İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılıp yerine AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklayıp durduğu düzenlemeleri getirenlerin samimiyetsizliği ve kadın düşmanlığındaki istikrarlı tutumları, yargının kararlarında, polisin tutumlarında dile gelmeye devam ediyor. Bunun son çarpıcı örneği Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK) 2014 yılında evlenme teklifini reddettiği Orhan Munis tarafından Ankara’daki bir parkta tam 15 yerinden bıçaklanarak katledilen TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz cinayetiyle ilgili kararı olmuştu. Yargı bu cinayeti Kaçmaz’ın evlilik teklifini kabul etmemesi nedenine dayandırarak fiilen meşrulaştırmıştı.
Bir yüksekten düşerek ölüm daha!
Yargının kadın cinayetlerine yol veren bu aleni tutumu tartışılırken İstanbul’un Esenyurt ilçesi Turgut Özal Mahallesi’nde 32 katlı rezidansın 6’ncı katından düştüğü iddia edilen 19 yaşındaki Özge Binnur Oruç hayatını kaybetti. Aynı yargının bu “şüpheli” ölüm için nasıl bir mazeret ya da senaryo yaratacağını kestirmek güç değil. Elbette kadın hareketinin, sosyal medya baskısının gücü harekete geçmezse.
Tartıştığı eşinin kapısına baltayla saldırdı, serbest!
Bu böyleyken polis de eşi olan kadının kapısını baltayla kıran erkeği gözaltına alıp serbest bırakarak kadına yönelik şiddet karşısındaki resmi samimiyetsizliğin yeni bir örneğini yarattı.
ANKA’nın haberine göre; Beşiktaş, Kuruçeşme’de 9 Mart’ta yaşanan olayda, iddiaya göre sanatçı Mahsun Kırmızıgül’ün kardeşi Yusuf Bazencir, evli olduğu Seval Bazencir ile telefonda bir süre tartıştı. Yusuf Benzerci bir süre sonra balta alarak Seval Bazencir’in evine gitti. Yusuf Bazencir, evin kapısını kırarken, Seval Bazencir’i de tehdit etti. Şikâyet üzerine olay yerine giden polis, Yusuf Bazencir’i gözaltına aldı.
İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen şüpheli Bazencir, savcılık işlemlerinin ardından çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından ‘hakaret’ ve ‘tehdit’ suçlamalarıyla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!