Çarşamba, 9 Eylül 2026

TES-İŞ Başkanı EnerjiSa’yı övdü, Enerji-Sen ve direnişe saldırdı



Sarı sendikalardaki çürümenin artık tahammül edilemez boyutlara ulaştığının son örneği de TES-İŞ Genel Başkanı Ersin Akma’nın EnerjiSa’nın uzun süredir çalışan, başarı ödülleri alan işçileri “uygun pozisyon yok” diyerek işten atmasına karşı Enerji-Sen öncülüğünde başlayan direnişe patron ağzıyla saldırması oldu. Sabancı Holding bünyesindeki EnerjiSa’ya bağlı Başkent Elektrik’te kasımdan beri peyderpey devam eden işçi kıyımında yirmi üçü …


Sarı sendikalardaki çürümenin artık tahammül edilemez boyutlara ulaştığının son örneği de TES-İŞ Genel Başkanı Ersin Akma’nın EnerjiSa’nın uzun süredir çalışan, başarı ödülleri alan işçileri “uygun pozisyon yok” diyerek işten atmasına karşı Enerji-Sen öncülüğünde başlayan direnişe patron ağzıyla saldırması oldu. Sabancı Holding bünyesindeki EnerjiSa’ya bağlı Başkent Elektrik’te kasımdan beri peyderpey devam eden işçi kıyımında yirmi üçü TES-İŞ, yedisi de Enerji-Sen üyesi olmak üzere otuz işçi işinden oldu. İşçi kıyımı, 10 ve daha fazla yıl bu şirketlerde çalışan, başarı ödülleri alan, son ana kadar fazla mesailere bırakılan bu işçiler için şirketin yeniden yapılanması kapsamında “uygun pozisyon bulunamadığı” gibi bir gerekçeye dayandırıldı.

Üyelerinin işten atılmasına sesini çıkarmayan TES-İŞ Genel Başkanı Ersin Akma, şimdi kalkmış buna karşı direnen işçileri ve Enerji-Sen’i karalıyor, gerici-saldırgan bir propagandayla hedefe çakıyor.

Akma ismine yabancı değiliz. Geçtiğimiz yıl temmuz ayında işçilerden kaçırarak imzaladığı satış sözleşmesine karşı hemen tüm illerde enerji işçileri ayağa kalkmış, eylemlerle tepki gösterirken, aynı zamanda kitlesel istifalarla Enerji-Sen’e geçmişti.

İşçilerin sarı sendikacılığa karşı aldıkları ve giderek örgütlü bir nitelik kazanan bu anlamlı tutum karşısında TES-İŞ ağaları patronlarla elbirliği yaparak Enerji-Sen’in örgütlenmesinin önünü kesecek ayak oyunlarını devreye soktular. Nitekim EnerjiSa’dan atılan yedi Enerji-Sen üyesi işçi de Enerji-Sen üyesi olmaları ve işyerlerinde sendikal çalışma yürütmeleri nedeniyle işten atıldı.

Akma son açıklamasında neden işten atılan işçilere dair tek bir adım bile atmadıklarının hesabını vermek yerine, EnerjiSa patronlarını övdü, direnişi ve Enerji-Sen’i kriminalize edecek açıklamalarda bulundu:

Bu tür yapılar hedeflerine ulaşabilmek için bazı işçileri gerçek dışı iddia ve söylemlerle yetkili sendikalara ve işverenlere karşı örgütlemekte, çoğunlukla yasadışı söylem ve eylemleriyle de işçilerin işten çıkarılmalarına neden olmaktadır. Bunlar sonraki süreçte işten çıkarılanlar için mücadele ettikleri algısı oluşturup, iş barışının bozulmasına neden olmaktadır.

Enerjisa işçisi, sendikası ve işvereniyle toplu sözleşme düzeninin ve sendikal varlığın Türkiye’deki en önemli güvencelerinden birisidir. Nitekim, Enerjisa, salgın süreci, küresel ekonomik dalgalanmalar ve yüksek enflasyon nedeniyle ivedilikle yaptığımız iyileştirme çağrısına en kısa sürede cevap veren işyerlerimizden birisi olmuştur. Enerji iş kolunun yaklaşık yüzde 28’ini örgütleyen TES-İŞ, dün olduğu gibi bugün de yalan ve hileye başvurarak sendikal hakları ve toplu pazarlık düzenini tahrip etmek isteyenlere müsaade etmeyecektir.

Sendika.Org’un Akma’nın açıklaması hakkında konuştuğu direnişçi işçilerse süreci oldukça çarpıcı örneklerle anlattılar. Yıllardır sendikalı çalıştıklarını, tek bir defa bile sendika genel başkanının yüzünü görmediklerini, kendilerinden kaçırılarak imzalanan sözleşmeye itiraz ettiklerinde karşılaştıkları muameleyi anlatan işçiler, Akma’nın sözlerini kanıtlamasını, aksi takdirde karşı dava açacaklarını belirttiler.

İşten atıldığında TES-İŞ üyesi olan Ahmet Kelle’nin sürece dair söyledikleri de diğer işçilerin tepkileri de sarı sendikaların çürümüşlüğünün çarpıcı bir ifadesi.

İşçilerin tepkilerini buradan okuyabilirsiniz.