Salı, 8 Eylül 2026

Kadın kadının kurdu değil yurdudur



Batman Batman’da kadınlar, Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Kadın Parkı’nda düzenlenen mitingde buluştu. Rengarenk yöresel elbiseleriyle miting alanına gelenler arasında Batman Barış Anneleri Meclisi, HDP ve DBP örgütleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Şubesi, KESK bileşenleri, Tutuklu Aileleri İle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) gibi sivil toplum örgütlerinin kadın …


Batman

Batman’da kadınlar, Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Kadın Parkı’nda düzenlenen mitingde buluştu.

Rengarenk yöresel elbiseleriyle miting alanına gelenler arasında Batman Barış Anneleri Meclisi, HDP ve DBP örgütleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Şubesi, KESK bileşenleri, Tutuklu Aileleri İle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) gibi sivil toplum örgütlerinin kadın yöneticileri ve üyeleri de yer aldı.

Halaylarla süren mitingde Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve HDP Batman Milletvekili Feleknaz Uca konuşma yapacak.

Silopi

Şırnak’ın Silopi ilçesinde yapılan kadın mitingi, Newroz Alanı’nda başladı.

Mitinge, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, TJA, HDP Kadın Meclisi üyelerinin yanı sıra yüzlerce kadın katıldı.

Konuşmaların yapılacağı mitingde, sanatçı Xecê ve Hediye ile Koma Jinên Azad sahne aldı.

Dersim

Dersim’de 8 Mart kutlaması için Seyit Rıza Meydanı’nı dolduran kadınlar, erkek egemen zihniyetin hemcinslerine hedef alan politikalarına karşı hep birlikte ses çıkarıp itiraz etti. Coşkulu bir kutlamaya ev sahipliği yapan meydanı dolduran kadınlar, vermek istedikleri mesajları taşıdıkları pankart ve dövizlerin yanı sıra attıkları sloganlar, çektikleri zılgıtlarla gösterdi.

Miting, Dersim Kadın Platformu’ndan Fatma Argın Taşkale’nin açılış konuşmasıyla başladı. Binlerce yıldır kadın emeği ve bedeninin sömürüldüğünü vurgulayan Taşkale, şunları söyledi:

Mücadelemiz erkek egemen düzenin baskı, şiddet, yıldırma politikaları ile engellenmeye çalışılmaktadır. Bu politikalarla tutsak ediliyor, katlediliyor, özgürlüğümüz ve yaşam hakkımız elimizden alınıyor. Cezaevlerindeki hukuksuz uygulamalar ve baskılar artarak devam ediyor. Kandıra cezaevinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden Garibe Gezer bunlardan sadece biri. Bu süreçte birçok hasta tutsak hapishanelerde yaşamını yitirdi. ATK tarafından verilen ‘cezaevinde kalabilir’ raporlarıyla yüzlerce hasta tutsak hâlâ hapishanelerde tutulmaktadır. Bu nedenden dolayı, tek başına hayatını idame edemeyen ve birçok hastalığı bulunan Aysel Tuğluk’a özgürlük talebimizi bir kez daha yineliyoruz. Aysel Tuğluk ve tüm hasta tutsaklar için özgürlük istiyoruz.

İki yıldan uzun süredir kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’yu hatırlatan Taşkale, “İlk günden beri adil ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediğini söyledik. Bugün söylediklerimizin ne kadar doğru olduğunu hep birlikte görüyoruz. İlk günden beri sorduk sormaya devam edeceğiz. Buradan hep birlikte Bedriye annenin sesi olalım ve soralım; Gülistan Doku Nerede?” diye sordu.

Sonrasında konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) MYK üyesi Berivan Sincar ise Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk ve cezaevlerindeki diğer siyasi kadın tutukluları selamladı.

Emine Şenyaşar’ın direnişini de hatırlatan Sincar, “Yaşanan sorunlara karşı elbette ki direniş kültürünün ve mücadelemizin ortaya koymuş olduğu kurtuluş noktaları vardır. Bugün her türlü yönelime karşılık bizler, alanlarda olmaya devam ediyoruz. Nasıl ki her yıl yeni yılı karşılıyorsa her 8 Mart’a meydanlarda yılın direnişinin belirlendiği yılın sloganları oluyor” dedi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) MYK Üyesi Berivan Sincar ise Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk ve cezaevlerindeki diğer siyasi kadın tutsakları selamlayarak sözlerine başladı. Sincar, cezaevindeki kadınların erkek egemen devletine karşı biat etmeden dört duvar arasında mücadele etmeye devam ettiğini kaydetti. 

