Bir miktar altın için doğanın, toplumsal hayatın yerle bir edilmesi yetmiyor, açılan ocakların denetimsizce işletilmesi ve meydana gelen olaylarla bu kıyım süreklileşip toplum sağlığı için gerçek bir tehlikeye dönüşüyor. Daha önce benzerlerini yaşadığımız örneklerin sonuncusu, Erzincan’ın İliç ilçesinde Kanada-Çalık Holding ortaklığı Anagold Madencilik tarafından işletilen altın madeninde kullanılan siyanürü taşıyan borunun patlaması ve 20 ton siyanür, sülfürik asit ve çok sayıda zehirli kimyasal maddenin Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajı’na karışması oldu.
Anagold Madencilik yetkilileri de siyanür ve sülfürik asit taşıyan borunun patladığı iddiasını doğruladı, fakat olayın çapını inkâr etti. İliç Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin soruşturma başlattı. Boru patlamasının ardından bölgeye gelen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, Trabzon’dan gelen uzman ekipleri bölgeden numune aldı ancak sonuçlara ilişkin açıklama yapılmadı.
Madenin kapatılması için mücadele veren ve madenin olduğu bölgede yaşayan Sedat Cezayirlioğlu, tonlarca siyanürün patlayan borudan boş araziye, oradan ise bir dereye ve son olarak Fırat Nehri üzerinden İliç Barajı’na aktığını belirtti.
Cezayirlioğlu şunları söyledi:
“Şu an zararın boyutunu bilmiyorum. Burada yüzlerce litre siyanürden bahsediyorum. Suç duyurusunda bulundum. Savcılık el koydu, savcılık yetkilileri ve jandarma ekipleri dün madende inceleme yaptılar. Beklenen felaket Türkiye’nin Çernobil’inde yaşandı. Şu anda Fırat Nehri siyanür akıyor. Bu nehir, Keban Barajı’nı, Atatürk Barajı’nı, Karakaya Barajı’ nı besliyor. Bu maden acilen kapatılmalı”
Tutanak çapını küçültse de tehlikeyi ortaya koydu
20 Haziran 2022 gece yarısı yaşanan bu faciada siyanürlü ve zehirli sular saatlerce araziye aktı. Sedat Cezayirlioğlu’nun suç duyurusundan sonra İliç Kaymakamlığı tarafından bölgeye gönderilen jandarma ve teknik ekibin tuttuğu olay yeri tutanağı, bu patlamanın bilançosunu belli boyutlarıyla ortaya koydu. Tutanakta, siyanür borusunun patladığı ve siyanürlü suyun boş araziye aktığı kaydedildi. Bu bilgilere göre siyanür taşıyan boru hattında gece 02.45’te patlama oldu ve sabah 05.00’e kadar boş araziye yaklaşık 20 metreküp siyanürlü solüsyonun aktı. Bu miktar tutanakta 20 metreküp olarak belirtilse de aslında 20 tondan fazla olduğu düşünülüyor.
Daha önce de benzer “facialar” yaşandı!
Geçtiğimiz aylarda da Giresun Şebinkarahisar’da Nesko Madencilik’in bakır, kurşun, çinko işletmesindeki atık havuzu çökmüş ve binlerce ton zehirli çamur, Kılıçkaya Barajı ve Kelkit Irmağı’na karışmıştı.
Yine bu olayın hemen ardından Balıkesir Ayvalık’ta benzer bir olay yaşanmıştı. Bilfer Madencilik ve Turizm Şirketi tarafından işletilen ve sürekli olarak kapasite arttıran Ayvalık’a bağlı Karaayıt Köyü yakınlarındaki Bilfer Demir Cevheri Zenginleştirme Tesisi’nin atık depolama alanındaki atık dağı çökmüş ve ağır metaller Dedetepe Deresi’nin suyuna, buradan da içme suyu barajı olarak kullanılan Madra Barajı’na karışmıştı.
Onu Mersin’in Toros ilçesindeki Deliçay üzerinde MMK (Metalurji Sanayi Ticaret ve Liman İşletmeciliği A.Ş.) Madenciliğe tarafından kurulan Krom Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi’ne ait atıkların toplandığı havuz aşırı yağış sonucu çökmüş ve çevreye tonlarca zehirli atık yayılmıştı. Bu atıklar Deliçay Deresi’ne karışmıştı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!