, sığınma evlerinin kapatılması ile hala eleştirilen iktidar, bu uygulamasına hala devam ediyor. İstanbul Eyüpsultan Belediye Meclisi, Kadın Sığınma Evi’nin kapatılarak çocuk evine dönüştürülmesiyle ilgili teklifi görüştü. Belediye Meclisi, 10 yıldır hizmet vermekte olan “Kadın Konukevi” olarak adlandırılan kadın sığınma evinin, adresinin deşifre olduğunu iddia ederek güvenlik zafiyetinin olacağı gerekçesiyle kapatılmasını istedi. Belediye, İstanbul Valiliği’nden aldığı onay ile ilçedeki “Kadın Sığınma Evi’ni” kapatma kararı aldı. AKP’li üyeler Meclis’te, söz konusu teklifi dikkat çekici ifadelerle savundu. AKP’li meclis üyesi Mürsel Tekneci, “Oraya gidenlerin kocaları sürekli olay çıkarıyordu. Can güvenliği söz konusuydu” ifadelerini kullandı.
Mücadele eden kadınlar yine hedefte
Şiddet faillerini yargılamayan, verdiği cezalarda indirimler uygulayan yargı sistemi, Şubat’ta da bu politikasından taviz vermedi. Yine birçok davada faillerin geleceği düşünüldü, iyi hal indirimleri uygulandı. Diğer yandan mücadele eden kadınlar da yargılanmaya başlandı. Geçtiğimiz yıl 8 Mart’ta İstanbul’daki Gece Yürüyüşü’nde zıpladıkları için haklarında dava açılan kadınların ilk duruşması görüldü. Yine kadın hakları aktivisti avukat Ruşen Seydaoğlu’ya da Diyarbakır’da hakkında açılan davada 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Raporun tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!