Bu çağlık, birliği sağlayacak

Birleşik Kürt Kadın Platformu tarafından gönderilen mesaj da miting alnında okundu. Mesajda, şu ifadeler yer aldı: “Rojava’dan Doğu Kürdistan’a, Kuzey’den Güney Kürdistan’a kadar bütün Kürt kadınlarının 8 Mart çığlığı, Kürt kadınlarının birliğini sağlayacak. Bütün halklar kendi tarihlerini dilleri ve kültürleriyle inşa eder. Birlik temellerini dil, kültür ve tarihleri ile yaparlar. Bütün Kürt kadınlarına çağrımızdır; Her birimiz dilimizin neferi, kültürümüzü yaşatanlarız. Umut ediyoruz ki, 8 Mart, Kürt kadınlarının birlik günü olur.”

Mesajın ardından Dersim Belediyesi Korosu’nun sahne aldığı miting, seslendirilen şarkılar, çekilen halayların ardından kadınların alkışlarıyla sona erdi.

Binlerce yıldır kadın emeği ve bedeninin sömürüldüğünü vurgulayan Taşkale, şunları söyledi:

Mücadelemiz erkek egemen düzenin baskı, şiddet, yıldırma politikaları ile engellenmeye çalışılmaktadır. Bu politikalarla tutsak ediliyor, katlediliyor, özgürlüğümüz ve yaşam hakkımız elimizden alınıyor. Cezaevlerindeki hukuksuz uygulamalar ve baskılar artarak devam ediyor. Kandıra cezaevinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden Garibe Gezer bunlardan sadece biri. Bu süreçte birçok hasta tutsak hapishanelerde yaşamını yitirdi. ATK tarafından verilen ‘cezaevinde kalabilir’ raporlarıyla yüzlerce hasta tutsak hâlâ hapishanelerde tutulmaktadır. Bu nedenden dolayı, tek başına hayatını idame edemeyen ve birçok hastalığı bulunan Aysel Tuğluk’a özgürlük talebimizi bir kez daha yineliyoruz. Aysel Tuğluk ve tüm hasta tutsaklar için özgürlük istiyoruz.

İki yıldan uzun süredir kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’yu hatırlatan Taşkale, “İlk günden beri adil ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediğini söyledik. Bugün söylediklerimizin ne kadar doğru olduğunu hep birlikte görüyoruz. İlk günden beri sorduk sormaya devam edeceğiz. Buradan hep birlikte Bedriye annenin sesi olalım ve soralım; Gülistan Doku Nerede?” diye sordu.

Sonrasında konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) MYK üyesi Berivan Sincar ise Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk ve cezaevlerindeki diğer siyasi kadın tutukluları selamladı.

Emine Şenyaşar’ın direnişini de hatırlatan Sincar, “Yaşanan sorunlara karşı elbette ki direniş kültürünün ve mücadelemizin ortaya koymuş olduğu kurtuluş noktaları vardır. Bugün her türlü yönelime karşılık bizler, alanlarda olmaya devam ediyoruz. Nasıl ki her yıl yeni yılı karşılıyorsa her 8 Mart’a meydanlarda yılın direnişinin belirlendiği yılın sloganları oluyor” dedi.

Nusaybin

Mardin’in Nusaybin ilçesinde düzenlenen şölende konuşan Barış Anneleri Meclisi Nusaybin Sözcüsü Perihan Altuğ, “Biz anneler barış istiyoruz. Tutsakların özgürlüğünü istiyoruz. Bunun için de mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Ardından konuşan HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise “Rojava kadınları bugün DAİŞ karanlığını yırtarak, kadın yaşamını inşa ediyor. Selam olsun onlara. Doğu’da kadınlar İran rejimine, Güney’de rejime karşı, burada erkek devlete karşı mücadele veriyor. Kürt kadınları her yerde erkek egemen rejime karşı mücadele veriyor. Hepsine selam olsun. Kürt kadınları güçlerini direnen kadınlardan, Garibe Gezer’den Deniz Poyraz’dan alıyor. Kürt kadınları direniyor. Her yerde direniyor” ifadelerini kullandı.

Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına değinen Taşdemir, “Semra Güzel Kürt kadınlarının gerçekliğidir. Hepimizin gerçekliğidir” dedi.

Wan

Tevgara Jinên Azad (TJA) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi tarafından “Dem, dema azadiya jinan e” sloganıyla Musa Anter Parkı’nda miting düzenlendi. Kentin bir çok noktasından gelen kadınlar, alana kurulan 4 arama noktasından girdi. “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla alana gelen kadınlar, çalınan müzik eşliğinde halaya durdu. Saygı duruşunun ardından başlayan mitingde konuşan Tertip Komitesi Başkanı Ayşe Minaz, “Kürt kadınlar, mücadelenin her alanında bir devrim yarattı. Toplumu, kendisini dönüştürdü ve gelecek nesillere sağlam bir miras bırakmanın temellerini attı. Dünya kadın mücadelesine örnek olacak bir motivasyon kaynağı oldu. Kadın tarihi yeniden yazıldığında bu coğrafyanın zorluğu, zahmeti, Kürt kadın mücadelesi büyük puntolarla yazılıp okunacaktır” dedi.

HDP İl Eşbaşkanı Handan Karakoyun ise Kürt kadınların artık özgürlüğü inşa ettiklerini belirterek, “Büyük bir mücadele yürütüyoruz. Üniformalı kadın katillerine ve tecavüzcülerine sesleniyoruz; bu dünyayı başınıza yıkacağımızı ve her türlü suçun hesabını soracağımızı bilin” diye seslendi.

Kadınların özgürlük koşusu

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van İl Eşbaşkanı Gülderen Varlı da kadınların meydanlarda buluşmasının tüm dünya kadınlarına eşitlik ve birliktelik mesajı olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Rosalardan Leyla Qasimlara, Arin Mirxanlardan Leyla Güvenlere bir özgürlük koşusudur. Kadın evet ve hayır arasında bir renktir. Hayata, sevgiye, insanca yaşama, barışa, özgürlüğe evet ama çelikten bir iradeyle zulme, nefrete, taciz ve tecavüze hayır.” 

Kadınlar asla müsaade etmeyecek

TJA aktivisti Aynur Sarıca ise devletin, kadınların yaşam alanlarında olmaması için elinden geleni yaptığını belirterek, “Kadınlar asla sizin bu politikalarınıza müsaade etmeyecek. Biz kadınlar, kirli savaş politikalarına, yoksulluk ve kırıma karşı direniyoruz, direneceğiz. Asla yılmayacağız ve mücadelemizden geri adım atmayacağız” diye konuştu.

Sarıca’nın konuşması ve Kürt Kadınlar Birliği Platformu’nun mesajının okunmasının ardından sanatçı Rewşen Çeliker’in şarkıları eşliğinde kadınlar halaya durdu.  

Deniz Poyraz  ve Geribe Gezer’e adandı

Mitinge yöresel kıyafetlerle katılarak, binlerce kadını Kürtçe selamlayan HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, bu 8 Mart’ı Deniz Poyraz ve Geribe Gezer’e adadıklarının altını çizdi. kadınların kendi örgütlülüğünü, meclislerini, parlamento gruplarını oluşturmayı başardıklarını belirten Buldan, “Bunlar yeterli değil, yolumuz, mücadelemiz uzun. Hala bu ülkede kadınlar inkar ediliyor, cezaevlerine atılıyor, emekleri sömürülüyor, şiddet görüyor, katlediliyor. Bunun için daha fazla örgütlenmek, bilinçli bir şekilde bu mücadeleyi yürütmesi gerekiyor” dedi.

Her türlü savaşa, sömürüye karşı olduklarını; sadece Ukrayna’da değil, Suriye’de, Türkiye’de, her yerde barışa ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Buldan, şöyle devam etti: “Bu ülkeyi kurtaracak ve anlayışını değiştirecek kadınların ittifakıdır. Bu meydanlar, bu topraklar, bu ülke bizimdir ve kimse bizden alamaz. Onurlu bir mücadelenin de yüzyılını da geride bıraktık. Gelecek yüzyıl mutlaka kadınların yüzyılı olacaktır. Bunu buradan bir kez daha ilan ediyorum.” 

Amed

İstasyon Meydanı’nda düzenlenen miting için kadınlar kentin çeşitli noktalarında bir araya gelirken devlet de mitingin yapıldığı alanda bulunan yüksek binalara PÖH elemanlarını konuşlandırdı. Mitinge giden bütün güzergahlara yüzlerce polis ve çok sayıda zırhlı araç yerleştirildi. Alana girmek için kontrol noktalarına gelen kadınlar, uzun bir süre bekletildi. Polisler, yaklaşık 2 saatlik bekleyişin ardından alana girişlere izin verdi. Alana girmeye başlayan kadınlar, 3 kontrol noktasında aramadan geçirildi. Miting alanına, üzerine “Girtiyên newxeş rûmeta me ne” (Hasta tutuklular onurumuzdur), “Yoksullaştırmaya ve kadın düşmanlığına karşı alanlardayız”, “Ez Kurd im, perwerdehiya bi kurdî daxwazim” (Kürdüm, anadilde eğitim istiyorum) ve “Direnişimizi Garibeden, Gülümseyişimizi Deniz’den aldık” pankartları asıldı. Pankartların yanı sıra mitingin yapılacağı alan, rengarenk flamalarla donatıldı. Miting sahnesi ise üzerine “Zaman, kadın özgürlük zamanı” yazılı dev pankartla süslendi. 

Birçok kadın, “Jin, jiyan, azadî” yazılı bayraklar ile hasta tutsakların durumuna dikkat çeken dövizler taşıdı. Alandaki kalabalık artmaya başladıkça meydandan zılgıt ve sloganlar yükselmeye başladı. Kadınların çoğunluklu gençlerden oluşması ve bazı kadınların küçük yaştaki çocuklarıyla birlikte mitinge katılması dikkat çeken ayrıntılardan oldu. Miting alanına ilk giriş yapan kadınlar, seslendirdikleri şarkılar eşliğinde uzun bir süre halaya durdu.  

Kadınlara değil, katillere barikat

Mitinge kortejler şeklinde giriş yapmak isteyen kadınlar ise, uzun süre polisler tarafından engellendi. Ofis semtinden kortej halinde alana girmek isteyen kadınlar ise polis engeliyle karşılaştı. Kadınlar, çevik kuvvet polislerinin kontrol noktasından çıkarılmasını isteyerek, sloganlarla engeli protesto etti. Yapılan görüşmeler sonuç vermezken, yaşanan tartışmalar sırasında polisler bazı kadınları gözaltına aldı. Ancak taleplerinde ısrarcı olan kadınlar, “Kadınlara değil, katillere barikat” sloganlarıyla engeli protesto etti. 

HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran’ın da aralarında bulunduğu kadınların ısrarı sonuç verdi ve kadınlar gruplar halinde alana girmeye başladı. Başaran, burada bir tabureye çıkarak, polisin engeline tepki gösterdi. 

Meydana ulaşanlar, alandaki kitle tarafından “Jin, jiyan, azadî!” ve “Direne direne kazanacağız!” sloganlarıyla karşılandı. Son yılların en kalabalık mitingine sahne olan meydandaki coşku her geçen dakika artarken, alanı dolduran kitle hasta tutsaklar ve kadınlar üzerindeki baskılara dönük tepkilerini attıkları sloganlarla gösterdi.

Miting, Kandıra Cezaevi’nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden Garibe Gezer şahsında bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Sonrasında açılış konuşmasını yapmak üzere sahneye Tertip Komitesi Başkanı Berfin Polat çıktı. En çok kadınları etkileyen yoksulluk, şiddet ve katliamları kınayarak sözlerine başlayan Polat, 100 yıllık mücadeleyle bu politikalara karşı alanlarda seslerini yükseltmeye devam ettiklerini ifade etti.

Polat’ın ardından 113 gündür Adalet Nöbeti tutan ailelerden İnci Güler kitleye seslendi. Güler’in ardından Garibe Gezer’in annesi Halime Gezer sahneye çıkıp, alandakileri selamladı. Meydandan yükselen zılgıt sesi karşısında duygulanan anne Gezer, “Garibe sizsiniz” diyerek, tüm tutukluların serbest bırakılmasını istedi.